İran Kurân Haber Ajansı İkna’nın İstanbul’dan bildirdiği röportajı sunuyoruz:
-Farsça ve Arapça da bildiğinizi duymuştum. İsterseniz Farsça veya Arapça konuşabiliriz.
-Farsçanın gramerini çok iyi bilirim. Ama konuşma sorunum var. Arapçayı da Farsçayı da çok iyi okur ve anlarım. En az 3, 4 Farsça kitap okudum. Sadi Şirazi’nin kitaplarını okudum, Bostan ve Gülistan’ı okudum. Mevlana’nın Mesnevi’sinin de çoğunu okudum. Arapçayı da çok okuduk. Ama konuşma sıkıntımız var. Arapça gazeteleri, televizyon ve Kuran-ı iyi anlarım. İngilizcede bu sorunum var. İyi okur ve anlarım ama konuşamam.
-Kurân’ın insan özellikle de yöneticiler üzerindeki etkileri nelerdir. Kurân öğretilerinin yöneticilerin başarısına katkısı olabilir mi?
-Kurân bizi yaratan Yüce Allah’ın kelamıdır. Kurân yaratıcının yöneticilere değil insanlara evrensel bir mesajıdır. Kurân bütün insanları için huzur kaynağıdır. Kuran insan içindir.
İnsanı sürükleyen de bir mesaj. Ben çok iyi Kurân okurum. Her okudukça da yeni bir şeyler keşfederim. Kurân’da insanlara verilen mesaj veya insanların kendi ahlaki hayatlarının oluşmasında göstermiş olduğu bir istikamet vardır. Bu istikamet insanın huzur kaynağıdır. Örneğin doğru konuşmak, insanlara karşı merhametli olmak, cömert olmak, başkalarının hakkına saygı duymak, başkalarına davranırken kendimizi de onun yerine bırakmak, akrabalarımıza ve komşularımıza davranış şeklimiz, hatta Müslüman olmayanlara karşı nasıl davranacağımız başkalarıyla konuşurken onu aşağılamamamızı gerektiği gibi, Kurân’ın insan hayatını düzenleyen birçok ahlaki mesajları vardır.
Bunların insan üzerinde etkisi de muhakkak vardır. Kurân kızan, hırsa kapılan insanın sinirini, hırsını yutmasını istiyor. Bu insanı mutlaka etkiliyor. En kızgın olduğunuz anda bile bu söz insanın aklına geldiğinde, bu akıllı sözü takip etmemiz gerektiğine akıl hükmeder.
Kuran-ı Kerim’in insana verdiği diğer bir güç moraldir. Moralin çökmesi ise en kötü yıkımdır. Kurân’ın ise, Allah’ın rahmetinden hiçbir zaman ümidimizi kesmememizi söylemesi, herkes için bir moral kaynağıdır. Bir insanın başına ne gelirse gelsin Yüce Allah’ın “Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır” sözünü okuyorsunuz. Bir ümit, ardından da bir huzur buluyorsunuz ve hayata bağlanıyorsunuz.
Ben her sabah bazı kanalların verdiği Kurân tilavetlerini dinliyorum. Bazı kanallar da İncil’i veriyorlar. Tahrif edilmemiş şekliyle İncil’in de insana huzur vereceğine inanıyorum. Tevrat için de aynı şey geçerlidir.
Kurân kadar hiçbir şey insana huzur veremez. Çünkü onun benzerinin olmadığını yüce Allah buyurmuştur. Varsa benzeri getirin, diye meydan okumuştur. Hatta bir harfini bile getiremezsiniz diye buyurmaktadır.
-Kurân’ın ümit ve huzur kaynağı olduğunu söylediniz. Kurân’a daha fazla aşna olanların ümit ve huzurları daha mı fazla?
-Şu bir gerçek, insan iyi olmak istemiyorsa doktor ne kadar reçete yazarsa yazsın faydası olmaz. Kurân insanlara ümit verir ama insan da o ümidi almasını bilmelidir. Mutsuz olan insanlar, hayattan ümidini keserler. Kurân ise insanlara ümit vererek onları yaşama bağlar. Her zorluktan sonra bir kolaylığın olduğunu müjdeleyerek insana ümit verir. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesini ve onun insana ulaşacağını haber vermektedir. Bu kelimeleri okuyan insan hayata daha bir ümitle bağlanıyor. İnsanlık okyanusunun bir insanla başladığını düşünürsek, bir insan dolayısıyla bir toplum geleceğe ümitle bakıyor demektir.
Peygamberlerin hayatları da bir örnektir. Peygamberimizin mağaradaki ümidini kırmamasını, hüzünlenmemesini söylüyor. Yani insanlara en zor zamanlarda dahi Kurân ümit vermektedir.
Zaten dünyada en geçerli mesleklerden bir günümüzde psikolojik rehabilitedir. Günümüzün ağır koşulları altında insanların ümitleri çabuk sönebiliyor. Böyle insanlar yaşama bağlanmak için kendilerine ümit verecek onları korkulardan uzaklaştıracak iyi bir rehabilite uzmanına, psikologa ihtiyaç duyarlar.
Kurân bu konuda en büyük psikologdur. En büyük ümit kaynağıdır. Çünkü o, yaratanın bütün insanlığa yazdığı en kâmil reçetedir. Kuran iklimi; sıhhat, hayat, ümit ve başarı iklimidir.
-Dünyada insanların en önemli iki sorunu ümitsizlik ve huzursuzluk olduğuna göre. Kurân’da bu iki şeyi çok iyi bir şekilde insanlara veriyorsa. Sizce bu iki sorunun reçetesi olan Kurân’a, dünyada ve ülkemizde yeteri kadar önem veriliyor mu?
-Bu biraz da insanların şahsi tercihleri. Dünya artık çok küçüldü. İnsanlar çok rahat her şey ulaşabiliyor zaten. Kuran’a da çok rahat ulaşabiliyorlar. Bağcılar belediyesi olarak kütüphane hizmeti de veriyoruz. Dünyadaki bütün kütüphanelerle irtibatımız var. İstediğimiz kitabı buraya internet yoluyla getirebiliyoruz. Kuran’a da her lisanda çok rahat bir şekilde ulaşma imkanınız var. Hem dinleyebilir hem okuyabilirsiniz.
Dinlerle ve İslam diniyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığımızın çok güzel çalışmaları var. Okullarımızda da din eğitimi veriliyor. Kurân’la ilgili bilgilerde tabi ki çocuklarımıza öğretiliyor. Bu temel bilgileri aldıktan sonra insanlar o yünde çalışmak istiyorsa, o isteğine saygı duyuluyor.
Devletimizin yeteri kadar ortam hazırladığına inanıyorum. Bunda daha fazla bir şey yapmasına da gerek görmüyorum.
Ayıraca Türkiye’de bütün dinleri öğrenme imkânınız vardır. İsterseniz Hıristiyanlığı, Budizm’i, Yahudilik ve İslam dinini öğrenmeniz için bir engel yoktur. Devlet de bu konuda gerekli olan imkânları halkın hizmetine sunmuştur. Yasakçı bir hali de yoktur. Daha önce de bu imkanlar vardı, şu anda da hiçbir engelleme devlet tarafından söz konusu değildir.
Biraz da insanlar kendi tembelliklerini devletin üzerine atıyorlar gibi bir hal var. Mazeret gerek kaldığını sanmıyorum. Bakın sabah televizyonunuzu açın her inancın açıkça kendini ifade edebildiğini görebilirsiniz. Bir kanalda Hıristiyan öğretileri ve İncil’i, diğerinde de Müslüman dininin öğretilerini, Kurân tilavetini ve tercümesini görmeniz mümkündür. Bunu her ülkede görmeniz mümkün değildir. Bu konuda örnek bir ülke olduğumuza inanıyorum.
Bence burada devletten daha çok ailelere görev düşüyor. Aileler iyi eğitimci olmalıdır. İyi öğretmen ve iyi örnek olmalıdır.
Aileler çocuklarının eğitiminde Kurân’ın mucizevi ufkunda ve öğretilerinden faydalanmalıdır.
Devam edecek…