IQNA

10:16 - August 15, 2018
Haber kodu: 3465236
Tahran, 15 Ağustos 2018 - Bir iletişim bilimcisi olan Kai Hafız Kuzey Almanya televizyonuyla yaptığı ropörtajda ''İslamofobi, radikal sağcı grupların eylemidir ve Alman seçkinleri bu olaya karşı koalisyon kurmalıdır'' vurgusunu yaptı.

IQNA'nın raporuna göre, "İslamofobi, aşırı sağcı grupların bir eylemidir'' cümlesi iletişim bilimcisi olan Kai Hafız'ın Kuzey Alman televizyonuyla yaptığı bir söyleşide dile getirdiği ifadedir.

Hafız, Almanların aşırılıkçı grupların eylemlerini durdurmak istiyorlarsa İslamofobiyle savaşmaları gerektiğine inanıyor. 

Kai Hafız ile yapılan ropörtaj şöyledir:

- Almanya'da Müslümanlara mı yoksa Türklere karşı düşmanlık daha fazladır ?

Avrupa'da İslam ile düşmanlık çok uzun bir tarihe sahiptir ve 1400 yıl öncesine dayanır. Bu nedenle, İslamofobinin tarihsel olarak daha eski olduğu söylenebilir. Bazen düşmanlık ekonomik nedenlerle olur. Örneğin birkaç yıl önce Türkiye'nin çok olumlu bir imajı vardı. İstanbul Türkiye'nin büyük bir şehri ünvanıyla endüstriyel büyüyen bir toplum olarak kabul edilirdi.

- Mesut Özil Alman milli takımından ayrılışını ırkçılıktan kaynaklandığını belirterek sadece bir kez Müslüman olmasına değinmiştir. Bu konuda açıklama yapar mısınız?

Ancak Özil'in sorunları resminin Türkiye cumhurbaşkanıyla birlikte yan yana yayınlanmasından sonra başladı. Özil, kültürüne ve Türkiye halkına saygı duyduğu için yaptı. Bu konunun dinle bir ilgisi yoktur. Bu nedenle Müslüman olduğuna daha az değinmesi doğaldır.

- Almanya'da İslam karşıtı tutumlar nasıl yayıldı?

Son yıllarda yapılan çalışmaların sonuçları, neredeyse her iki kişiden birinin İslam karşıtı görüşlere katıldığını göstermektedir. Bu çalışmalara göre, birçok Alman Müslüman kendi ülkelerinde kendilerini garip hissediyor. Öte yandan, halkın yarısından fazlası (yüzde 57 civarında) anketlerde İslam'ın “onlara karşı bir tehdit” olduğunu söyledi.

- İslamafobi bir tür sosyal ırkçılığa mı dönüşmüştür?

Bu yeni bir olgu değildir. Yahudi düşmanlığından farklı olarak, Almanya'da İslamofobi için bir sorun yoktur. Almanya'da 60'lı yıllarda Yahudi düşmanlığı ve soykırım hakkında şiddetli tartışmalar meydana geldi. Kitle iletişim araçları, siyasi yetkililer ve eğitim kurumları bu tartışmayı destekledi. Bu korumalar marjinalleşmeye yol açtı. Ancak, hiçbir zaman İslamofobi hakkında bir tartışma olmamıştır. Böyle bir tartışmaya öncülük etmeliyiz.

-Kim böyle bir tartışmaya öncülük etmeli? Örneğin, günümüze kadar İslamofobi hakkında yayınlanan kitaplar, bunu yapmayı başaramadı.

Almanya ve diğer Batı toplumlarında bir tür kültürel durum mevcuttur. Alman toplumu zaten iki taraflı bölünmeleri deneyimledi. Şu anda, bu çok kültürlülük İslam hakkında da görülebilir. Toplumumuzda bir grup liberal diğer kültür ve düşünceleri kabul etmeye isteklidir. Tabii ki, Müslümanlar da Alman toplumuna uyum sağlayabilmelidir. Ama diğer grup ise Müslümanlara muhalif gruptur. Onların bakış açısından, Müslümanlar hoş karşılanmaz ve onları yabancı kültürün savunucusu olduklarından dolayı savunmazlar. Ancak bu konudaki tartışmalar yararlı olabilir.

- Gerçekten bu konuda tartışmak yararlı olabilirmi?

1960'larda Yahudi düşmanlığı tartışması da yararlı değildi. Çalışmalar, II. Dünya Savaşı'ndan 20 yıl sonra, Alman nüfusunun çoğunun Yahudi aleyhtarı olduğunu göstermekte idi. Ama o zaman, elitlerin büyük bir sosyal koalisyonu kuruldu ki yeniden inşası gerektiğine inanıyorum. Şimdi bunu yapmak için doğru bir zaman çünkü  İslamofobi aşırı sağcı gruplar tarafından destekleniyor. Onları durdurmak isteyen herkes İslamofobiyle mücadele etmelidir. Medya da bu konuda bilinçli hareket etmelidir. Ne yazık ki medya, aşırılık yanlısı grupların haberlerini yansıtarak onları büyütmeye yardım etmektedir.

- Tilo Zarassin (Alman İslam düşmanı ve tartışmalı yazar) yakında İslam karşıtı muhtevası olan kitabını yayınlayacak. Son 8 yılda Müslüman ve göçmenler hakkında çok konuştu. Size göre medya onun görüşüne nasıl tepki vermeliydi?

Zarassin, finans alanında yetenekli olabilir, ancak göçmenlik konularında uzman değildir. Yani ona ve kitaplarına çok teveccüh edilmemelidir. Neden ona bu kadar çok teveccüh edildiği anlaşılabilir değildir. Medya onu destekledi ve böylece aşırı fikirleri daha çok yansıtıldı. Bu tekrarlanmamalıdır.

- Yayınevine göre, Zarassin, yeni kitabında, Müslüman göçünün durdurulması çağrısında bulundu, bu konuda sizin fikriniz nedir?

Zarasin bu konuya inanmış olabilir, ancak anayasa bunu söylemiyor. Almanya'daki insanlar ırkçı fikirlere sahip olabilir. Ancak, eğitim sistemimizde ırkçılık yoktur, çünkü anayasa ırkçılığa karşıdır. Bir dinin üyelerinin göçüne yönelik yasaklama talebi de anayasamıza karşıdır.

3738288

 

Etiketler: IKNA ، kuran ، haber ، İslamafobi ، Almanya ، IQNA
İsim:
Email:
* Yorumunuz: