Müslüman bilim adamları ve diğer ülke uzmanları arasında gerçekleşen oturumda Müslümanların ve diğer ülkelerin ekonomik sıkıntıları incelendi.
Oturumun en önemli konularından birini içlerinde bazı petrol yataklarına sahip zengin Müslüman ülkeler olsa da Müslümanların içinde bulundukları ekonomik sıkıntıların kaynaklarının incelenmesi oluşturdu.
Dünya nüfusunun % 21’ine denk olan bir milyar 300 milyonunu Müslümanlar %33’üne eşit 2 milyar 100 milyonunu ise Hıristiyanlar teşkil etmektedir.
Ancak dikkatleri çeken nokta şudur; dünya sermayesinin büyük bir bölümüne sahip Hıristiyanların aksine dünya Müslümanların geneli fakirlik içinde hayatlarına devam etmektedirler.
Birleşmiş Milletler’in İnsan Yardım Fonu her yıl toplumların yaşama ümidini çoğaltma, okuma-yazma, tahsilât ve standart bir yaşama sahip olma gibi zeminlerde bir rapor sunuyor.
Bu kuruluşun geçen yıl sunduğu raporda, belirtilen zeminlerde ideal durumda olan32 ülke arasında tek bir Müslüman ülkenin olmaması dikkat çekiciydi. Diğer taraftan ideal duruma sahip olmayan ülkeler listesinde 16 Müslüman ülkenin adı göze çarpmaktadır.
Foundation Heritage ve diğer kuruluşların yaptıkları araştırmalar birçok Müslüman ülkenin ekonomik özgürlüğe sahip olmadığını ortaya koydu.
Aynı şekilde Dünya Bankası’nın her yıl sunduğu kişi başına düşen yıllık gelir raporunda Müslüman Ülkelerin ideal bir düzeyde olmadıkları göze çarpıyor.
Dünya nüfusuna sahip en kalabalık 25 ülkenin % 25’ni Müslüman ülkeler oluşturduğunu göz önüne alırsak şu gerçeği kabullenmek gerekir ki dünya nüfusunun dörtte biri fakirlik sınırında olduğu tablosu ortaya çıkıyor. Hâlbuki yapılan araştırmalar ekonomik özgürlük ile ekonomik alanda ilerlemeler arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteriyor.
Buna göre, Müslüman Ülkelerdeki fakirliğin asın nedeni bu ülkelerde ekonomik özgürlüğün bulunmadığı gerçeği ortaya çıkıyor.
Birçok batı ve Asya Ülkelerinde kadınların ekonomiye büyük katkılar sağladığı göze çarpıyor. Ancak Müslüman Ülkelerde olan bazı kısıtlamalardan dolayı Müslüman kadınların ülke ekonomisine fazla bir katkıda bulunmadıkları görülüyor.
Aynı şekilde birçok Müslüman Ülkesi okuma-yazma oranının düşük olması ve devletin gereğinden fazla ekonomik düzene müdahale etmesi yüzünden sıkıntı yaşıyor.
Bu oturumda incelenen ve Müslüman ülkelerin karşılaştıkları büyük sıkıntılardan biri de üstün zekâ ve beyinlerin yabancı ülkelere kaçması olarak değerlendirildi.
Müslüman deha ve beyinlerden yurtdışına gidenlerden % 50’sinden fazlasının, mühendislik ve diğer branşlarda mezun olanlardan ise % 88’nin kendi ülkelerine dönmedikleri görülmektedir.