IQNA

Barış ve Sevgi Elçisi Hz. Muhammed-i Mustafa (s.a.a)

15:36 - March 26, 2008
Haber kodu: 1638999
İslam peygamberi Hz. Muhammed (sav) barış ve dostluk resulüdür. Hz. Muhammed (sav) en mükemmel insan ve gerçekte yüce Allah'ın tüm mahlûklarının eşref-i mahlûkatı'dır. Yüce Allah beşeri makamın erişebileceği tüm faziletleri ve erdemlilikleri İslam peygamberine sunmuştur.
İslam peygamberi Hz. Muhammed (sav) barış ve dostluk resulüdür. Hz. Muhammed (sav) en mükemmel insan ve gerçekte yüce Allah'ın tüm mahlûklarının eşref-i mahlukatı'dır. Yüce Allah beşeri makamın erişebileceği tüm faziletleri ve erdemlikleri İslam peygamberine sunmuştur. Kuran'ı Kerim'in tabirine göre Hz. Muhammed (sav) peygamberlik makamını elde etmemiş, bu makam kendisine yüce Allah tarafından verilmiştir. Bunun dışında tüm faziletler İslam peygamberi (sav)'in varlığında fiiliyet kazanmıştır. Bu yüzden müslümanları o hazreti kendi yaşamları için en mükemmel örnek olarak algılamakta ve ona uymaya ve onu taklid etmeye inanmaktadır. Hz. Muhammed (sav) en mükemmel insandır ve Kuran'ı Kerim o hazretten örnek alınması gereken bir model olarak söz etmektedir.
Müslümanlar tarih boyunca ve Allah'ın mesajını yer yüzünde yaymak için seçtiği ve O'nun kelamı, yani Kuran'ı Kerim'in ilk yorumcusu olan Hz. Muhammed (sav)'e duydukları aşk ve sevgi duygusu ile hareket ederek Resulüllah (sav)'in fiilleri ve amellerini örnek almaya çalışmıştır. Ancak İslam peygamberi (sav)'in şahsiyetinin önemini idrak etmek için sadece o hazretin yaşamı ile ilgili tarihi metinleri okumak yeterli değil, aynı zamanda Hz. Muhammed (sav)'in şahsiyetine İslami pencereden de bakmak ve müslümanların dini bilinçlenmesindeki yerini de tespit etmek gerekir.
İslami dillerin her birinde peygamber sözcüğü telaffuz edildiğinde maksat, Hz. Muhammed (sav)'dir ve bu yüzden dua babında söylenmesi ve ardından Allah'ın selamı üzerine olmasını yansıtan sallallahu aleyhi ve aleyhi ve sellem ibaresinin kullanılmasının dışında asla o hazretin adı telaffuz edilmez. Hatta genel bir anlamda ne zaman biri peygamber sözcüğünü kullanıyorsa maksadı, İslam peygamberi (sav) olduğu söylenebilir...
Gayri müslim biri için İslam peygamberi (sav)'in manevi önemi ve dini ve manevi yaşamı ihya etmekte ifa ettiği rolünü idrak etmek oldukça zordur ve özellikle bu şahıs Hıristiyan bir atmosferde yetiştiyse bu zorluk daha da artar. Bu açıdan Hz. İsa (sa) veya Buda'nın İslam peygamberi (sav)'in yeryüzündeki risaleti ile kıyaslanması oldukça beşeri bağlamda ve sosyal, siyasi ve iktisadi gelişmeler çerçevesinde kalır ki bu bakımdan manevi yaşam modeli oluşunu kapsayamaz.
Bu yüzden günümüzde beşeriyetin büyük manevi önderleri hakkında yazı yazanların İslam peygamberi (sav)'in anlaşılması hakkında gereken idrak ve algılamaya sahip olmadığı anlaşılır. Bu sorunun sebebi ise İslam peygamberi (sav)'in ruhani mahiyetinin beşeri mahiyetinde saklı kalması ve o hazretin mutlak ruhani risaletinin insanlara ve topluma yönelik görevleri arasında gizli kalmasıdır.
İslam peygamberi (sav)'in risaleti sadece manevi önderlik değil, aynı zamanda tüm imkânları içeren yeni bir sosyal nizamı oluşturmaya yönelikti ve işte o hazretin bu yönü itibarı ile mutlak manevi yapısı yabancıların gözünden saklı kalmıştır. Yabancılar İslam peygamberi (sav)'in siyasi dehası, nutuk gücü ve büyük bir devlet adamı oluşu yönlerini anlamış, ancak pek azı İslam peygamberi (sav)'in insanlar için manevi bir lider ve örnek oluşunu idrak etmeyi başarmıştır.
İslam dini açısından Hz. Muhammed (sav) hem bireysel beşeri erdemlilik, hem beşeri toplumun erdemlilik sırrıdır. Bu açıdan bakıldığında İslam peygamberi (sav) geleneksel Müslümanların gözünde öyle bir vasıflara sahiptir ki bu vasıflara ancak o hazretin hakkındaki geleneksel yazılarda rastlamak mümkün. İslam peygamberi (sav) insanoğlunda göze çarpan tüm eğilimlerin arasındaki denge oluşma simgesidir ve bu eğilimlere ancak beşeri durumun idrak edilmesi halinde hakim olmak mümkündür.
captcha