İkna Haber Ajansının Yeni Asya'dan naklettiği habere göre Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Avrupa Birliği Dönem Başkanı, Almanya Başbakanı Angela MerkelAngela Merkel ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering üç semavi dinin temsilcileri ile görüştü.
AB Komisyonu Türkiye Temsilciliği’nin bülteninde yer alan bilgiye göre, Avrupa’daki 20 önde gelen Hıristiyan, Musevi ve İslam dinleri temsilcisinin katıldığı tartışmalarda, “İnsanlık onuru temel alınan bir Avrupa’da dinin ve dini toplulukların rolü nedir? Ortak değerlerimizi Avrupa sınırları ötesinde nasıl ilerletebiliriz? Kültürler ve dinler arasındaki diyalog, ortak değerlerimiz için bir yöntem midir?” sorularına cevaplar arandı.
Toplantıyı değerlendiren Barosso, Merkel ve Pöttering, demokrasi, hukukun üstünlüğü, tolerans, adalet, karşılıklı saygı ve insan onuru gibi değerlerin, Avrupa’yı bir araya getiren değerler olduğuna dikkat çekerken, “Temsil edilen dinlerin ve Avrupa kurumlarının herkesin ortak hedefi olan kamu yararı için çalıştıkları hususunda” anlaştılar.
Toplantıya katılan başkanlar şöyle konuştu: Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso:
Ne coğrafi yakınlık ne de ortak bir tarih, Devletler ile insanları arasında uzun süreli bir birlik kurmaya yetmez. Avrupa Birliğine üye devletler arasında ve bu devletlerin milletleri arasında entegrasyon sürecinin anahtarı ancak ve ancak ortak mirasımız olan evrensel değerler olabilir.
Avrupa Birliği Dönem Başkanı,
Almanya Başbakanı Angela Merkel:
Bizim Avrupa’da özel bir sorumluluğumuz vardır. Bu da hoşgörü kültürünü geliştirmek ve başkalarına da hoşgörülü olmayı öğretmektir. Bu dersi öğrenmek bize yüzyıllara mal oldu. Bu sebeple hepimiz hoşgörüsüzlüğe asla tahammül edilemeyeceği konusunda hemfikiriz.
Avrupa Parlamentosu Başkanı
Hans-Gert Pöttering:
Hoşgörü ki; Avrupa Birliği’nin temel değeridir ve farklı kültürler arasında diyalogu sağlayan bir zemindir. Hedefleri kültür ve dinler arasında işbirliği, ortaklık ve karşılıklı saygıyı tesis etmektir. İnsanlığın yüksek mevkisinde zemin bulan karşılıklı saygı Avrupa’nın ortak değeridir. Avrupa’daki farklı dinî gelenekler toplumsal uzlaşı ortamına ve Avrupa Birliği’nin değerlerini şekillendirmeye pozitif katkıda bulunabilir. İşte AB’nin kurumları ile kiliseler ve diğer dini kuruluşlar arasında sürekli bir diyaloga şiddetli ihtiyacımızın sebebi budur.