
Büyük Devrim Liderinin danışmanı Ayetullah Muhammed Ali Teshiri Uluslararası Kur’an Haber Ajansı (Iqna) ile Peygamber’in doğum yıldönümü ve Vahdet haftasıyla ilgili yaptığı ropörtajda özellikle İngiltere ve istikbarın çaba ve komplolarının İslam ümmetinin vahdetinin önündeki asıl engel olduğunu söylerek ‘özellikle İngiltere Batı ülkeleri ve dünya istikbarının komploları Müslümanlar arasındaki vahdetin sağlanmamasındaki ana unsurdur. Çünkü İslam dünyasının birleşmesinden korkmakta ve Şii-Sünni ayırımı davullarını çalmaktalar. asıl engellerin burada aranması gerektiğini düşünüyorum’ dedi.
Öte yandan İslam ümmeti içinde de sorunlar vardır. Bazıları ise Müslümanlar arasındaki bölünmelerden faydalanarak bu yolla kendi menfaatlerine ulaşmaktadırlar. Bölgede satın alınmış hükümetler ve Batıya nispet edilmiş bazı kişisel çıkarlara işaret etmekte mümkündür.
İran’da Şii veya Sünni adıyla birbirlerinin mukaddesatına hakaret ve saygısızlık eden kimseler hakkında uyararak ‘son zamanlarda İran’da çıkan gruplar hakkında şikayetler vardır. Bu gruplar bazen İslam ümmetinin mukaddesatına hakaret etmektedir. Bunlar ya cahil yada İslam düşmanları tarafından satın alınmışlardır. Eğer kendilerini şii olarak adlandırıyorlarsa Şiiler tarafından kovulmuşlardır. Eğer kendilerini Sünni olarak isimlendiriyorlarsa onlar tarafındanda uzaklaştırılmışlardır. Kendini Müslüman olarak adlandıran bir kimsenin tefrika davulunu çalmasına imkan yoktur’ dedi.
İmam Humeyni (ra) ve Yüce Liderin Vahdet İlkelerini Uygulamaları Bizim için bir Model Olmalıdır
Dünya Mezhepleri Yakınlaştırma Topluluğu eski Başkanı ropörtajın devamında Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumlarına dikkat çekerek ‘dinin ilkeleri ve İslamın kaynakları mezhepleri yakınlaştırmanın esasıdır. Buna tecevvüh edildiği takdirde sonucu mezheplerin yakınlaşması olacaktır. İman, Kur’an, hadis, Peygamber (saa)’in hayatı, Ehlibeytin davranışları, diğer mezheplerle ilgili olarak akılcılıkla mantıkla daveti önerir. Mezheplerdeki kişiler arasında diyalog ve içtihad özgürlüğü bu paylaşıma dayanmaktadır. Ve Kur’anı kerimde diyalog kapsamlı bir teori olarak vurgulanmıştır. Bu konuların ilkeleri için kesinlikle İslam zamanındaki Kur’an vesilesiyle vahdete ve kardeşliğe dönmeye ihtiyaç vardır buda Müslümanlar arasında birliğe neden olacaktır. İslami metinlerde Ulema ve Liderlerin davranışlarındaki yakınlaşma eğilimleri mevcuttur. Eğer dikkatli bir şekilde bakarsak bu ilkelerin tamamını İmam Humeyni (ra) ve Yüce Liderin davranışlarında bulabiliriz. Biz bu iki büyük insanın davranışlarını örnek olarak almalı ve vahdet ilkelerine teveccüh ederek bunun sağlanması için çaba sarfetmeliyiz’ dedi.
Bu din okulu hocası ve akademisyen Müslümanlar arasında vadetin korunması için masum imamların söylem ve davranışlarına işaret ederek Şiilerin altıncı İmamı Hz İmam Sadık (as) dan şu hadisi nakletmiştir: ‘Cemaat namazı sırasında sünni bir alimin arkasında namaz kılabilirsiniz. Önde duranlar tıpkı Peygamber (saa)’in arkasında saf durmuş gibidir ve Peygamber (saa) ile cemaat namazının sevabını alacaktır’.
Ayetullah Teshiri ‘eğer yapılan amelin sonucu vahdete yol açacaksa bunun yapılmasında ben bir yanlış olduğunu düşünmüyorum. Örneğin Hac vazifesini yerine getirirken imam vahabi ise sadece Müslüman toplumun birliğini korumak ve tefrikadan kaçınmak için onun arkasında namaz kılmak sorun değildir’ dedi.
Sünnilerin Mukaddesatına Saygı Onların Büyüklerini Örnek Olarak Almakla Farklıdır
Aynı halde o tüm Müslümanların inanç ve ilkelerine saygıyı tekrar vurgulayarak Ehlisünnet büyüklerinin davranışlarından örnek almayı ve saygı göstermeyi iki farklı konu olarak değerlendirdi. ‘ Ehli sünnetin mukaddesatına saygı göstermek ve o mezhebin büyüklerinin davranışlarını model olarak almak iki farklı konudur. Siz herhangi bir kimseyi kendinize örnek alabilir veya almayabilirsiniz. Ama kesinlikle birbirimizin kutsal değerlerine saygı göstermeliyiz’ dedi.
Yüce Liderin Danışmanı ropörtajını İslam dünyası alimleri tarafından tekfiri akımların kınanmasına değinerek sonlandırdı. Ve ‘tekfiri akımlar İslam düşmanları tarafından desteklenmektedir. Onların fikirleri İslami fikirler değil belki İslam karşıtıdır. Ve onların çabaları İslamı karalamak ve Müslümanlar arasına nifak sokmaktır’ dedi.
Son olarak hem Şii hemde Sünni alimlerin Kum, Riyad ve son zamanlarda Kahire’de düzenlenen farklı toplantılarda tekfirileri kınadıklarını aynı halde İslam dünyasının büyük ve seçkin alimlerinin yer aldığı İslam Fıkhı Topluluğunun tekfirileri reddederek kınadığını çünkü Peygamber (saa)’in fikirlerinin aksine hareket ettiklerine sözlerine ekledi.
2674403