
El Ahd sitesinin haberine göre, Şeyh Kasım, Kudüs Günü’nün yalnızca belirli bir coğrafyaya ilişkin olmadığını, aynı zamanda tüm baskı altındaki halkların bağımsızlık ve adalet talebini temsil eden bir çağrı olduğunu söyledi. Bölgedeki son 70 yılın krizlerinin temelinde ise İsrail’in işgali ve 1948’den bu yana ABD ile Batılı ülkelerin bu rejime verdiği destek bulunduğunu kaydetti.
Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Kasım, Washington yönetiminin bu süreçte doğrudan rol oynadığını belirterek “İslami direnişin” Filistin davasına tam özgürlüğe ulaşıncaya kadar destek vermeye devam edeceğini vurguladı.
Hizbullah lideri ayrıca İran’ın Kudüs’ün korunması yolunda verdiği desteğin önemine dikkat çekti.
Konuşmasının bir bölümünde Lübnan cephesindeki gelişmeleride değerlendiren Kasım, Hizbullah’ın attığı adımların 15 ay süren saldırılar ve ulusal altyapının tahrip edilmesine karşı meşru bir savunma olduğunu söyledi. Direniş liderliğinin daha önce siyasi dengeleri gözetmek ve diplomatik kanallara fırsat tanımak amacıyla askeri karşılık vermekten kaçındığını belirten Kasım, artan gerilimin ardından “El-Asf el-Me’kul” operasyonunun başlatıldığını açıkladı.
Kasım, hükümeti ülkenin egemenliğini korumada ve sivilleri yerleşim bölgelerine yönelik saldırılardan korumada yetersiz kalmakla eleştirerek, direniş açısından tehditlere karşı silahlı direniş dışında bir seçenek bulunmadığını ifade etti.
Açıklamlarının sonunda Hizbullah lideri, direniş güçlerinin son çatışmalardan edindiği tecrübelerden yararlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Güçlerimiz uzun süreli bir savaşa hazırdır ve sahada düşmanı sahip olduğumuz kabiliyetler şaşırtacaktır.”
Kasım ayrıca savaş nedeniyle yerinden edilen ve çatışma bölgelerinde yaşayan Lübnan halkının direncini ve sabrını takdir etti.
4340595