Libya halkı 3 Temmuz tarihinde Kurucu Meclis temsilcilerinin seçilmesi ve ülkelerinin Demokrasiye büyük bir adım atması için 40 yıl sonra ilkez sandık başına gittiler. Seçime bir haftadan daha az zaman kalmasına rağmen ülkenin dört bir yanında kaos ve güvensizlik olduğu gibi tatsız ve asılsız haberler yayılmıştır.
Bu doğrultuda son günlerde halk Federalizmi destekleyerek geçici konseye karşı sokak gösterileri ve ayaklanmalar düzenlemektedirler. Libya’nın 1951 yılında İtalya’dan bağımsızlığını almasının ardından 1969 Muammer Kaddafinin darbesinden sonra demokrasinin temel ilkelerini yaşamaları mümkün olmamıştı.Tarihte hiçbir zaman önemli ve etkili bir seçim görmemiştir. 7 Temmuz seçimleri bu yıl Libya’nın Demokrasiye doğru ilk deneyimidir.
Libya’da son aylarda meydana gelen olaylar ayrılıkçılarla ilgili endişeler ve Federalizm sorunu herşeyden daha fazla petrol zengini olan bu ülkenin belirsizlik içinde kalmasına sebep olmuştur. Yaklaşık 6,5 milyon nüfuslu nispeten büyük topraklara sahip olarak ve 80 milyard dolarlık gelirle her nekadar ekonomisini geliştirmek için büyük potansiyele sahip olsada Kaddafinin devrilmesinden 16 ay geçmesine rağmen kabilevi ve ırkçı düşünceler etnik gerginlikler devam etmektedir.
Tunus ve Mısır’da sorunları bu şekilde meydana gelmedi. Devrim hızlı bir şekilde düzenli olarak yoluna devam etti. İki ülkenin ideal siyasi yapısı halk tarafından kabul edildi.Şayet bu farkın sebebi yarı-demokratik bir yapı olarak sınıflandırılmaları olabilir. Mısır ve Tunus’da ortaya çıkan bilimsel eğitim merkezleri sayesinde halkın sivil toplum litaratürü ve ulusal çıkarlarla aşinalıkları vardı.Oysa Libya’da bu ülkenin Batı bölgesinden başka etnik çıkarlar ulusal çıkarların önünde gelmektedir. Batı algılamasıyla olmayan bir Fedaralizmin Libya’da söz konusu olması için kabilelerin başkanlıkları altında bir çeşit ulusal birlik meydana gelmesi mümkündür.
Fedaralizm sorunu Doğuda oturan Libyalılar tarafından Bengazi ve Burke şehirlerinde oturanlar için söz konusu olarak artan güç seviyesi ile siyasi yapısını etkileyerek takip edecektir. Fakat Federalizm karşıtları onun amacının refah ve telafi meselesi olarak görmektedirler.Çünkü Kaddafi zamanında onun doğum yeri olan Batı Libya Doğu bölgesine nispeten daha fazla gelişme göstermiştir. Doğu bölgeleri petrol kaynakları olmasına rağmen olması gerektiği kadar teveccüh edilmemiştir.
Bu ayrımcılık ve eşitsizlik geçmiş otoriter devlet önlemlerinin sonucudur. Libyada görüş ayrılıklarına sebep olmuştur. Diğer bir deyişle Doğu-Batı arasında perspektif bakış açısında çatışma yaratmıştır. Bu yüzden seçim sorunundaki başbakanın seçilmesi ve yeni anyasanın kurulması görevini üstlenecek olan her şehrin kurucu meclis temsilcilerindeki sayının farklılığı bu sorunu yaşamaya başlamalarına sebep oldu ve Doğulular seçimleri boykot ederek Batılılarla eşit kota sahibi olmak istemektedirler.
Bu sivil toplum sorunu ve düşüncenin gelişmesinde etnik çıkarlar üzerine ulusal çıkarların önceliği kısa vadede halledilecek bir şey değildir. Libya siyasi gelişiminde önemli bir başarıya imza atamayacaktır. Fakat bazı işaretler gelecek seçimlerin maksimum katılımla Libya halkının geleceği için umut olabileceği yolundadır. Sonuç olarak ilk Demokratik deneyiminde çoğunluğun katılımıyla olumlu ve güçlü bir adım attığı kabul edilebilir.
Rıza Adaletipur
1044709