IQNA

Mazlum Fakih Şehid-i Sani

14:34 - June 04, 2007
Haber kodu: 1551116
Şehit Sani, her ne kadar Caferi mektebinin müçtehidi olsa da, birçok ehlisünnet şehirlerinde bulunarak onların kitaplarını tedris etmiştir. Öyle ki, hem ehlisünnet tarafından ve hem de şialar tarafında çokça sevilmekte ve ilmine büyük önem verilmekteydi.
Tarih boyunca Lübnan, çok büyük âlimler, müçtehitler ve mücahitler yetiştiren bir memleket olmuştur. Bu topraklarda, az ama tüm İslam coğrafyasına tesir eden, hatta bütün dünyaya büyük etkilerde bulunan insanlar yetişmiştir. Örneğin, Şeyh Bahaî, Allame Şerefuddin, İmam Musa Sadr ve daha yüzlerce büyük âlim.
Lübnanlı ve İslam"a sayısız hizmetleri bulunan, eşsiz eserleriyle günümüzde dahi binlerce müçtehit yetişmesine sebep olan, Ehlibeyt mektebinin varlığıyla iftihar ettiği, bu âlimlerden biride Şehid-i Sani"dir. Şehid-i Sani"nin bizim için bir diğer önemli özelliği de, mübarek kabrinin İstanbul"da bulunmasıdır.
Allame Meclisi"nin öğrencilerinden ve o dönemin âlimlerinde Nimetullah Cezayiri, Şehidi Sani"nin başsız kalan bedeni hakkın şunları yazmaktadır: “Acımazsızca başı kesti ve bedeni öylece yerde kaldı. Geceleri sürekli bedenine gökyüzünden nur yansımaktaydı. Bunu gören etraftaki köylüler hemen oraya geldiler, büyük bir âlim ve evliya olduğunu anladılar. Hemen bir kabir kazıp, oraya gömdüler ve Şehit için büyükçe de bir türbe yaptılar. Şimdi İstanbul"da Zeynuddin Veli Türbesi olarak tanınan türbenin ona ait olduğunu söylerler, kabri başına gelerek dua edenler çoktur.”
Allah ruhunu şad etsin, uğrunda şehit olduğu Ehlibeyt"ten ayırmasın ve bizlere de bu âlimin şefaatini nasip etsin.
tevhidhaber
captcha