Tokat’ta faaliyet gösteren Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği’nin (TOKAD) haftalık eğitim seminerlerine Mehmet Yaşar Soyalan’ın sunduğu "Kuran Dışı Vahyin İmkânsızlığı" konulu seminerle devam edildi. Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen seminere M. Yaşar Soyalan “Kuran bir özgürleştirme projesidir” sözleriyle başladı. Hz. Peygamber döneminde bu proje gerçekleşmişse de peygamberin vefatından sonra ilk fetihlerle birlikte işin değiştiğini ve Kuran’ı anlamak konusunda kırılmalar yaşandığını söyledi. Peygamberin vefatından sonra yaşanan “ridde” hareketlerinin ilk kırılma olduğunu belirten Soyalan, “Bu savaşlarda bir ölüm kalım mücadelesi verilmiş, kahramanlık yapanlar halk nezdinde itibar görmüş, onların hataları görmezden gelinmiş, bu kişiler vali olarak gittikleri yerlerde cahilî anlayışları yeniden diriltmişlerdir.” dedi.
Hz. Osman’ın hilafet gömleğini Allah’ın giydirdiğini söyleyerek kadercilik anlayışını başlattığını, Muaviye’nin de bunu devlet politikası haline getirdiğini belirten Soyalan, “Siyasi problemler hadis uydurmalarına neden olmuş, bu anlayışlara karşı çıkanlar Emeviler’in ağır zulümlerine maruz kalmışlardır.” dedi. “Şafi ve Eş’ari anlayışı Kuran’daki soyut ve sanatlı anlayışı bir kenara bırakıp Kuran’ı çöl bedevilerinin gözlüğüyle zahiri bir anlama indirgemişlerdir.” dedi.
İlk fetihlerle birlikte bir yandan Sasani bir yandan Bizans bir yandan da Yemen Yahudi kültürünün etkilerinin insanların din anlayışını bozduğunu, mistik hareketlerin ve dünyevileşmenin hız kazandığını ve zihinlerdeki peygamber anlayışının değişerek Peygamber’in bir yarı tanrı mertebesine çıkarıldığını belirten Soyalan, “Peygamber adeta yeniden konuşturulmuştur.” dedi. Bütün bunların bir sonucu olarak da Kur’an vahyinin devre dışı bırakılarak, Kur’an dışı bir vahiy anlayışının günümüze kadar tek egemen anlayış haline geldiğini “Vahiy Savunması” adlı kitabından örnekler vererek anlattı.
M. Yaşar Soyalan’ın sunumundan sonra soru cevap biçiminde devam eden seminer, daha sonra karşılıklı sohbet şeklinde akşam saatlerine kadar devam etti.
Ufuk Aktaşlı / Haksöz-Haber / Tokat