
Kadir suresi 1-5. ayetleri: “Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
“Bilir misin nedir Kadir gecesi?”
“Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.”
“O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar.”
“O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur. “
Duhân suresi 1-4. ayetleri: “Hâ-mîm.”
“Aydınlatan kitaba yemin olsun!”
“Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız.”
“O gecede bizim katımızdan bir emirle hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Rabbinden, eğer doğru biliyorsanız göklerin, yerin ve bunlar arasında olan her şeyin rabbinden bir rahmet olarak biz devamlı göndermekteyiz. O her şeyi işitir ve bilir.”
Ramazan ayı kıyamet gününe kadar tekrarlanır ve dolayısıyla Kadir Gecesi de kıyamet gününe kadar devam eder. Bu nedenle meleklerin ve ruhun yeryüzüne inişi her Kadir Gecesi’nde tekrarlanır. Soru şudur: Her yıl Kadir Gecesi’nde yeryüzüne inen melekler ve ruh, Allah Resulü’nden (sav) sonra kimin üzerine iner?
Meleklerin ve ruhun indiği yer olmak üzere, her zaman kusursuz bir İmam’ın bulunması gerekir. Daha ayrıntılı açıklarsak, özünde manevi bir olgu olan ve ilahi düzen dünyasıyla ilişkili olan meleklerin ve ruhun inişi, soyut bir olay veya yeryüzünde tezahür yeri olmayan bir olay olamaz. Kur’an-ı Kerim, onların inişini açıkça “her şeyden” diye nitelendirir ki bu da bu inişin varoluş işlerinin planlanması ve detaylandırılmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir.
Dünyanın kaderini şekillendiren bu önemli konu ilahi gerekliliğe dayalı olarak bu ilimleri ve kaderleri alacak, koruyacak ve tezahür aşamasına getirecek bir güven yeri ve mükemmel bir ortam gerektirir.
Herhangi bir çağda bu kapasite sadece İlahi hüccetin varlığında gerçekleşir. Çünkü yalnızca o, bu görünmez hakikatleri doğrudan ve bozulmadan alma yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, Kadir Gecesi’nin tarih boyunca sürekliliği, her çağda İmam’ın varlığının sürekliliğini gerektirir. İçinde bulunduğumuz çağda, on ikinci İmam, Hazreti Mehdi (as), Zuhur vaktine kadar her Kadir Gecesi’nde bu ilahi hediyenin indiği yerdir.
Bu analiz, yalnızca ayetlerin görünüşüyle tutarlı olmakla kalmaz, aynı zamanda ilahi lütuf ilkesi ve insanlığın sürekli rehberliğinin gerekliliğiyle de tamamen uyumludur.
Hadislerde, Allah Resulü (sav) sahabelerine şöyle buyurmuştur: “Kadir Gecesi’ne iman edin, çünkü o gece Ali ibn Abi Talib ve ondan sonra gelen on bir oğlu içindir.” (Kemaleddin, cilt 1, s. 280-281, h. 3).
Müminlerin Emiri (a.s.), İbn Abbas’a şöyle buyurdu: “Şüphesiz her yılda Kadir Gecesi vardır ve o gece yılın işlerinin hükmü açıklanır. Bu konuda Allah Resulü’nden (s.a.v) sonra koruyucular vardır.” İbn Abbas şöyle der: “Ben sordum: Kimlerdir bunlar? O şöyle dedi: “Ben ve soyumdan on bir kişi, hepsi de imam ve hadis râvisidir...” (aynı eser, s. 247-248).