İslamiyet'in anne ve baba hakları üzerinde titizlikle durduğuna dikkat çeken Melek, "Anne ve babaya saygıyı bir sorumluluk ve bir görev olmaktan öte, dinin bir emri olarak kabul etmiştir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de (Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine of bile deme; onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et! diyerek dua et) buyrulmuştur." dedi.
"Anne, bağlılığın, fedakârlığın, cömertliğin, karşılık beklemeden vermenin ve azalmayan, tükenmeyen bir sevginin kaynağıdır" diyen Melek, anne sevgisinin ilahi rahmete benzediğini belirterek "Hep verir, karşılık beklemez." diye konuştu.
Melek, şunları söyledi: "Cenneti ayakları altına sermiş, vaktinde kılınan namazdan sonra en sevimli işin anneye iyi davranmak olduğunu, Allah'ın rızasını kazanmanın, Cennete ulaşmanın en kolay yolunun anneye hizmetten ve anneyi gereği gibi sevmekten geçtiğini bildirmiştir. Anneler senenin belli bir gününde sevilip diğer zamanlarda ihmal edilecek varlıklar değildir. Anneler ömür boyu hatta öldükten sonra bile sevgiye, saygıya, iyi davranılmaya ve hayırla anılmaya layık yüce varlıklardır. Ne mutlu annelerini her gün sevenlere ve onları her zaman hatırlayanlara. Ne mutlu annelerine en güzel şekilde davrananlara ve ihtiyaç hallerinde onlara hüsnü muamelede bulunanlara. Ne mutlu annelerin sevgisini kazanıp hayır duasını alarak dünya ve ahiret mutluluğunu elde edenlere."
Ali Melek, yılın her gününün anneler günü olması temennisinde bulundu.