IQNA’nın Hürseda haberden aktardığına göre, AFD’ye ilk tepki Federal Ayrımcılıkla Mücadele Merkezi Müdürü
Christine Lüders’ten geldi. Lüders, "Almanya’da her öğrencinin dinini yaşama
özgürlüğü var. Bu sebeple başörtüsü yasağı hukuka aykırı.” dedi.
Hamburg
Ordu Üniversitesi’nden Marcel Lewandowsky ise bu tarz taleplerin popülist
partilerin etki mekanizmasına ait talepler olduğunu söyledi. Popülizm uzmanına
göre aşırı sağ popülistlerin siyaseti tabuları kırma üzerinden işliyor ve bunun
için de mümkün olduğunca radikal söylemlere başvuruyorlar. AFD’nin başörtüsü
ile ilgili bu radikal söylemi hatırı sayılır sayıda taraftar bulsa da, henüz
buna güç yetirecek durumda değiller. Politikacılar ve öğretmenler, başörtüsü
yasağının uygulanması için anayasanın değiştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Eğitim
sendikası GEW’in okul uzmanlarından Nuri Kiefer’e göre AfD’nin talebi saçma.
Sebebi ise başörtüsünün bir elbise olması ve öğrenciler için herhangi bir sorun
teşkil etmemesi. Berlin Eyaleti Veliler Kurulu’ndan Günter Peiritsch de
başörtüsünün veliler açısından sorun teşkil etmediğine vurgu yaptı. Peirisch,
"Böyle bir şeyi gündeme getirmek için ihtiyaç olduğu izlenimini edinmedim.”
dedi.
AFD’nin
talebine son noktayı Berlin Eğitim Senatörü Sandra Scheeres koydu. Scheeres,
"Berlin’de başörtüsü taşıyan öğrencileri normal karşılama ve onlara saygı duyma
konusunda iyi tecrübelerimiz var.” şeklinde açıklamada bulundu.