IQNA

Kur’an-ı Kerim’de İmam Zaman / 1

Mehdevi topluluğu için geçerli bir Kur’an ayeti

9:18 - February 05, 2026
Haber kodu: 3490220
IQNA – Nûr suresi 55. ayeti dünyada henüz gerçekleşmemiş olan ve İmam Mehdi’nin (as) gelişinin bereketiyle kurulacak olan toplumdan başka hiçbir topluma uygulanamayacak olan erdemli bir toplumu anlatmaktadır

Nûr suresi 55. ayeti: “Allah, içinizden iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapan kimselere vaad etti ki, kendilerinden öncekilere verdiği gibi onlara da yeryüzünde hâkimiyet verecek, onlar için hoşnutluğuna vesile kıldığı dinlerinin yerleşip yayılmasını sağlayacak, şu andaki korkularını güvenliğe çevirecektir; çünkü onlar bana hiçbir şeyi ortak koşmaksızın kulluk etmektedirler. Bütün bunlardan sonra kim inkâra saparsa yoldan çıkmış kimseler işte bunlardır.”

Bu ayet, hem münafıklar hem de müminler bulunan tüm Müslümanlara hitap etmektedir. Müminlerin bazıları salih ameller işlerler, bazıları işlemezler. Ayette bahsedilen vaat, özellikle ikinci gruba özgüdür. “Hilafelik”in anlamı, toprakları onlara tahsis etmek ve topraklara egemen olmalarını sağlamaktır. Allah bu anlamda şöyle buyurmuştur: “Gerçekten de yeryüzü Allah'ındır; O, onu dilediği kullarına miras olarak verir.” Ve şöyle buyurdu: “Yeryüzü, salih kullarımın mirasçısı olacaktır.”

A’râf suresi 128. ayeti: Mûsâ kavmine dedi ki: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. O, kullarından dilediğini oraya hâkim kılar; (güzel) sonuç, takvâ sahiplerinindir.”

Diğer bir ihtimal ise “Onların halefleri O’na inananlardır" ifadesiyle kastedilen Nuh, Hud, Salih ve Şuayb kavmi’dir.

Sonuç olarak sübhan olan Allah iman eden ve O’na layık amellerde bulunan kişi en hayırlı kullardandır. Ve onlara doğru, dürüst, küfür ve kötülükten arınmış,  yeryüzünü miras alacak ve insanlarının inanç ve eylemlerinde yalnızca hak dinin hüküm süreceği bir toplum kuracağını vaad etmektedir.

Onlar güven içinde yaşayan, iç veya dış hiçbir düşmandan korkmayan, hilekarların aldatmacasından, zalimlerin baskısından, zorbaların zorbalığından uzaktırlar.

Dünya Hz Peygamber’in peygamber olarak gönderildiği günden beri böylesine erdemli bir bir toplum görmemiştir.

Bu nedenle bunun bir örneği bulunursa bu ancak vaad edilmiş Mehdi zamanında olacaktır. Çünkü Peygamber Efendimiz’den (sav) onun özellikleri hakkında gelen rivayetler böyle bir toplumun gerçekleşeceğine işaret etmektedir.

Bazıları ayette Hz Mehdi (as) o gün orada bulunmadığı halde ayetin vahyedildiği sırada neden “sizden iman edenler ve salih amel işleyenler “ şeklinde tercüme edildiği sorusu akla gelebilir. Bu soruyu soranın bireysel ve sosyal adresleri karıştırmasından kaynaklanmaktadır.

Hitablar iki türdür: biri bireylere hitab etmektir, çünkü bireylerin kendi özelllikleri söz konusudur, diğeri ise aynı bireylere hitab etmektir ve bu bireyler belirli özelliklere sahip bir gruptur.
İkinci türde, bireyler hiç dahil değildir, hitab bu özelliklere sahip olanlara yöneliktir. Kur’an-ı Kerim’de müminlere veya kafirlere yapılan hitabların çoğu bu türdendir. Yahudişere verilen vaat gibi: “Eğer iyilik ederseniz kendiniz için iyilik etmiş olursunuz; kötülük ederseniz yine kendinize edersiniz. Nihayet ikinci cezalandırma vakti gelince onurunuzu çiğnesinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri herşeyi yakıp yıksınlar istedik”. (İsrâ: 7) 
Zülkarneyn’nin sözleriyle ifade edilen vaat: “Zülkarneyn, “Bu, rabbimden bir rahmettir. Fakat rabbim vaadi gelince O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vaadş haktır” dedi. (Kehf: 98)
Ayet, İmam Mehdi’nin (as) gelişiyle yakında gerçekleşecek olan toplumdan başka giçbir topluma uygulanamaz.
 
 
 
captcha