IQNA

Tahran Zirve Toplantısının Sonuç Bildirgesi;

Filistinin İşgali ve Siyonist Rejiminin sürekli cinayetleri, Ortadoğudaki Kriz Durumunun temel nedenidir

11:27 - September 03, 2012
Haber kodu: 2403936
İran Kur’an Haber Ajansı İKNA ‘nın verdiği rapora göre, Bağlantısız Hareketi üye ülkelerinin Onaltıncı Zirve Toplantısı Ağustosun 31’nde bir sonuç bildirgesi çıkararak sona erdi.
Bağlantısızlar Hareketinin verdiği bildirgenin tam içeriği şöyledir:
Biz Bağlantısızlar Hareketi üyesi olan ülkeler, Onaltıncı Zirve Toplantımızda Ağustosun 30 ve 31’nde Tahranda bir yere toplandık; uluslararası koşullarını bütün üye ülkeleri ve bütün insanlığı kaygılanndıran ana problemleri çözmek için etkin destek verebilmek kastıyla gözden geçirdik; aynı halde Bandong (1955) ve Belgrad (1961)’da yapılan Konferanslarda onaylanan ve milletler için Barış, Eşitlik, İşbirliği ve Refahın elde edilmesine temel olan Bağlantısızlar Hareketinin bakış, kurallar ve hedeflerinden esinlenerek ve aynı halde bu Hareketin geçmiş tecrübeleri ve şimdiki potansiyellerini gözönünde bulundurarak, Bağlantısızlar Hareketinin kendisi, temeller ve hedeflerinin yine her zamanki gibi geçerli olduğuna tekit ediyoruz. Hareketin geçmişte Emperiyalism, Sömürgecilik, Yeni Sömürgecilik, Apartayd, İstikbiar ve dış müdahalenin bütün biçimleri, tecavüz, işgal ve sultacılığa karşı elde ettiği tecrübelere dayanarak ve Hareketin bundan sonra da büyük güçlere dayalı birliklerden uzak kalması ilkesini Hareketin bir temel ilkesi olarak koruyacağına tekit ederek Bağlantısızlar Hareketinin ilkeleri ve hedefleri konusunda yeniden antlaşıyoruz ve uluslararası ilişkilerde barışla birlikte yaşama, milletler arasında insafla işbirliği ve ülkelerin eşitliği temeline dayanan yeni bir plan uygulamaya söz veriyoruz. Biz ülkelerin ulusal hakimiyeti, Devletlerin eşitliği, ülkelerin toprak bütünlüğü, ülkelerin içişlerine karışmamak ilkelerini tekit ederek tecavüzcü eylemler yada barışı çiğnemek gibi eylemlerin karşısını önlemek için gereken işleri yapacağız. Her kesi uluslararası ihtilafların barışçıl yollarla ya başka deyiöle uluslararası barış, adalet ve güvenliği tehlikeye atmayan yöntemlerle çözmesine teşvik ediyoruz. Her hangi bir ülkenin toprak bütünlüğü yada siyasal bağımsızlığına Birleşmiş Milletler Teşkilatı tüzüğüne karşı olan her türlü güç ve tehdidi kullanmamayı hatırlatırken ve tüm yukarıdaki konulara nazaran aşağıdaki maddeleri bildirmek istiyoruz:
1- Dünya ortak yönetimi için bir etkin, aydın, kapsayıcı ve adaletli düzenin oluşması gerekmektedir. Bu düzen bütün ülkelerin katılımı, insaf ve adalet temelinde kurulmalı ve güvenlik tehditleri, yaşam çevresi tehlikeleri, iklim değişmeleri, göç, bulaşıcı hastalıklar, uluslararası iktisadi eylemler ve diğer etkenlerden dolayı ortaya çıkan şimdiki çelişkiler ve tehlikelerle yüzleşmek için gereklidir. Böyle bir düzenin kurulması için Bağlantısızlar Hareketi üye ülkeleri kendi tutumlarını koordine edip, güçlerini seferber etmeli ve ve gelişmede olan ülkelerin yararı doğrultusunda hareket etmeliler. Buna ilişkin aşağıdaski öncelikler gözönünde bulundurulmalıdır:
A) Dünya ortak yönetiminin alanı çok geniş olup gelişme ile ilgili konular hariç ilgi odağı olan bir çok sorun ve ülkelerin merak ettiği konuları da kapsamaktadır. Dünya güvenlik, toplumsal, çevresel, sağlık, sığınma, uyuşturucu maddeler, uluslar ötesi örgütlenmiş suç işlemeleri ve teröristler ile sibernetik saldırılar gibi çelişkilerle yüz yüzedir. Uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması henüz bir çok ülkenin öncelikleri arasında yer almaktadır. Barış ve güvenlik konusunda şimdiki uluslararası karar verme yapısı yetersizdir ve değişiklikler karşısındas kendisinden çok direniş göstermektedir.
B) Birleşmiş Milletler Teşkilatı bir evrensel kurum olarak dünya yönetimini hukuki ve temel çerçevesinin biçimlendirmesi doğrultusunda ana rolü üstlenmelidir. Buna göre de, bu teşkilat bütün bölgesel ve uluslararası kurumlar arasında koordine etme işlemleri gibi bir çok ortak konularda ortak çözüm yolları bulmak için çabasını sarfetmeli ve zaten bu işi yapma kapasitesi de mevcuttur. Birleşmiş Milletler Teşkilatının dünya yönetimi konularının gündeminde konulması için onu takviye edip geliştirmek öncelikler arasında olmalıdır. Böyle bir hedefe ulaşmak için Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun özellikle uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması konularında takviye ve yükselişi ve Güvenlik Konseyi yapısının yenilenmesi günümüzdeki olayları gerçek biçimde yansıtsınlar diye gereklidir.
C) Gelişmede olan ülkelerin iktisadi bakımdan artan önemleri ve durumları uluslararası anahtar kurumların yönetim yapılarında yansıtılmalıdır. Dünya yönetimi ile ilgili önemli kararlar artık gelişmiş ülkelerden oluşan bir küçük grubun tekelinde kalmamalıdır. Karar vermeler bir çok konularda bütün ülkeleri etkilediği için gelişmede olan ülkeler uluslararası düzeyde politikaları belirleyen önemli kurumlarda daha çok rol almaları gereklidir.
D) Son yılların krizleri mali ve iktisadi uluslararsı kurumların yetersizliklerini ve onların krizlerle ilgilenemeyip aksine bu krizlerin onların geniş alanlarda koordine etme güçlerini kötü yönde etkilediğini açığa çıkarmıştır. Bu kurumlar İkinci Dünya Savaşından sonra kurulduklarını gözönüne aldığımız zaman onlar artık şimdiki dünyanın çelişkilerini çözme güçleri yoktur ve bu konu ise gelişme halinde olan ülkeleri kötü yönde etkilemektedir.
E) Uluslararası toplum içinde her millet kendine özgü değerler ve bakış açılarına sahiptir. Sadece çeşitliliğin Dünya Toplumu arasında resmen kabullenmesi ve saygı görmesi takdirde barış ve işbirliği ile yaşama olanaklıdır. Ona göre de, başka uluslararası toplumunun üyelerine değerlerin zorla yüklenmesinden kaçınılmalıdır.
2- Filistin topraklarının işgali ve Siyonist Rejiminin gaspedilen topraklarda sürekli cinayetleri Ortadoğuda her zaman kriz ortamının temel nedeni olmuştur. Bu kriz için her türlü bir çözüm yolu işgale son verme, Filistin halkının kendi geleceklerini belirleme hakları konusunda doğal haklarının geri verilmesi ve Kudüs-i Şerif başkentliği ile Filistinde bir bağımsız ülkenin kurulması konularını kapsamalıdır. Filistin halkının ulusal hakkının geri verilmesi bölgede kalıcı ve adalete dayalı barışın tek yoludur.
3- Irkçılık ve ırk ayırımı insanların yücelik ve eşitliklerine açık bir ihanettir. Dünyanın çeşitli yerlerinde ırkçılığın yeni biçimleri ve onunla ilgili cinayetlerin ortaya çıkması çok endişelendiricidir. Buna göre de, kesin kararların verilmesi ve siyasal irade ile ırkçılık ve ırk ayırmacılığın bütün biçimleri, yabancı korkusu, İslam korkusu ve bz. Ve aynı halde yeni biçimlerde kölelikler ve insan kaçakçılığı her yerde olursa önlenmelidir.
4- İnsan haklarının bütün çeşitleri birbirinden ayrılmayan ve birbirleri ile ilişkindirler.insan hakları ile ilgili konular olumlu, çelişkisiz, seçim yapmayan, adaletlice, tarafsızca, dengeli, pratik ve siyasal çıkarları gütmeyen bir yaklaşım ve işbirliği ile gözönünde bulundurulmalıdır. Kültür çeşitliliği, ulusal otorite ve toprak bütünlüğüne saygı duymak ve kültürel, dini, toplumsal, tarihi ve siyasal özellikleri gözönünde bulundurarak ülkelerin içişlerine karışmamak insan hakları konusu ile ilgili temel ilkelerdir. Kadınlar ve gençlerin hakları ve kapasitelerine özel ilgi göstermek ve onların siyasal, iktisadi ve toplumsal süreçlerde katılımlarının sağlanması gereklidir.
5- Nükleer silahlar şimdiye kadar üretilen en insana karşıt silahlardır. Taktiksel ve stratejik nükleer gücün korunma ve bakımı ve onun sürekli modernleştirilmesi ve onların özellikle nükleer silahı olmayan ülkeler aleyhine kullanılmasını doğrulayan yeni askeri doktrinler insan oğlunun aleyhine olan en büyük tehdittirler. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması nükleer silaha sahip olan ülkeler için sınırsız olarak kendi nükleer cephanelerini tutma hakkı kazandırmamaktadır. Sözkonusu ülkeler Nükleer Silahlarının Yayılmasını Önleme Anlaşmasında üstlendikleri 6’cı maddeye uyarak bütün nükleer silahlarını belirli bir zaman çerçevesi içinde imha etmeliler ve bu konuda Nükleer Silahları İmha etme Genel Konvansiyon düzenlenmesi gereklidir.
6- Bütün ülkeler nükleer enerjiyi araştırma, geliştirme, üretim ve kullanma olarak inkar edilmez ve kesin hakllarından faydalanabilmeli ve ondan barışçıl amaçlar uğrunda ayrıcalık yapılmadan ve ilgili hukuki taahhütlerle yararlanmalıdırlar. Ona göre, hiç bir şey üleklerin barışçıl amaçlar uğrunda nükleer enerjiyi kullanmalarını önlemek yada sınırlandırmak için yorumlanmamalıdır. Ülkelerin, İran İslam Cumhuriyeti dahil, nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlar doğrultusunda kullanmaları ve nükleer yakıt üretimi hakkındaki kararlarına saygı duyulmalıdır.
7- Nükleer barışçıl faaliyetlerin dokunulmazlığına saygı duyulmalıdır ve barışçıl nükleer tesisleri yada düzeltilme halinde olan tesislere her türlü saldırı yada tehdit insanlar ve çevre için ciddi bir tehlike sayılıp, Uluslararası Hukuku, Birleşmiş Milletler Tüzüğü ve Uluslararası Nükleer Enerji Ajansının kurallarını çiğnemektir. Ona göre de, enerji üretimi için kullanılan nükleer tesislere saldırı yada tehdidi önleyen uluslararası ve kapsayıcı bir belgenin yazılıp onaylanması gereklidir.
8- Bağlantısızlar Hareketi üye ülkeleri bu ülkelere baskı yapmak amacıyla yapılan (sermaye yatırımı ve ticarette serbestlik, bağımsızlık ve otoritelerini tehdit etmekle) tek taraflı embargo, ülkeler aleyhine tehdit edici eylemler ve kişilerin yolculuğunu kendi başına sınırlandıran eylemler yada tek taraflı ve sınırlar ötesi önyargılı ve zarar verici kanunları kabullenmek, onaylamak ve uygulamaktan çekinmeyi üstleniyorular.
Harekete üye olan ülkeler aynı halde kendi serbest iradeleri temelinde ve kendi toplumsal, iktisadi ve siyasal çerçevelerinde karar verme haklarını tehdit etmek karşısında direnmeyi üstleniyorlar; çünkü böyle bir eylemler yada kanunlar Birleişmiş Milletler Tüzüğü, uluslararası kurallar, kaç taraflı ticaret düzeni kurallarının çiğnenmesi ve ülkeler arasında dostluk temelinde olan ilişki normlarına aykırı olmak anlamındadır. Bu doğrultuda, ülkeler sözügeçen eylemler, kanunlar ve onların uygulanmasına karşı çıkmak, kınamak ve ciddi bir şekilde böyle çabaları etkisiz hale getirmek üzere anlaştılar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve diğer kurumları gibi Bağlantısızlar Hareketi üye ülkeleri de baika ülkelerden bu doğrultuda hareket etmelerini istiyorlar. Hareketin üye ülkeleri aynı halde böyle bir eylemleri yapan yada kanunları koyan ülkelerden en kısa zamanda ve tamamen sözkonusu eylemleri iptal etmelerini istemektedirler.
9- Bütün terörist eylemleri, devlet terörismi dahil hiç bir kuşku olmadan kınanmalıdır. Bütün devletler, Bağlantısız Hareketi üye ülkelerinin barış, güvenlik, istikrar ve gelişmelerini olumsuz yönde etkileyen terörizm tehdidi karşısında kendi uluslararası taahhütlerine sadık kalmalı ve terörizmsiz bir dünya gerçekleşmesi uğrunda çalışmalılar. Bütün terörizm kurbanları, insanlığa aykırı terörizme kurban giden İranlı araştırmacılar ve bilim adamları dahil, en samimi acıları paylaşmaya değer konulardır.
10- Tek kültürü yada özel siyasal, iktisadi, toplumsal ve hukuki yada kültürel modelleri zorla yüklemeye çalışma çabaları karşısında durulmalı ve aynı halde barış, güvenlik, istikrar ve gelişme, adalet, kardeşlik ve eşitliğe dayalı çeşitliliğe saygı duymayı ve karşıtlığı azaltan dinler, kültürler ve uygarlıklar arasında diyalog takviye edilip yükseltilmelidir.
11- Bağlantısızlar Hareketi kendi ve üyelerinin bütün olanaklarını Hareketin bildirgelerinde yansıtılan karaları ve üye ülkeleri yetkililerinin iradelerini uygulamak için sarfetmelidir. Bunun doğrultusunda, Bağlantısızlar Hareketi kendi hedefleri ve onayladığı kararların uygulanmasını takip etmek için bir güçlü mekanizma kurmayı düşünmelidir.
1088704
captcha