IQNA

9:07 - May 14, 2022
Haber kodu: 3476169
Takva terimini duyduğumuzda, aklımıza zühdün anlamı gelir. Fakat gerçek şu ki, takva, kendisini ahlaki ve ibadi boyutta gösteren Allah’ın beğendiği bir yaşam tarzıdır.

Takva; Allah’ın hoşnut olduğu yaşam tarzıDindarlık ve dindarlığın ana ekseni iman, imanın ana ekseni ise takvadır. Kur’an-ı Kerim, dinleyenini takvaya davet eden bir kitaptır. Fatiha Suresi'nden sonra Kur’an'ın ilk uzun suresi olarak Bakara Suresi'ne ulaşıyoruz ve bu sure şu ayetlerle başlıyor:

1 - Elif Lâm Mîm.

2 - İşte kitap; onda asla şüphe yoktur. O günahtan sakınanlar için bir rehberdir.

Kur'an, en başından itibaren kendine özgü hedef kitlesini tanımlar ve bu ilahi kitabın öğretilerinin, takva sahibi insanları istenen noktaya yönlendirmesi beklenir. Takva dindarlık olarak tanımlanır. Çoğu zaman takva kavramını duyduğumuzda aklımıza bir tür zühd gelir. Ancak dindarlık, hem ahlaki, hem dini hem de şer’i açıdan kendini gösteren Allah’ın beğendiği bir yaşam tarzıdır. 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v) ilk iman eden Hz. Ali (a.s) bize takvalıların doğru bir resmini gösterendir. Sözlerinin çoğu, özellikle Nehcü'l-Belağa'da zikredilenler, takvaya davetle başlar. Ancak "Muttakin hutbesi"nde, takvalı insanların somut ve pratik özellikleri onların sözlerine yansır.

Hz. Ali ibn Ebi Talib (a.s) (MS 600-661) Peygamberin ilk takipçisi ve onun kızı Fatıma'nın eşidir. Kur’an'ın yazılmasında rol oynayan kişilerden biridir. Derinliği ve özel edebi değeri olan konuşmalarının bir kısmı, Nehcü'l-Belağa adlı bir kitapta toplanmıştır. Bu kitabın, Müslüman alimler arasında güvenilirliği ve muhtevası bakımından özel bir yeri vardır.

(Seyyid Hamid Hoyi'nin IQNA ile bir video röportajındaki​ sözlerinden alınmıştır)

3965282

İsim:
Email:
* Yorumunuz:
* captcha: