IQNA

Cihan Aktaş`tan Naipaul`lu toplantıya red!

14:36 - November 22, 2010
Haber kodu: 2035995
Uluslararası Bölüm: İslam dinini hakir gören Naipul`un onur konuğu olduğu Avrupa Yazarlar Parlamentosu toplantısına Cihan Aktaş katılmama kararı aldı.
İKNA- İran Kur'an haber ajansı'nın medyaradar'dan aktardığı habere göre; İslam dinini hakir gören Naipul`un onur konuğu olduğu Avrupa Yazarlar Parlamentosu toplantısına Cihan Aktaş katılmama kararı aldı.

Onur konuğu olarak `İslam tıpkı parazit gibiydi` ifadelerini kullanan V.S. Naipaul`un geleceği İstanbul`da düzenlenen Avrupa Yazarlar Parlamentosu toplantısından Cihan Aktaş çekildi.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı`nın desteğiyle 25-27 Kasım tarihleri arasında İstanbul`da düzenlenecek Avrupa Yazarlar Parlamentosu`nun toplantısının onur konuğu İslam`a ve `3. Dünya` ülkelerine ilişkin tahkir edici söylemleriyle tanınan V.S. Naipaul`un olması kararlaştırılınca tepkiye neden oldu. Avrupa Yazarlar Parlamentosu`nda bir tebliğ sunacak olan Cihan Aktaş toplantının onur konuğunun V.S. Naipaul olduğunu öğrenerek toplantıya katılmama kararı aldı.
Cihan Aktaş toplantıya katılmama kararını ise şöyle açıkladı:
`Avrupa Yazarlar Parlamentosu toplantısına katılmayı severek kabul ettim ben, konu ilginçti çünkü: Dijital çağda edebiyat. Onur konuğunun kim olduğunu dün, Hilmi Yavuz`un yazısını okuyunca öğrendim. V.S. Naipaul. Doğrusu, Naipaul herhangi bir yazar olarak çağrılı olsaydı, yine de katılabilirdim toplantıya. Ancak "onur konuğu", farklı bir mesaj bildiren, beni de yazar olarak, Müslüman olarak bağlayan bir sıfat. 17. Yüzyılda Hindistan`da gerçekleşen, sayısız insanın ölmesine sebep olan Babür Camisi`nin bombalanması hadisesinden "yaratıcı tutku" ( creative passion) diye bahseden bir yazarın onur konuğu olması bana ağır gelir. Her şeye rağmen edebiyat demiyorum, edebiyat benim için çok önemli olduğu halde.
Doğrusunu isterseniz, onu çağıranlar da Naipaul`u iyi tanımıyorlar gibi geldi bana, aksi halde davet ederken iki kez düşünürlerdi. Naipaul`un yazar olarak sahip olduğu konumu Hilmi Yavuz yazısında çok güzel anlatmış. Yavuz`un atıfta bulunduğu Rana Kabbani de Avrupa`nın Doğu İmajı isimli, benim de yazılarımda sıklıkla atıfta bulunduğum kitabında Hindistan kökenli Naipaul`un İslam`a yönelik yabancılaşmasını ayrıntılı olarak tasvir ediyor. Naipaul`da, büyükbabası Hindistan`dan Trinidad`a sözleşmeli işçi olarak göç etmesinden ileri gelen bir yabancılaşmış göçmen hissiyatı vardır. Eserleri, kökeni üzerinden İslam`a da kendini uzak tutarak bakmak için sebepler aradığını gösteren ayrıntılarla doludur. Bu ayrıntılarda öne çıkan tiksinti bazen insanı dehşete düşürtecek boyutlara ulaşır. İslam`dan "bir yenilgi", "öfkeli bir düşüş" olarak söz eder, aslında İslam`da salt olumsuzluk gördüğü söylenebilir. O`nun bakışları dolaştığı Müslüman ülkelerde oryantalist imgelere düşkün Batılı okuyucunun kanını donduracak ayrıntıları bulmaya ayarlıdır sanki. Naipaul`un eserlerini, göçettiği ve yurtlanmaya çalıştığı Batı kültüründe edebiyatta bir yere varmak için kendi kendini sömürgeleştirmeye açık bir zihin yapısıyla kaleme aldığını düşünüyorum.`
699637

captcha