IQNA

Kur’an-ı Kerim’e göre Siyonizmle muharebenin analizi/15

Düşmanın hertürlü saldırısına Kur’an’nın misilleme mantığı

1:10 - March 27, 2026
Haber kodu: 3490572
İslami hükümetin herhangi bir kimseyle savaşı yoktur ancak tecavüz, fitne çıkarma, korku ve dehşet karşısında düşmana aynı şekilde cevap verir. Ta ki Allah’ın yardımı ona ulaşabilsin.

Kur’an-ı Kerim’de düşmanla savaş meydanında üç şart beyan edilmiştir: وَ قاتِلُوا فِی سَبِیلِ اللَّهِ الَّذِینَ یقاتِلُونَکمْ وَ لا تَعْتَدُوا إِنَّ اللَّهَ لا یحِبُّ الْمُعْتَدِینَ»  “Size savaş açanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın, ama aşırıya gitmeyin; şüphesiz Allah aşırı gidenleri sevmez” (Bakara suresi, 190. ayeti)

İlk olarak savaş Allah yolunda ve onun için olmalıdır. İkinci olarak düşman karşısında savaş dayatılmadıkça silaha el uzatılmamalıdır. Üçüncü olarak savaş meydanında ahlaki ilkelere bağlı kalınmalıdır. Bu yüzden Amerikan-Siyonist rejime karşı İslami İran’nın savunması meşru bir eylemdir.

Dört ayet sonra da nasıl cevap verileceği açıklanır. «فَمَنِ اعْتَدَى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدَى عَلَيْكُمْ»  “... Kim size saldırırsa, onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın...” (Bakara suresi, 194. ayeti)

Eğer düşman başka bir  Müslüman bir ülkenin topraklarına saldırırsa aynı şekilde misilleme hakkı vardır.

Örneğin İran’nın petrol ve gaz rafirenileri bombalanırsa İran’da onları tenbih etmek ve engellemek amacıyla onlara üs veren ülkelerdeki sermaye yatırımlarını hedef alma hakkı vardır.

Düşman ülke karşısında teslimiyet ölümle eşdeğer, direniş ise hayatla eşdeğerdir.

Etiketler: İran ، savaş ، Amerika ، İsrail ، analiz
captcha