İkna'nın "cihan haberden" verdiği habere göre, katılımın oldukça yoğun olduğu konferansta konuşmacılar 11 Eylül'den sonra çok şeyin değiştiğine dikkat çekerken, her Müslüman'ın terörist olarak görülmesinin yanlış olduğunu kaydetti. Yeşiller Partisi (GROEN) adına konuşan Peter Pataer, İslam adına yapılmış saldırıları "İslam terörizmi" olarak nitelendirilirken, terör örgütü IRA'nın saldırılarını Katolik ya da Hıristiyan terörizmi olarak adlandırılmamasına dikkat çekti. Pataer, uluslararası düzeyde yaşanan gelişmelerin ülkelerin içişlerine yansımalarının olduğunu vurgularken, Filistin-İsrail sorununun çözülmediği sürece terörizme uluslararası beslenme imkânı tanındığını savundu. Liberaller (Open VLD) adına konuşan Edward Roosens ise terörün ideoloji ya da din tanımadığını kaydederken, terörle mücadelede hükümetlerin etkin görev alması gerektiğini savundu. Roosens, yasal düzenlemelerin yanında devletin polis ve istihbarat birimlerinin ortaklaşa çalışmasının elzem olduğunu söyledi. Spirit partisi adına konuşan Mohamed Achaibi, "Müslüman terörizmi" kavramının çok çirkin olduğunu ve kullanılmamasını isterken, toplumlararası birçok sorunun diyalog ve karşılıklı hoşgörü ile çözülebileceğini bildirdi. Irkçı parti Vlaams Belang temsilcisi Francis Van den Eynde ise "İslam terörizmi" olduğunu ileri sürererek gerekçe olarak saldırıyı yapanların İslam adına hareket ettiklerini iddia etmelerini gösterdi. Bununla birlikte her Müslüman'ın terörist olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Vlaams Belang temsilcisi, Belçika İslam Temsil Kurumu'nun fonksiyonel çalışmadığını iddia ederken, İslam dinin Belçika'da tanınmasına da karşı olduklarını belirtti. Hristiyan Demokratlar adına konuşan Ergün Top ise uluslararası platformda terörizme çözüm gelmediği müddetçe terörizmin devam edeceğini savunarak terörizmle mücadelede uluslar arası dayanışmanın gerekliliğini