Kabaca "Batı" dediğimiz coğrafya, tarihi kendini merkez alarak yazar. Bu tarih yazımında bütün merhaleleri "kendi başına" katetmiş, şimdiki düzeyine kendi kendine gelmiş, yaşıtı olan uygarlıklardan hiç yardım almamış, gerekmişse tekerleği bile kendisi icat etmiştir.
Oysa bu anlatı baştan sona saptırmalarla malûldür. Batı"nın bilim ve teknolojideki üstünlüğünde Doğu"nun, daha da özelde İslam medeniyetinin rolü ve katkısı büyüktür. Çünkü Rönesans, İslam medeniyetinin tıp, felsefe, mantık, geometri gibi alanlardaki altın çağının birikimi üzerine inşa edilmişti. "Ee, bunları neden anlatıyorsunuz?" diye soranlar kendilerini güzel bir habere hazırlasınlar. Çünkü Doğu"nun ve İslam dünyasının dile getirdiği bu gerçek, somutlaşıp elle tutulur hale geliyor. Tam bu noktada isminden bahsedilmesi gereken kişi, Prof. Dr. Fuat Sezgin"den başkası değil. Ancak Sezgin"in çalışmaları ülkemizde pek bilinmiyor. Bütün dünyada yankı uyandıran 12 ciltlik İslam İlimleri Tarihi henüz Türkçeye çevrilmedi. Bu ilgisizlik Sezgin"in çalışmaları ile ortaya çıkacak "İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi" ile son bulacak. Ağustos ayında açılması planlanan müze için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Gülhane"deki 3 bina içinde 3 bin 500 metrekarelik alana sahip "Has Ahırlar" tahsis edildi. Müzede 8. ila 16. yüzyıllar arasında Müslüman âlimlerin bilim dünyasına armağan ettiği yüzlerce icat ve keşiften kopya edilen, aslına uygun benzerleri sergilenecek. Astronomi, coğrafya, deniz bilimleri, saat teknolojisi, geometri, optik, tıp, kimya, maden, fizik ve mekanik, savaş teknolojisi ve mimarlık dallarındaki eser ve aletlerin sergileneceği müzede, 800"ün üzerinde obje yer alacak.
İstanbul Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü"nde öğretim görevlisi olarak çalışırken kurduğu "İslam ilimleri tarihi yazma" hayali, 27 Mayıs darbesi ile sona erdi. Bir sabah gazetelerde adını üniversiteden atılan "147 profesör" arasında görünce çareyi ülkeyi terk etmekte buldu. Yılmadı ve azmi sayesinde Almanya"da dünyanın en ünlü ilimler tarihi uzmanı unvanına erişti. İslam bilginlerinin unutulmuş yüzlerce icadını günümüze taşımayı başaran Fuat Sezgin"in ülkesine dönüşü de muhteşem oldu. 47 yıl sonra eserlerinin sergilenmesi için Gülhane Parkı içinde bir müze kuruluyor. Başbakan Tayyip Erdoğan"ın hizmete sokacağı "İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi" ağustos ayında ziyarete açılacak.
Prof. Dr. Fuat Sezgin, dünya bilim çevrelerindeki bilinilirliğinin aksine ülkemizde yeni yeni tanınıyor. 2004 yılında NATO Zirvesi sebebiyle Topkapı Sarayı"nda açılan "İslam"da İlim ve Teknoloji" adlı sergisi yoğun ilgi sebebiyle defalarca uzatılmış. Geçtiğimiz yıl Topkapı Sarayı"nda açtığı sergi de büyük ilgi uyandırdı. Sezgin, Frankfurt"taki müzenin benzerinin İstanbul"a kurulmasını çok arzu ediyordu. NATO Zirvesi sebebiyle Topkapı Sarayı"nda açtığı serginin ardından 2005 yılının Ekim ayında Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile Prof. Sezgin, Frankfurt"taki "İslam İlimleri Tarihi Müzesi"nde bir araya geldi. Bakanın amacı Frankfurt"taki müzenin benzerini Türkiye"ye taşımaktı. Gerçi Sezgin"in de hayali bu yönde idi. Ünlü bilim adamına göre İstanbul"da açılacak müze ile hem "vatana vefa borcunu ödeyecekti" hem de "Doğu ile Batı medeniyeti arasında" köprü kurulacaktı. Sezgin"in sözleri üzerine Koç, Süleymaniye Külliyesi"ndeki Medresetü"r-Rabi"yi tahsis edebileceklerini söyledi. Bakanın yakın ilgisinden duygulanan Sezgin, Goethe Üniversitesi"ne vermeye kıyamadığı 5 bin yazma eseri de İstanbul"daki müzeye bağışlayacağını ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı"nın hummalı çalışmaları sonucunda kanuni prosedürler gereği müzenin yeri Süleymaniye Külliyesi yerine Gülhane Parkı"nın içindeki "Has Ahırlar"a kaydırıldı. Müzeyi ağustos ayına yetiştirmek için halihazırda hummalı bir şekilde çalışmalar sürüyor. Gülhane Parkı"nda kurulmakta olan "İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi" 3 bina içinde 3 bin 550 metrekareyi kapsıyor. Müzenin içerisinde ayrıca "Bilimler Tarihi Kütüphanesi" de yer alacak.
Çalışmalara Frankfurt Üniversitesi de destek veriyor. Yarın Frankfurt Üniversitesi Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü"nün mütevelli heyeti "İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi" binalarında incelemelerde bulunacak. Aynı günün akşamı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, misafir mütevelli heyet üyeleriyle "İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi" danışma kuruluna ve müzenin kuruluş çalışmalarını yürüten ekibe bir yemek verecek.
Müzede 8 ile 16. yüzyıllar arasında Müslüman âlimlerin bilim dünyasına armağan ettiği; ancak tarihin tozlu sayfalarında unutulan yüzlerce icat ve keşif yeniden yapılan kopya örnekleriyle bu müzede sergilenecek. Astronomi, coğrafya, deniz bilimleri, saat teknolojisi, geometri, optik, tıp, kimya, maden, fizik ve mekanik, savaş teknolojisi ve mimarlık dallarındaki eserlerin veya aletlerin sergileneceği müzede, ilk etapta 140, açılışında ise 800"ün üzerinde eser yer alacak. İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi"nde sergilenecek tüm eserleri bizzat Prof. Dr. Fuat Sezgin seçti.
Avrupa"daki aydınlanmanın temelleri bu müzede
Avrupa merkezli olarak yazılan "bilimler tarihi" temalı eserlerde İslam medeniyetinin bilimler tarihindeki olağanüstü başarıları, bilimlerin gelişmesindeki rolü göz önünde bulundurulmaz. Bu anlayışa göre ilerlemelerin kaynağı doğrudan Antik Yunan"dır. Halbuki Avrupa"da, Müslüman bilginlerin bilimsel çalışmalarını kaydettikleri eserlerin Arapçadan Latinceye 12. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar çok yoğun bir çeviri süreci yaşadıkları Avrupa kütüphanelerinin tanıklık ettiği bir gerçek. Bunun yüzlerce örneği mevcut. Maalesef bu çeviri döneminde tercüme birçok eserin orijini verilirken birçok eser de intihale uğramış ve hatta bazı eserler yazarlarının adıyla değil, çevirmenlerinin adlarıyla yayınlanmış. Bütün bunlar İslam medeniyet ve kültür çevresinin bilimler tarihindeki rolünün vurgulanmamasının başlıca nedenleri. İşte Gülhane"de kurulacak "İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi" bu yanlış tarih anlayışını yıkmayı hedefliyor. h.yilmaz@zaman.com.tr
________________________________________
"İslam rönesansı, Avrupa rönesansının öncüsüdür"
Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre (Türkiye"nin ilk atom mühendisi): Abbasi Devleti, 8. asırdan itibaren tercüme faaliyetine başladı. Latince"den Eski Grekçe"den hatta Sanskritçe"den tercümeleri Arapçaya kazandırdılar. Bunların İslam âleminde yaygınlık kazanması ilmî, felsefî ve fikrî harekete yol açtı. Esas itibarıyla İslam rönesansını büyük rönesansın öncüsü olarak adlandırıyorum. Bu fikrî hareketin neticesinde pek çok esere yorumlar katılmaya başlandı. Bunlar daha önce yapılmamış orijinal yorumlardır. İşte bu yorumların Arapçadan tekrar Latinceye tercümesi patlamaya yol açtı. İspanya Emevi Devleti"nde medreselerde bu kitaplar okutuluyordu. İskoçyalı Scott denilen bir zat 14. asırda "Aristo"nun, İbn Rüşt" tarafından yapılan yorumunu öğrenmek için yaya olarak İspanya"ya gitmesi dikkat çekicidir. Ancak bunlar uzmanlarının bildiği konular. Bu müze sayesinde bu gerçekler avama inecek ve yanlış bir gerçeğin düzeltilmesine yardımcı olarak.
Müze ile, bilim tarihi halka açılacak
Haluk Dursun (İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü): Prof. Dr. Fuat Sezgin, hayatı boyunca kendisini adamış olduğu çalışmaları nihayet İstanbul"a taşınıyor. Prof. Dr. Fuat Sezgin"in yarım asır vererek yeniden gün yüzüne çıkarttığı icatlar Kültür ve Turizm Bakanlığı"nın çabalarıyla İstanbul"a getirtildi. Büyükşehir Belediyesi"nin de katkıları ile İstanbul, çok değerli bir müzeye daha kavuşacak. Klasik İslam kültürünün Avrupa"yı etkilediği bilim dünyasında bilinen bir gerçekti. Bu müze sayesinde bilim tarihinin bu önemli halkası geniş halk kitlelerine açılacak.
________________________________________
[SERGİLENECEK ESERLER]
USTURLAP, alanında İslam dünyasında ulaşılan en yüksek zirvenin modeli. Yapan Ahmed İbn el-Serrac (Öl. 1329). Orijinali Atina, Benaki Müzesi"nde.
GÖKKUŞAĞI Kemaleddin el-Farisi (1300 dolayları) tarafından güneş ışığının su damlası içinde iki defa kırılma, bir veya iki defa yansımasından oluştuğu deney. Model kitabındaki tarife göre yapılmış.
KOVALI SU DOLABI yazmalardaki tariflerinden başka miladi 13"üncü yüzyılda Şam"da yapılmış ve günümüze ulaşmış bir aslına dayanılarak yapılmıştır. Şam"daki eser bir hastanenin ve bir caminin suyunu sağlamak için yapılmıştı.
DÖNER MAKİNESİ Buhar kuvveti ile çalışan döner makinesi, Osmanlı bilgini Takiyüddin"in 1546 yılında yazılan kitabındaki şekli ve tarife dayanılarak yapıldı.
SU OTOMATI On birinci yüzyılda yaşayan El-Muradi"nin otomatlar kitabından esinlenerek yapıldı.
TANKIN MODELİ Kale kapılarını kırmak amacıyla yapılan bu ilk tank modeli ve tarifi 14. yüzyıldaki bir yazmada yer alıyor.
Kaynak: Zaman