
Danimarkalı 56 yaşındaki Lene Maith Seen 22 yıl önce İslam ile müşerrref oldu. Kendine Samira Hadım ismini verdi. Bu kadın Uluslararası Kuran Haber Ajansı (IQNA) ile yaptığı ropörtajda yaşamındaki en büyük değişiklik hakkında ' Ben Hıristiyan bir kızdım ve şans eseri bir İranlı bir erkekle tanıştım. Tabii ki bu Allah'ın isteğiydi. Ve gençtim Müslüman bir erkekle tanıştım ve yaşamımın bütün seyrini değiştirdi.
Eşimle tanıştığımda arkadaşları ile birlikte bir yeri Hüseyniye 'ye dönüştürmüştü. Orada dini ve mezhebi programlar düzenlemekte idiler. Onunla evlenmek için tek şartım benim Müslüman olmamı istememesiydi. Hz Zehra'nın şehadet gecesi eşim Hüseyniye'deki merasime katılmam için çok ısrar etti. Önce karşı geldim çünkü biz Danimarkalılar üzüntü ve kederi çok sevmeyiz. Her zaman mutlu ve güleryüzlü olmayı tercih ederiz. Hüseyniyede otururken tuhaf bir duyguya kapıldım . Ruhumun kanatlanıp uçtuğunu hissettim ama bu duygunun ne olduğunu bilemedim.
Eve dönünce eşim bendeki değişikliği fark etti. Benim neyim olduğunu sorduğu zaman hissettiğim duyguyu ona anlattım . Eşim durumu anladı ve ben ona Müslüman olmak istediğimi söyledim. Eşim muhalefet etti ve Müslüman olmanın bu kadar basit olmadığını ve büyük bir sorumluluk gerektirdiğini söyledi.
Hicap bana huzur verdi
Ertesi akşam hicabımı takarak ve İslami kıyafetler giyerek evden dışları çıktım. İlk önce biraz kaygı ve endişe duydum daha sonra huzur içerisinde ve güvenle evden çıktım. O gün namaz kılmaya başladım ve tüm yaşamımı bir huzur kapladı.
Danimarkalıların hicapla bir sorunu yoktur ve benim için diğerlerin ne düşündüğü önemli değildir. Allah'ın emri benim için herşeyden önemlidir. Bu benim Müslüman olduğumu kabul etmem ve Allah'a teşekkür yolumdur.
Din değiştirmeye ailesinin tepkisi
Müslüman olduğumu aileme açıkladığım zaman bunu korkuyla karşıladılar. Onları İslam ile aşina etmek ve onlarla ilişkimi iyi tutmak için çok çaba sarfettim. Ama neyazık ki onlar hiçbir zaman bunu kabul etmediler. Ben her münasebette onlara mektup yolluyorum çünkü onlar benim ailem ve beni büyüten insanlar.
Tüm bu olanlar Allah tarafından bir imtihandır. Bu yüzden Allah'ın iradesi ve imtihanı karşısında sabretmeliyiz. Bu benim için değerli bir emirdir çünkü ben dinimi ve huzurumu Allah'tan hediye olarak aldım.
Danimarka'da kadınlar beni gördüğü zaman İslam ile ilgili sorularını sormaktalar Örneğin neden kadınlar tesettürlü olmalıdır? Mirasta neden erkeğe iki kadına bir pay verilmektedir....vb bende basit bir şekilde onların sorularına cevap vermeye çalışıyorum.
Müslüman olmamdan dört ay sonra eşimle Hacca gittik. Haccın amellerini bilmiyordum ama ama tüm haccımı yerine getirdim.
Kopenhag semalarında 'Ya Hüseyin' sloganının dalgalanması
Her yıl Kopenhag'da İmam Ali camiinde Aşura merasimi tutkulu bir şekilde düzenleriz, adaklar adarız. Vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanır ve Muharremin onuncu günü Aşura'yı anmak için geniş bir yürüyüş düzenleriz. Bu bizim en önemli faaliyetimizdendir ve ben bu merasimde Danimarka dilinde konuşma yapıyorum. Benim inancıma göre insanın dinine karşı vazifeleri vardır. Gücünün yettiği kadar dinine hizmet etmelidir. Allah'ın omuzlarına verdiği sorumluluğa bağlı kalmalıdır.
Astan Kuds Rezevi ile tercüme konuşunda çalışmaktayım. Bu türbenin eserlerini Danimarka diline çeviriyorum. Şimdiye kadar 22 kitap tercüme ettim ' dedi. Samira'nın eşi Ali Hadımi ' Son yıllarda Vahabi tebliğ faaliyetleri Danimarka'da artış gösterdi. Yürüyüş ve konuşmaları engellemek için çalıştılar ve bunuda başardılar. Bu yüzden bizde bir uçak kiralayarak Danimarka dilinde bir afiş üzerinde ' Ya Hüseyin' yazısını yürüyüş mesirinde gökyüzünde dalgalandırdık. Bu eylem medyada geniş yankı buldu. Biz konuşma ve yürüyüşten daha iyi bir şekilde Danimarka vatandaşları üzerinde etkili olmayı başardık.