Konuyu Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci sundu.
Bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar açısından mücadele kavramının muğlak bir anlama sahip olduğunu belirten konuşmacı, kadın söz konusu olduğunda konunun tartışılmasının daha da zorlaştığı vurgusuyla konuşmasına başladı.
Eşinin zıhar zulmü karşısında Rasullah’a gelerek hakkını arayan kadın hakkında ‘Mücadele’adlı surenin indiğini söyleyen Şekerci, kadınlardan biat alınması (60/12), göç eden, yurtlarından çıkarılan, işkence gören bütün erkek ve kadınların yaptıklarının zayi edilmeyeceği (3/195) ve Ashab-ı Uhdud olayında kadın ve erkek müminlere yapılan işkencelerin vurgulandığı (85/4–7) ayetlerden yola çıkarak Müslüman kadının mücadelenin bütün aşamalarında yeri olduğunu belirtti.
Kur’an’ın bu vurgularına ve Rasul’ün uygulamalarına rağmen kadınların mücadelede ayak bağı gibi algılandığını söyleyen konuşmacı Müslüman kadının toplumsal değişimin asli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Kadının İslami mücadelede zayıf unsur olduğu iddiası için kullanılan 43/16-18 ve 3/35-37 ayetlerini de Kuran çerçevesinde yorumlayan Şekerci, ‘süs içinde yetiştirilip, mücadeleye açık olmayan kızların Rahman’a nispet edilmesiyle ilgili ayette eleştirilenin Arapların düşük değer atfettikleri kızları Allah’a izafe etmeleri olduğunu söyledi. Ayette süs içinde yetiştirildikleri vurgusunun önemli olduğunu söyleyerek bu ifadenin kadının yetiştirildiği çevre şartlarına işaret olduğunu vurguladı.
İmran’ın karısının erkek çocuk doğurduğunda ‘ erkek kız çocuğu gibi değildir’ diyerek adadığı çocuğuyla ilgili tereddüt belirttiğinde ‘Rabbi onu güzel bir şekilde kabul etti’ vurgusunun önemine dikkat çekti.
Sonuçta mücadele içinde yer alan kadının pratik hayatta karşılaştığı zorluklara fıkıh üretmemiz gerekliliği ile bitiren Şekerci, karşılıklı soru ve cevaplardan sonra konuşmasını noktaladı.
Haksöz-Haber / Ümraniye