IQNA

Prof. Dr. Süleyman Ateş: Ayakları meshetmekle Kuran'ın emri yerine gelmiş olur

12:21 - December 01, 2007
Haber kodu: 1607154
Kur’ân’da emredilen, ayakların aşıklara kadar mesh edilmesidir. Müfessirlerin imamı sayılan İmam Taberî ve yine ünlü müfessir Kasimî, Kur’ân’da ayakların mesh edilmesinin emredildiğini söylemektedirler.
Diyanet İşleri eski başkanlarından, ülkemizin önde gelen müfessir ve bilim adamlarından, "Yüce Kur'an'ın Çağdaş Tefsiri" yazarı Prof. Dr. Süleyman Ateş Abdest konusunda Yüce Allah'ın ayakları meshetmeği emrettiğini belirtti.
Suleyman Ateş konuyu şöyle açıklıyor:
Ayakların mesh edilmesi farzdır, bunu yapmakla abdest alınmış olur. Ama yıkamak daha da iyidir. Çünkü zaten mesihten fazlası yapılmış olur. Lütfen insaf ile düşünün. Arapça bilen ama zaman içinde yapılmış önyargılı açıklamalarla etkilenmemiş bir insan “vamsehu bi-ruûsikum ve arculikum ila’l-ka’beyn” cümlesinden ne anlar? Hiç burada yıka emri var mı? Yok. Öyle ise ayete, içinde bulunmayan şeyi yüklemeye ne hakkınız var? Hayret ediyorum doğrusu, gelenek Kur’ân’ın üstüne çıkarılıyor. Bilmem daha ne zaman bu katmaları, çarpıtmaları bırakıp Kur’ân’ın yalın ve kolay beyanına geleceğiz?
Yıkama ve mesh etme yanlılarının görüşlerini ayrıntılı veren Mehâsinu’t-Te’vîl adlı ünlü tefsirin yazarı Cemaleddin Kasimî, kendi görüşünü şöyle belirtiyor: “Kuşkusuz, ayetin açık anlamından, iki kıraatin de (nasb ve cer kıraatlerinin) meshi farz kıldığı anlaşılır. Çorap ve mest üzerine mesh etmenin caiz olması da ayağın mesih organı olduğunu, ayette ayakların mesh edilmesinin emredildiğini kanıtlar. Çünkü çorap ve mest üzerine mesh etmenin, bu ayetten başka delili yoktur. Zira her sünnetin, mutlaka açıkça veya mana olarak Allah’ın kitabında bir temeli vardır.
Taberî’nin, tefsirinde zikrettiği üzere Allah Elçisi’nin hem ayaklarını mesh ettiğine hem de yıkadığına dair rivayetler vardır. Bunları, Allah Elçisi’nin bazen ayaklarını yıkayıp bazen de mesh ettiği şeklinde bağdaştırmak mümkündür. Hiç şüphe yok ki Kur’ân’ın emri mesihtir. Farz olan budur. Mesih, ıslak eli bir uzva hafifçe sürmek demektir. Bu, hafif yıkama sayılır. Mesh etmekle Kur’ân’ın emri yerine gelmiş olur. Ancak Allah’ın Elçisi, Kur’ân’ın emrinden fazlasını yapmış, her zaman olmasa da çoğu kez ayaklarını yıkamıştır.
Ama inadım inat, hata da ısrar ediyorlar. Çünkü asla geleneği bırakmazlar, Kur’ân’a uyup uymadığına bakmazlar. Zira Kur’ân’ı da çarpıttılar bu mesh konusunda. Bunun vebali şimdikilerin değil, on üç asır önceki Emevi idaresinindir. Mezhepler o dönemde oluşmaya başladığından siyasi otoritenin görüşü, büyük ölçüde fıkıhçıların görüşlerini etkiledi. Ama dini en iyi bilen Peygamber ailesi, ayakların mesh edilmesini söyledikleri gibi büyük müfessir İmam Taberî (öl. 310 H.) ve son çağların büyük müfessiri Kasimî, Kur’ân’ın ayakların meshini emrettiğini açıklıkla belirtmişlerdir.
Su bulunamıyorsa o zaman teyemmüm edilir. Kur’ân teyemmümde yıkama organlarının toprakla mesh edilmesini emrediyor. Bunlar da yüz ve kollardır. Mesih organları düşüyor. Onlara mesh edilmiyor. Eğer onlar (ayaklar) yıkama organı olsaydı mesh edilmesi gerekirdi. Daha pek çok delil var.
Peygamberimiz ve onun Ehl-i Beyti, çıplak ayakları üzerine mesh etmişlerdir.
Bu durumda Abdestin farzı 4 tanedir:
- Yüzü yıkamak, 2- Elleri ve kolları yıkamak,

3- Başı mesh etmek, 4- Ayakları aşıklara kadar mesh etmek. Ağza burna su vermek Peygamberimizin uygulaması olması dolayısıyla sünnettir.
Bu konudaki görüşleri ayrıntıyla “Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri” adlı eserimden okuyabilirsiniz. Hz. Peygamber’e yakıştırılan, “vay abdestte yıkanmayan topukların ateşten haline, abdesti tam alınız” sözü, O’nun kendi sözüne benziyor mu? Kendisi ayaklarını mesh ettiği gibi giydiği ayakkabı üzerine de mesh etmiştir. Yani kendisi yıkamadığı halde niçin başkalarına ateş dilesin! Peygamber lanetçi, bedduacı değil ki. Uhud’da dişlerini kıran düşmana hidayet dilemiş, beddua etmesini önerenlere, “Ben lanetçi değil, davetçi ve âlemlere rahmet olarak gönderildim” buyurmuştur. Rahmet peygamberi, ibadet için abdest alana ateş dilemez. Bu tür rivayetler tamamen uydurmadır.
captcha