IQNA

9:32 - May 21, 2022
Haber kodu: 3476224
Konuları bilmek ve farkında olmak her zaman önemli olmuştur. Fakat ilginçtir ki Kur'an'da bazı konuları bilmek faydasız hatta zararlı olarak zikredilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de üç tür bilgiden bahsedilmiştir; Yararlı bilgi, zararlı bilgi ve ne yararlı ne de zararlı olmayan bilgi.

Faydalı ilim öğrenmek o kadar önemlidir ki, Hz. Musa (a.s) onu bulmak için bir üstad ve yol gösterici arayışına girmiştir. Hızır ile tanıştığında, ondan gelişmesine ve ilerlemesine yardımcı olacak ilmi öğretmesini istemiştir.

(Musa ona dedi ki:) "Doğru yol olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?" (Kehf Suresi, 66. ayet)

Bakara Suresi 259. ayetinde de şöyle gelmiştir ki:

"Peygamber Üzeyr"in Allah'ın emriyle ölülerin dirilişini tecrübe etmesi için 100 yıl uyutulmuştur. Bir başka örnek ise Bakara Suresi 260. ayetinde bildirildiği gibi, Allah, Hz. İbrahim'in kalbinden emin olmak için dört kuşu öldürüp etlerini karıştırıp dirilterek onu (Hz. İbrahim’i) duyularını gözetmeye davet eder.

Ama Kur'an'da, zararlı ve faydasız bilgilerin varlığından bahsedilmiştir. İnsanlar üzerinde kötü etkileri olabilecek bilgiler bulunmaktadır .

Örnek olarak, Kur'an, zararlı bilgi arayan bir gruba işare etmektedir.

Bakara Suresi 102. ayetinde "Kendilerine zarar verecek ve de faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı." diye buyuruyor.

Aynı şekilde Kur'an-ı kerim cevabının bilinmesi durumunda kötü etkisi olan soruları da yasaklamıştır.

Maide Suresi 101. ayetinde şöyle buyurulmuştur: "Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın."

Ama bazı bilgiler, ne faydalı ne de zararlıdır ve bunları bilmenin hiçbir faydası yoktur. Bununla birlikte, bazıları onları bilmeye ve öğrenmeye çalışır ve hatta başkalarıyla o faydasız bilgiler hakkında tartışırlar.

Örneğin, bazı insanlar Ashab-ı kehf sayısı konusunda hemfikir değiller. (Kehf Suresi 22. ayet). Kur'an-ı Kerim bu görüş farklılığını tenkid ederek, onu gereksiz ve yararsız sayar.

Ve şöyle buyurur: Faydasız adetler ve sayılar ve istatistikler yerine, amaç üzerine düşünün ve amaçsız bilgilerin peşinden gitmeyin.

Ashab-ı kehf'in fesat ve zulme tahammül etmeyerek, çöle giden insanlar olduğunu bilmek faydalı ve gereklidir, onların sayısını bilmek bir işe yaramaz.

Bu nedenle, Kur'an diyor ki:

Kehf Suresi 19. ayet: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir;"

Kehf Suresi 21. ayet: "Çünkü Rableri onları daha iyi bilendir"

Kefh Suresi 22. ayet: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir;"

Kehf Suresi 26. ayet: "De ki: Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir."

Rivayette Peygamber Efendimizin (s.a.v) faydasız ilimden Allah'a sığındığını görüyoruz. "Allah'ım faydasız ilimden sana sığınıyorum."

Ashab-ı kehf, Decianus'un zulmünden korunmak ve inançlarını korumak için (201-251 miladi yılları arasında) mağaraya göç eden Hristiyanlardı ve orada yaklaşık 309 yıl süren derin bir uykuya daldılar

Kur'an-ı Kerim'de Kehf ismiyle bir sure vardır ve 8 ile 26. ayetlerde bu müminlerin hikayesine işare edilmektedir.

İsim:
Email:
* Yorumunuz:
* captcha: