Ebu Talip Oğlu Ali, dah çocuk yaştan Peygamberimizin yanında eğitin ve terbiyesi alarak büyümüş, bütün olaylarda hiç sarsılmadan, cesurca Peygamberimizin yanında yer almıştır. Yüce Allah’ın inayetiyle, Kurân-ı Kerim’in bütün boyutlarına, hangi ayetlerin nerede niçin nazil olduğuna, hangilerinin muhkem ve müteşabih olduğuna ve diğer Kurân ilimlerine tam manada alim ve vakıf idiler.”
Müfessirlerin çoğu daha İslam dininin başlarında İmam Ali’yi “Yanında Kitap İlmi Olan” olarak tanıyorlardı. Kurân’ın muallimi ve açıklayanı olarak Peygamberimiz de bu konuya işaret ederek şöyle buyurmuşlardır: “Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır.”
Ayrıca “Kurân ve Ehl-i Beyt’i birbirinden ayrılmaz iki ağır emanet olarak ümmete emanet bıraktıklarını” söylemelerindeki neden de bu gerçeğe vurgu yapmaktı.
Gerçektende imam Ali “Yanında Kitap İlmi Olan” büyük bir şahsiyettir.