İran Kurân Haber Ajansı İkna'nın haberine göre, Mevlânâ'yı İslamiyet'i anlatabilecek en iyi model olarak niteleyen William Chittick, sözlerine şöyle devam etti: Çok kolay bir dili var, özellikle İbn-i Arabî ile kıyaslayınca. İbn-i Arabî'yi anlamak için farklı bir zihin yapısına ihtiyacınız var. Son zamanlarda çok popüler oldu ve dünyaca daha çok tanınmaya başladı. Amerika'da, Avrupa'da, İran'da, Afganistan'da bir-iki senedir pek çok konferansa çağrıldım, pek çok insanın ilgi odağı durumunda.
"Fas'ta, Mısır'da, İran'da, Hindistan'da ve Çin'de farklı tasavvuf anlayışları var. Amerika'da da çeşitli ekoller mevcut. Bunların bir kısmı Amerika kökenli, kendisini İslam'dan koparmış formlar. Bunların geleceğinin olduğunu düşünmüyorum. Bir felsefenin devam edebilmesi için köklerinin ve gerçeklikle bağının olması lazım. Ama geleneğe bağlı anlayışlar da var. Tabii ki aralarında farklılıklar olabiliyor, çünkü tasavvuf bedenden çok kalbe hitap ediyor. Batı'da, Mevlânâ'yı Hz. Muhammed'den bağımsız düşünen bir anlayış var. Mevlânâ, 'Ben, Hz. Muhammed'in ayağının tozuyum.' diyor. Kur'an-ı Kerim'de "Eğer Allah'ı seviyorsanız, Hz. Muhammed'e uyun ki, Allah da sizi sevsin." deniyor. Hz. Muhammed ile bir bağınız yok ise sadece 'Ben Allah'ı seviyorum' demekle O'na ulaşmak mümkün olmaz. Müslüman olmadan sufi olunmaz."