
Tunus Zeytuniye Üniversitesi Din İlkeleri Profesörü Besine Celasi Uluslararası Kur’an Haber Ajansı (Iqna) ile yaptığı ropörtajda bu konuyla ilgili olarak şunları söyledi: Müslüman sanatçılar Kur’andan çıkardıkları eserlerle bu mukaddes kitapla nasıl etkileşime girdiklerini göstermekte ve sanatı Vahiy Kelamını tanıtmak için bir dil olarak kullanmaktadırlar.
İslam ülkelerinin sanata verdiği değer kendilerince farklılık göstermekte ve bu değer her ülkenin o sanata bakış açısına bağlı olmaktadır. Örneğin bazı ülkeler onu haram saymakta ve Kur’anın yayılması için bu dilin kullanılmasına muhalefet etmektedirler. Oysaki bazı ülkeler sanatı içlerine sindirerek ve anlayarak Kur’ana hizmet için ondan faydalanmaktadırlar.
İslam ülkelerinde sanatın yayılmasının önündeki engel bu alanda bazı fakihlerin yanlış kanılara sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu grup İslamda sanatı haram ve fitneyi kışkırtan bir nesne olarak görmekte ve insanı din ve Kur’andan uzaklaştırdığına inanmaktadırlar. Oysaki sanat özellikle hat sanatı eğer doğru kullanılırsa hiç şüphesiz mukaddes kitabın öğretileri, kavramları, Kur’ani bilimlerin tanıtılması ve Kur’ana hizmet için emin bir yoldur.
İslam Toplumlarında Kur’ana Hizmet için Sanatı Kullanmak Zayıftır
Bu Kur’an araştırmacısı İslam ülkelerinin İslamın yayılması ve Kur’ana hizmet için sanattan faydalanma doğrultusunda bu çabalarının zayıf olduğunu söyledi. İslam ülkeleri ve yetkililerinin İslam sanatına daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini çünkü böylece islamın kimliği ve Müslümanların mirasını dünyaya tanıtacaklarını ifade etti.
Sanat Diliyle Kur’anın Yayınında Önde Gelen Ülke; İran
Tunuslu sanatçı sanat dilini kullanarak Kur’anın neşrinin önemini vurgulayarak bu iş için imkanların sağlanması gerektiğini İranın bu alanda farklı yöntemlerle diğer ülkelerden öne geçtiğini örneğin Ramazan ayında Kur’an sergisi düzenlenmesinin bu çabalardan olduğunu çünkü dünyanın çok az ülkesinde böyle bir sergi düzenlendiğini ve serginin eşsiz olduğunu ifade etti.
Uluslararası Kur’anı Kerim sergisinin her yıl İran’da düzenlendiğini Müslümanların bu alanda Vahiy kelamı öğretilerinin tanıtılması ve Kur’anın yayılmasında önemli bir adım attıklarını belirterek bu tür faaliyetlerin mukaddes kitaba hizmet etmenin bir yolu olduğunu ve toplumda Vahiy öğretileri ve Kur’anın yayılması için zemin hazırladığını açıkladı.
Celasi, kendi sanatsal faaliyetleri hakkında şimdiye kadar Filistin, Hindistan, Cezayir, Fas, Türkiye, Lübnan, Mısır ve Ürdün gibi dünyanın farklı ülkelerindeki Uluslararası bilimsel konferanslara katıldığını ve bu sergilere katılımının din, içtihat ve fıkıh ekseninde gerçekleştiğini söyledi.
Farklı konulardaki bilimsel konferansların Ürdün’de ‘Bitra’ Enstitüsü gibi özel enstitü veya üniversitelerde düzenlendiğini kendisininde orada eserlerini ve makalelerini sunduğunu sözlerine ekledi.
Kur’an-ı Kerim Sergisi; İran’ın Vahiy Kelamının Hizmetinde Başarılı bir Deneyimi
Kur’an Araştırmacısı bu yıl İran Uluslararası Kur’anı Kerim sergisini (22. Dönem) ilk kez deneyimlediğini ve serginin İranlı yetkililer ve kurumların başarılı çabalarının sonucu olduğunu eserlerin çeşitliliğinin Kur’an ve dinden ilham alınarak sunulduğunu hatırlattı.
Sergide farklı ülkelerin sanatçılarıyla tanıştığını ve bu sanatçıların da Vahiy kelamı ve Kur’anı kerimle aşina olduklarını,eserlerinde bunu ortaya çıkardıklarını beyan etti.
Müslüman Sanatçıların Makul Anlaşmazlıklarının Etkileşimi Onları Güçlendiriyor
Besine Celasi son olarak Müslüman sanatçılar arasındaki etkilişimi güçlendirme yollarını açıklayarak ilk adımın birbirlerinin farlılıklarını kabul etmek olduğunu sergiler, sanat festivalleri ve konferanslara tüm sanatçıları dini, siyasi bağlantılarına dikkat etmeden davet etmek gerektiğini ifade etti.
1435714