IQNA

Din alimleri İslamafobi ile mücadele çağrısı yaptı

15:25 - May 23, 2010
Haber kodu: 1926741
İstanbul(IQNA)- Dinler arası diyaloğun geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürüten Türkiye, dün, 22 MAYIS, bu kapsamda önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı.
Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Prof. Seyyid Hüseyin Nasr ve Prof. Harvey Cox dün Cemal Reşit Rey Konferans Salonunda 'Din, Modernite ve Gelecek' adlı oturumda bir araya geldi. Doç. Dr. İbrahim Kalın'ın başkanlık ettiği modernleşme, sekülerleşme ve dinin geleceği konuları masaya yatırıldı.
18 ve 19'uncu yüzyılda aralarında Karl Marx gibi isimlerin de yer aldığı pek çok düşünürün 'Modernitenin gelişmesi ile beraber dinin sona ereceğini' öngördüğünü hatırlatan Prof. Seyyid Hüseyin Nasr, 'Ancak hiçbiri günümüzde yaşandığı gibi 20'inci yüzyılın ikinci yarısında dinin etkisinin artacağını göremedi. Büyük düşünürlerin çoğunun tersine insanların dine ihtiyaçları var ve bu hep böyle kalmaya devam edecek. Dinin ruhani elementleri her geçen gün daha fazla insanı çekmeye devam edecek. Bu nedenle zaten pek çok ateistin saldırganlıklarına maruz kalıyor dinler. Dinin etkisi azalsa buna gerek duymazlardı' dedi. Nasr, bilim ve teknolojinin gelişmesinin insanların dine olan ihtiyaçlarını hiçbir şekilde azaltmadığını vurguladı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı dünyasında modernitenin zayıfladığını anlatan Cox, '400 yıldır Batı tarafından yönetilen modernizm paradigması artık ölüyor. Modernizmin eleştirileri Batı tarafından koloni haline getirilen topraklardan değil, Avrupa'nın kendi içinden geliyor. Bu nedenle Müslümanlar için Batı modernizmini kopyalama dönemi bitmiştir. Artık uyanma vakti. Batı'nın bugünkü seviyeye gelmek için yaptığı hataları tekrar etmemize hiç gerek yok. Modernizm derin bir krizden geçiyor ve Batı artık bizim için karar veremez' dedi.
Hıristiyanlık üzerine uzman Harvard Üniversitesi'nde Profesör olan Harvey Cox ise, kısa bir süre önce pek çok düşünürün din ve moderniteyi iki ayrı kavram olarak koyduklarına dikkat çekerek, 'Ancak bunun böyle olmadığı görüldü. Bugün ABD gibi modernliği sembolize eden pek çok ülkede devam etmektedir. ABD'de aydınlanma çağı dine karşı bir hareket olarak yaşanmamıştır. Ülkedeki pek çok idealist mücadele dini figürler tarafından yürütülmüştür' dedi. Ancak geçmiş dönemlerden farklı olarak bugün toplumlarda dini çeşitliliğin arttığına işaret eden Cox, 'Bizim burada gerçekleştirmeye çalıştığımız dinlerarası dialog sadece alimlerin yürüttüğü bir proje değil, sıradan insanların günlük yaşamlarında tecrübe ettiği bir durum' diye konuştu. Şu anda dinler açısından yeni bir dönemin eşiğinde olunduğunu belirten Cox, dünyada yaklaşık 2 milyar Hıristiyan ve bir milyar Müslüman bulunduğunu ve farklı dinlere mensup kişilerin ortak nokta arayışı içinde olduklarını söyledi.
Kaynak: AKŞAM


583617
captcha