IQNA

Hüccet’ül İslam Kıraati: Ahde Vefayı Prensip Edinin

8:09 - April 22, 2008
Haber kodu: 1645255
İnsan, yaşantısının her aşamasında ve her türlü şartlar altında ahde vefayı kendisi için prensip edinmelidir.
İran Kurân Haber Ajansı İkna’nın verdiği habere göre Hüccet'ül İslam Muhsin Kıraati, dün Tahran üniversitesi mescidinde kılınan öğlen ve ikindi namazının ardından yaptığı konuşmada insanın İslami ve insani olmak üzere iki hakka sahip olduğunu kaydetti ve ‘kişi Müslüman olduğunda İslami hakkına sahip olur; ancak bazı haklar insanın insan olmasıyla ilgilidir. Ahde vefa, anne-babaya saygı ve emaneti riayet bu haklardandır’ diye konuştu.
Kıraati, sözlerine şöyle devam etti: İnsan, ahde vefa etmeli, yani verdiği sözü tutmalıdır. Ahde vefa konusunda insanlar arsında ayrım yapmamalıdır. İster Yahudi, ister Mesihi, ister kafir, ister mümin olsun herkese karşı verdiği sözü yerine getirilmelidir. İnsan, anne-babasına kefir veya müşrik olsalar dahi saygıda kusur etmemelidir. Emanet konusu da aynıdır. Hatta Şimr’in kılıcı dahi emanet bırakıldığında onu korumalı ve istendiği zaman iade etmelidir.
Kıraati, ‘insan fakir olduğunda ellerini semaya açarak Allah’a yalvarır ve ey Rabbim eğer fazl ve kereminle benim ihtiyacımı giderirsen ben de başkalarına yardım edeceğim, fakirlerin elinden tutacağım. Veya çocuğu olmayan bir çift, Yüce Allah’tan kendilerine salim bir evlat vermesi halinde birtakım adaklarda bulunuyorlar. Ancak fakir paraya, çocuğu olmayan çift de çocuğa kavuşunca Allah’a verdikleri sözü unuturlar. Hâlbuki insan ahdine vefa etmeli, verdiği sözü yerine getirmelidir’ şeklinde konuştu.
Hüccet’ül İslam Muhsin Kıraati, sözlerine şöyle devam etti: Kişi gemiye bindiğinde ve tufana yakalandığında boğulmaktan kurtulmak için can-u gönülden duaya sarılır. Allah’tan kendisini kurtarmasını ister. Ancak sahile vardığında Allah’ı unutur ve günahlarına devam eder. Bu örnek Kurân’ın bazı ayetlerinde beyan edilmiştir. Rivayetlere göre, hatta bir çocuğa dahi verdiğimiz sözü tutmamız emredilmiş. İnsanlar, kendi aralarında ancak vefalı birinin muhabbetini kabul ediyorlar. Yüce Allah’ın nimetleri ve sonsuz rahmeti insanları her taraftan kuşattığı halde, insan bunun şükrünü eda etmezken nasıl Allah’ı sevdiğini söyleyebilir?
Kıraati, ‘insan sıkıntılar ve sorunlarla baş başa kaldığında kendisini bu sıkıntılardan kurtarması için Allah’a yalvarır, dua eder. Ama ne yazık ki, sıkıntıları bertaraf olduğunda Allah’a verdiği sözü unutur. İnsan ahdine vefalı olmalıdır. Maalesef etrafımızda hiçbir düzene, topluma, eşine ve diğer alanlardaki sorumluluklarına vefa etmeyen insanlar görmekteyiz’ diye konuştu.
Kıraati, sözlerini şöyle noktaladı: Herkesten önce ahdine vefa eden Yüce Allah’tır; daha sonra peygamberdir ve peygamberden sonra inananlardır. Ancak ne yazık ki, bazı insanlar Allah’ın verdiği nimetleri alıp kullanıyorlar, lakin şükrünü yerine getirmeyerek vefasızlık ediyorlar.
242567
captcha