IQNA

9:23 - July 09, 2019
Haber kodu: 3467474
Tahran, 9 Temmuz 2019 - Tahran'da Filistin Büyükelçisi yüzyılın anlaşmasının boyutlarının ele alındığı toplantıda IQNA'ya şu açıklamayı yaptı: ABD ve Siyonistlerin projesi olan Yüzyılın anlaşması büyük İsrail projesinin ve ekonomik sektörünün ayrılmaz bir parçasıdır. Tüm Filistinli gruplar bu projeye muhaliftir.

IQNA'nın raporuna göre, Tahran'da Filistin Büyükelçisi Salah El Zevavi 8 Temmuz'da '' Yüzyılın anlaşmasının boyutlarının incelenmesi'' toplantısında IQNA'ya yaptığı açıklamada'' İran milleti büyük bir millettir. Bu insanlara ve İslam İnkılabı Lideri'ne saygı duyuyorum. İslam dünyasındaki sorunumuz kendi meselelerimizi parçalara ayırmamız ve  İslam dünyasının tüm meselelerini ele almamamızdır. Geçmişte, bu hükümetin sahip olduğu tüm hataları içeren bir İslam devleti vardı en azından bir İslami toplumu bütünleştirme ve bir bayrak altında toplama gücü vardı. Bu İslam devleti ya da Osmanlı devleti 1924'te yıkıldı. İslam ülkeleri bugün bildiğiniz gibi parçalandı. Bazıları, İslam ülkelerinin sayısının artmasından memnundu'' dedi.

Filistin Büyükelçisi şöyle devam etti: Soru İslam dünyasının neden bölündüğüdür? Amaç çok açıktır; ABD ve Siyonizm arasında yıllarca süren uluslararası bir ittifak oluşturdu ve iki hedefi vardı. İlk hedef İsrail'in söylediğine göre mukaddes Filistin topraklarımızda İsrail hükümetinin kurulmasıydı. Onlar Filistin topraklarında İsrail için devlet oluşturdu. Biz bu projeye karşı çıktık ve direnişe geçtik.

Salah El Zevavi Mescid-i Aksa'nın Müslümanların ilk Kıblesi kabul edildiğini ifade etti. ABD ve israil uluslararası koalisyonunun diğer diğer bir amacının büyük İsral'i oluşturmak olduğunu belirterek '' Büyük İsrail haritasını gösteren bir İsrail parası  bulunmaktadır. Büyük İsrail, tüm tarihi Filistin toprağı, Sina çölünün yarısını, Haşimi Ürdününün, Suriye'nin , Lübnan'ın , Irak'ın tamamı ve Suudi Arabistan'ın üçte birini Medine'yi kapsıyor'' beyanında bulundu.

Siyonist düşmanla müzakere meseleyi hafife almaktır

Zevavi, Filistin düşmanlarının planlarını adım adım ilerlettiklerine değinerek '' Bu meselede barış ve politik çözümler hakkında konuşmak tevehhüm ve yanılsamadan başka birşey değildir. Filistin bizden zorla alındığı gibi aynı şekilde geri alınacak. Filistin nehrinden denizine kadar bize geri dönmesi için İsrail'in ortadan kalkması dışında başka bir çözüm bulunmamaktadır. Siyonist düşmanla pazarlık etmek meseleyi hafife almaktır'' dedi.

Filistin Büyükelçisi şöyle devam etti: ''1947'de Birleşmiş Milletler Filistin’in bölünmesine ilişkin bir karar yayımlandı. Bu kararda Filistin topraklarından Yahudilere yüzde 56, Filistinlilere yüzde 42'si verildi. Yüzde iki olan Kudüs uluslararası bir bölüm olarak kabul edildi. Ayrıca bir hükümet oluşturulması kararlaştırıldı. Siyonist hükümet kuruldu ancak Filistin devleti kurulmadı''

''İsrail düşmanı tarihi Filistin topraklarının toplam yüzde 78'ini işgal ederek katliamlar yaptı. Arapların 1967'deki yenilgisinde, Suriye Golan ve Mısır Sina'ya ek olarak tüm Filistin bölgesi ele geçirildi''

''Oslo anlaşmasının imzalanmasından sonra bir devlete sahip olmamız kararlaştırılmıştı. Maalesef, bu hükümet henüz kurulmadı. Düşman İslam ülkeleri arasında çelişkiler yarattı. Hiçkimse onların planlarına karşı çıkma cesareti bulamadı. Ancak İran islam Cumhuriyetinde basiretli bir adam İslam İnkılabına öncülük ederek onu zafere ulaştırdı. İmam Humeyni'nin ilk sloganı Müslümanların vahdeti ve ikinci sloganı Filistin meselesiydi''.

Tahran'da Filistin Büyükelçisi ''İmam Humeyni ilk gün ''bugün İran yarın Filistin'' dedi. Filistin'in tamamı serbest olmadıkça İran'ın bağımsızlığı eksiktir. Ama  deli bir adam (Saddam) ayağa kalkarak  ''hayır! bugün İran yarın Iraktır'' diyerek bu millete karşı savaş açtı. Eğer Irak'ın o dönem hükümdarı İran ile birlik olsaydı bugün İsrail adında bir şey sahnede olmayacaktı'' dedi.

İranlılar, büyük İsrail'in oluşumuna karşı muhalefetin öncüsü

Salah El Zevavi rahmetli İmam'dan sonra bu yolun bayrağını İmam Hamaney'in  güçlü ve ciddi şekilde devam ettirdiğini belirtti. Ve İran milletinin bölgede büyük İsrail oluşum projesinin önünde durarak muhalefetin öncüsü olduğunu ifade etti.

Zevavi,  Filistinlilerin BM Genel Kurulundan 700, Güvenlik Konseyinden 70 karar aldığını fakat bu kararların Filistin topraklarının geri verilmesi söz konusu olduğunda ''hayır'' olduğunu ve Filistin'in cihad ve özgürlük dışında bir seçeneğinin kalmadığını kaydetti.

Tahran'daki Filistin Büyükelçisi ''İran İslam Cumhuriyeti'nin yaklaşımı, İslam Ümmetinin birliğini ve Filistin özgürlüğünü korumaktır. İran lideri ve yetkilileri, İslam ülkelerinin birleşmesi gerektiğini sürekli vurgulamaktadır. Bununla birlikte, ne yazık ki, İran'ın bu yaklaşık yaklaşımına rağmen, bazı ülkeler İran'a düşman gözüyle bakmakta ve her taraftan İran'a aleyhine çalışmaktadır. Eğer bir gün İran Filistin Büyükelçisini sınırdışı eder ve Tahran'daki elçiliği kapatırsa İsrail İran'a yönelecek ve dolarlar yağmur gibi İran'a akacaktır. Ama İran İslam İnkılabı lideri ve halkı Filistin'in özgür bırakılması için çağrıda bulunmaktadır. Böyle bir şeyi asla kabul etmeyecek ve böyle bir gün kesinlikle gerçekleşmeyecektir'' açıklamasında bulundu.

Salah El Zevavi yüzyılın anlaşması olarak bilinen Amerika'nın barış projesinin ilk adımının neden ekonomik sektörde başladığı sorusuna cevaben ''Yüzyılın anlaşması meselesinde ekonomik sorunun gündeme gelmesi Filistin Bölgesi sakinlerinin geçim ve ekonomi açısından karşılaştıkları zor şartlardan kaynaklanıyor. Onlar para ve bir dizi ayrıcalık vererek savaşçı bir milletin davasından ve hedeflerinden vazgeçirebileceklerini düşündüler'' dedi.

Trump Netenyahu'nun casusudur

Filistin Büyükelçisi Filistin halkının topraklarının özgürlüğüne yasal ve dini açıdan inandıklarına dikkat çekerek  Trump'ın Netenyahu'nun casusu olarak Golan bölgesine kuvvetlerini gönderdiğini ve Amerika için önemli olan şeyin sadece İsrail'in güvenliği olduğuna değinerek '' ABD hükümeti, İran tarafından  İHA'sının düşürülmesine yanıt vermedi ve İsrail'in güvenliğinin tehlikeye gireceğinden korktu. Aslında, Trump İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı bir şey yaparsa bölgede İsrail adına birşey kalmayacağını biliyor''  beyanında bulundu.

Zevavi son olarak ''Bölgede İsrail'e karşı ayakta kalan tek ülke İran İslam Cumhuriyeti'dir, bu nedenle İran'ın medya, siyasi ve diplomatik olmak üzere her alanda aktif olarak yer almalı ve Siyonist projeyi yenmelidir'' dedi.

3825459

İsim:
Email:
* Yorumunuz: