Kur’an-ı Kerim’de ve Ehli Beyt aleyhimusselam’ın hadislerinde, bu konuya açıklık getiren veya değinen hiçbir ayet veya rivayet mevcut değildir. Çünkü Kur’an daha çok kanunların külliyatını beyan etme makamındadır organ bağışı ise yeni konulardandır. Bu yüzden bu konu rivayetlerde de belirtilmemiştir. İslam fıkhı her zaman kendini geliştirmekte ve hiçbir mesele de tıkanıklık yaşamadığı gibi bu konuda da cevapsız değildir. Çünkü fıkhın kaynakları sadece ayet ve rivayetlerle sınırlı değildir. Belki akıl, ölçü ve mizanlar da ahkâm kaynaklarındandır.
İslam’da halkın can güvenliğine özellikle her Müslüman’ın can güvenliğine önem verilmiştir. Bu sebeple fakihlerden bazıları; eğer bir Müslüman’ın can güvenliği ölü bir Müslüman’ın bedeni’nde vakfedilmiş organlardan birine bağlıysa, o organın bedenden alınıp diğer bedene takılmasının caiz olduğunu buyurmuşlardır. Ayrıca bir Müslüman’ın organlarından herhangi birinin selameti, ölü olup da hayatta iken organlarını bağışlamış bir Müslüman’ın organının kesilmesine bağlıysa o da caizdir. Buyurmuşlardır.
Bir insana hayat verme ve güvenliği konusunda şu ayete müracaat edebiliriz. Allah-u Teâlâ -kim bir insanı suçsuz yere veya yeryüzünde bir fesada yol açmamışken öldürürse, tüm insanları öldürmüş gibidir.-ayetinin devamında buyuruyor ki: Kim bir insana hayat verirse, tüm insanlara hayat vermiş gibidir. Bu doğrultuda organ bağışını, hatta ölü bir insanın veya bazı özel durumlarda hayatta olan insanın organlarından birini satabilmesini bu ayetten çıkartabiliriz.
366571