Bu yıl hacca gitmek için 623 bin aday kayıt yaptırırken bilgisayar kurasıyla 70 bin Türk, kutsal topraklara gitme hakkını kazandı.
Yeni hac döneminde organizasyonu yapan acentelerin sistemi değişti. Yeni sistemin 'acentelere hacı pazarlayan simsarları' gündeme getireceği ve bazı cemaatlere hareket özgürlüğü sağlayacağı belirtiliyor
Hac organizasyonu bu yıl yine serbest rekabete açılırken hacı adaylarının 'simsar'ların eline düşmesi tehlikesi doğdu. Son iki ay içinde hac organizasyonunu gerçekleştirilecek seyahat acentelerine yönelik kriterler ve organizasyon şartları beş kez değiştirilirken, 26 bin hacının geçmişte olduğu gibi çantacılar tabir edilen simsarların eline düşeceği ve sıkıntı yaşanacağı uyarısı yapılıyor. Türkiye, iki yıl önce konulan standartlar ve disiplin nedeniyle tüm ülkeler arasında en iyi hac organizasyonu yapan ülke seçilirken alınan cezalar da minimuma inmişti. Yetkililerin bu değişim nedeniyle dikkat çektiği diğer bir olumsuzluk ise, değişen uygulama nedeniyle hacda bazı cemaatler ve dini grupların istedikleri gibi hareket edebilecek olması.
'Seçim yatırımı' olarak değerlendirilen ve Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Komisyonu tarafından hazırlanan yeni hac organizasyonu sisteminde, Türkiye'ye getirdiği döviz miktarında özel bir şart aranmadan, beş yıllık A Grubu belgeli acente olmak ve son beş yıl içinde Diyanet İşleri Başkanlığı ile iki umre veya bir Hac sözleşmesi yapmış olmak yeterli görülüyor.
Son iki yıldır uygulanan sistemde ise, Türkiye'ye tanınan hacı adayı kotasının yüzde 60'lık kısmı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize ediliyor, yüzde 40'lık kısmı ise beş yıldır A Grubu olan ve en az bir milyon dolarlık döviz girdisi yaratan acenteler arasında kayıtların yapılacağı şehirler ve sayılar sabitlenerek organize ediliyordu. Yeni sistem, eleştirilse de karşı cephede ise bu işin sadece hac ve umre organizasyonu yapan acentelere bırakılacağı düşünülüyor.
Müracaat ikiye katlandı
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) İkinci Başkanı Rıza Epikmen de sistem değişikliğini doğrularken, iki ayda beş kez değişiklik yapıldığını, sistemin son halinin ise 10 gün önce belirlendiğini açıkladı. Mevcut sistemde yüzde 40'lık hacı kotasının acenteler arasında getirdiği döviz miktarına göre sistemli bir şekilde dağıtıldığını, ama şimdi herkesin sistemi karıştıracağını vurgulayan Epikmen, yeni sistemin Anadolu'daki acenteleri de sisteme dahil etmek amacını taşımasına rağmen, düzensizlik yaratacağını ifade etti.
Değişen sistem sonrasında hac organizasyonuna katılacak acentelerin müracaatları da sona ererken bu yıl 318 firma müracaatta bulundu. Bu sayı geçen yılın iki katı üzerinde bir rakam. Geçen yıl müracaat sayısının 170 olduğu ve bu acentelerin bir kısmının birleştirilerek sayısının 35'e düşürüldüğü hatırlatıldı. Yıllardır bu organizasyonu yana acente yetkilileri başvuranların ancak 65-70'inin hac için kayıt alabilecek şirketler olduğuna dikkat çekerken, 'haccın bir turizm hareketi olarak değerlendirilmemesi gerektiği' uyarısında bulundu.
14 yıldır profesyonel olarak hac organizasyonu yapan İkram Turizm Genel Müdürü Ekrem Özkaymaz, yeni sistemle hacıların eskiden çantacılar olarak tabir edilen simsarların eline düşeceğini ve 'kelle başına satılacağını' belirtirken, "Bu yıl haccı ülke olarak yüzümüze gözümüze bulaştırabiliriz" diye konuştu. Şu anda seyahat acentelerinin kotasındaki 26 bin hacı adayının serbest rekabet pastasının içine konulduğunu vurgulayan Özkaymaz, "Bu durum fiyat kırma, kalite düşüklüğü, verilen sözlerin yerine getirilmemesi gibi birçok sorunu beraberinde getirecek, hizmetler aksayacak" dedi.
Hac ya da Umre şartı
Bir acentenin bu organizasyona katılması için teminat mektubu, ulaşım sigortası gibi olmazsa olmaz bazı maliyetlerinin olduğunu hatırlatan Özkaymaz, "Bu da hacı başına minimum 50 avro. Acente maliyeti karşılayıp, kâr edebilmek için daha çok hacı isteyecek, bu da pazarda kavga yaratır. Son beş yılda bir hac ya da iki umre organizasyonu yapmış olmak bu iş için kriter olamaz, çünkü hac işi turizm organizasyonu değil" açıklamasını yaptı.
Son iki yıldır uygulanan sistem sayesinde hac işinin tamamen Diyanet İşleri Başkanlığı'nın gözetiminde kontrollü olarak gerçekleştirildiğini aktaran 1993 yılından beri hac ve umre düzenleyen Canatan Turizm Genel Müdürü İbrahim Canatan da, "Bu sistem Diyanet İşleri Başkanlığı'nın gözetimindeki liderlerle olmak istemeyen, kendi düzenini kurmak için cemaat ve grupların da yolunu açmış olacak. Diyanet'in bir dediğini iki etmeyen cemaat sayısı da fazla ama bunun tersi gruplar da var" ifadesini kullandı. İki yıl öncesinde yine serbest rekabet kuralları varken 'hacı simsarlarının' olduğunu ve çok can yaktığını hatırlatan Canatan şunları söyledi:
"Bu simsarlar, adaylara 'hacı oldunuz' kartı ulaştığında köy, kasaba, mahalle dolaşır evlerden bu kartları toplardı. Sonra da acentelere gelip kelle başına fiyat alıp, fiyatları kızıştırır, hacıları en yüksek komisyonu verene satardı. Şimdi de aynı ortama dönme tehlikesi var. Bu işten devlet de zarar görecek. Acenteler teklif sözleşmelerini hazırlar, hacılara vereceği tüm hizmetleri yazılı bir şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı'na sunar. Eğer bunlarda bir eksik olursa acenta cezalandırılır."
Pazar 200 milyon dolar
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bilgisayar kurasıyla belirlenen sonuçlara göre bu yıl Türkiye'den 70 bin kişi hacca gidecek. Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun verdiği bilgiye göre bu yıl 623 bin hacı adayı ön kayıt yaptırdı ve bu adaylarının büyük bölümü kadın ve yaş ortalaması da 56'ydı. Türkiye son yıllarda üst üste en iyi hac organizasyonu yapan ülke olarak seçilirken Türk hacılar da bu yüzden Suudi Arabistan'da el üstünde tutuluyor. Türkiye'de hac ve umre pazarının büyüklüğü 200 milyon dolar seviyesinde.
Binalar yetişmedi fiyat arttı
Sistem değişikliğinin yanı sıra hem acenteler hem de hacı adayları Mekke ile Medine'de yükselen ev ve otel fiyatlarıyla da mücadele edecek. İki yıl önce Suudi Arabistan'da bina çökmesinin ardından 700'e yakın binanın da güvenlik nedeniyle yıkılması ve yenilerinin de yeni hac dönemine yetişmemesi nedeniyle otel ve ev fiyatları yükseldi. Bu yükseliş, hac ziyaretinin bütçesini de değiştirecek. Türk hacılarının çok gözde olduğunu söyleyen İbrahim Canatan, "Türk hacılarının kaldığı bölgeler biliniyor, bu da fiyatları artırıyor. Yeni binalar yetişmediği için mevcut otel ve evlerde fiyatlar tırmandı. Bu yüzden henüz hac fiyatlarını da belirleyemiyoruz" dedi. Geçen yıl rakam 2100 avro düzeyindeydi.
Radikal
Hale TÜZÜN