IQNA

Diyarbakır Müftüsü: Bir Millet Ancak Kutsal Değerlerine Bağlılıkla Muasır Medeniyet Seviyesine Ulaşabilir

10:20 - June 27, 2008
Haber kodu: 1663882
Bir milletin, millet olarak hayatını sürdürebilmesi ve muasır medeniyet seviyesine, hatta onunda üzerine çıkabilmesi; sağduyulu, eğitimli, vatanını seven, kutsal değerlere bağlı, inançlı, bir nesil olarak hayatını sürdürmesi ile mümkün olabilecektir.
Diyarbakır İl Müftüsü Ali Melek, Türkiye'de her geçen gün biraz daha yaygın hale gelerek çok ciddi boyutlara ulaşan alkol ve uyuşturucu madde kullanımının toplumun kanayan bir yarası olarak telafisi çok zor bir merhaleye geldiğini söyledi.
Melek, hiçbir zaman sigara, alkol ve uyuşturucu salgınının günümüzde olduğu kadar ülke insanını ve özellikle gençleri tehdit edici bir boyuta ulaşmadığına dikkat çekti.

Türkiye'de alkol ve uyuşturucu kullanımının liselere kadar indiğini dile getiren Melek, "Liseli gençler üzerinde yapılan bir anket çalışmasına göre alkol kullananların gerekçeleri üzüntü ve problemleri unutmak, arkadaşlarının teklifini reddetmemek, neşeli olmak ve keyif almak, özel günleri kutlamak, stres atmak, tadına bakmak, sevdiği kişiye kavuşamamak, cesaret kazanmak şeklinde sıralanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) Türkiye dahil 30 ülkeyi içerisine alan 2005 yılı araştırma raporunda verilen istatistikler bu konunun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Cinayetlerin yüzde 85'i, intihara teşebbüslerin yüzde 90'ı, trafik kazaların yüzde 75'i, mala yönelik suçların yüzde 77'si, boşanmaların yüzde 80'i, hırsızlık ve yan kesicilerin yüzde 71'i, tutukluların yüzde 78'si, öldürme olaylarının yüzde 50'si, akıl hastalıklarının yüzde 60'ı alkolden kaynaklanmaktadır. Hiç şüphesiz bu rakamlar bize birçok şeyi anlatmaktadır. Yine bu rakamlar bize tehlikenin boyutunun ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Gerek birey gerekse toplumsal olarak ciddi tedbirler almamız ancak tehlikeyi fark ettiğimizde mümkün olabilecektir." diye konuştu.

Her türlü alkollü içecekler ile afyon, esrar, eroin, kokain, katı, sıvı, toz veya hap gibi uyuşturucu kullanımlarının aile ve toplumları huzursuz ettiğini anlatan Melek, cinayetlerin işlendiğini, ailelerin yıkıldığını, intiharların arttığını ve genç nesillerin uyuşturucunun pençesinde can verdiğini vurguladı.

İslamiyet'in insanları felakete sürükleyen bu zararlı maddelerin kullanımını yasakladığına dikkat çeken Melek, şunları söyledi: "Şeytanın kötü işi olduğunu ve çok açık bir şekilde kaçınmanın gerekliliğini Maide süresinin 90. ve 91. ayetleri ile şöyle ifade etmiştir: 'Ey iman edenler! (aklı gideren) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumarla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah'ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?' Bir milletin, millet olarak hayatını sürdürebilmesi ve muasır medeniyet seviyesine, hatta onunda üzerine çıkabilmesi; sağduyulu, eğitimli, vatanını seven, kutsal değerlere bağlı, inançlı, bir nesil olarak hayatını sürdürmesi ile mümkün olabilecektir. Bunun için de millet olarak gençliğimizi, neslimizi iyi yetiştirmemiz, iyi eğitmemiz, sorumluluk bilinci, Allah, Peygamber ve insan sevgisi ile donatmamız vermemiz, onları bedenen, ruhen ve zihnen sağlıklı, fikri ve vicdanı hür, imanlı ve ahlaklı bir nesil olarak yetiştirmemizle ancak mümkün olacaktır. İbadetlerini yerine getiren, bilgili, eğitimli, terbiyeli ve ahlaklı, bedenen ve ruhen sağlıklı, sorumluluk bilinci olan, kötü insanların telkinlerine kapılmayan, çalışkan, dürüst vatanını ve ülkesinin insanlarını seven mukaddes değerlere bağlı, bir nesil yetiştirmeyi yüce yaratıcımızdan niyaz ediyorum."

captcha