İran Kurân Haber Ajansı'nın diyanet sitesinden verdiği habere göre, Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu Camilerin toplumdaki konumu hakkında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Camilerimiz, çevresine estetik güzellik kazandıran görüntüsüyle, manevi değerler kazandıran işleviyle, şerefelerden yükselen ve insanlarımıza kendi varlık sebeplerini hatırlatan ezan sesleriyle Mescid-i Haram’ın, Mescid-i Nebevi’nin ve Mescid-i Aksa’nın birer şubeleridir.
Bu yüzden, İslam’ın temel kaynaklarında cami ve mescitlerin imarı temel din hizmetlerinden biri olarak görülmüştür. Mabetleri inşa eden kimselerin vasıfları, Kur’an-ı Kerimde;” Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve Ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.” (Tevbe 18) şeklinde belirtilir.
Dün olduğu gibi bugün de, cami ve mescitler o mekanları inşa edenlerin iyi niyet ve dualarıyla şekillenen; insanların bilgi, ibadet ve ruh dünyalarına istikamet kazandıran; fikir, düşünce ve amellerde oluşan hataları temizlemeye vesile olan ve çevresindekilere ümit vererek çaresizlere sığınak olan yerlerdir.
Bu arada ifade etmek gerekirse, böyle ulvi mekanların yerleri ve inşası genelde ihtiyaca göre belirlenmiş ise de son yüzyılda ülkemizde yaşanan hızlı şehirleşmeye paralel olarak hamiyetli ve hayırsever vatandaşlarımız tarafından yaptırılan camilerde maalesef bazı kriterlere uyulmadığı da bilinmektedir. İhtiyaca çok yönlü olarak cevap verecek plan ve projeyi hazırlamadan, yerini, işlevini ve estetik yapısını dikkate almadan, cami veya mescit yaptırılmasının doğru olmadığını bugün daha iyi anlamış buluyoruz. Camilerimizin dış görüntüsünün, iç dizaynının ve çevre düzenin güzelleştirilmesi yönünde atacağımız her olumlu adım, insanımızın gönül dünyasında ve insanlığın medeniyet yarışında açılmış yeni umutlar ve ufuklar demektir. Din hizmetlerinin içeriği kadar camilerimizin fiziki özellikleri konusunda da yapmamız gereken önemli görevler vardır."