
Hendek savaşı sırasında Hz Peygamber bir dizi Müslümanla hendek kazmakla meşgul iken münafıklar onları gafil zannederek evlerine gidiyorlardı.
Oysa gerçek Müslümanlar Hz Peygamber’den izin alarak işleri bittikten sonra hemen geri dönüyorlardı.
Nûr suresi 62. ayeti ilk gruba serzenişte şöyle buyuruyor: «إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلَى أَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتَّى يَسْتَأْذِنُوهُ». “Gerçekten, Allah’a ve Peygamberi’ne imam eden müminler, Peygamberle beraber bir iş için toplandıklarında ondan izin almaksızın gitmezler.”
‘Emri Camii’ den maksat halkın toplanarak işbirliği içinde birlikte hareket etmesini gerektirir. Bu yüzden liderler her önemli işin çözümünde tüm müminlerin varlığını gerekli görürler. Rehper veya liderden izin almadan o alanı terketmek caiz değildir.
Daha sonra buyuruyor ki : إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ أُولَئِكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَ رَسُولِهِ فَإِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ»
"Ey Peygamber! Senden izin isteyenler, işte onlar Allah’a ve Peygamberi’ne iman eden müminlerdir. “
Bu ayet Allah’ın Velisinin izninin imanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgular.
Ayetteki «شأنهم» kelimesi yani bu izin sadece önemli kabul edilen işler içindir. Hz Peygamber de emri göz önüne alarak ferdlerin etkilerine göre izin veriyordu. Onlar her ne kadar izinli olsalar da özel işin toplu işe önceliği olmasına rağmen ilkini terk etmek bağışlanma ve merhamete ihtiyaç duyar.
“Bazı işleri için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver, Allah’tan onların affedilmesini dile. Allah şüphesiz çok bağışlar, merhamet eder.”
İslami İran örneğinde olduğu gibi halkın sokaklardaki görkemli varlığı düşmanın komplolarının bertaraf edilmesine ve savaşçıların sevinmesine neden oluyordu. Hiçbir mazeret bulunmadan sokaklarda bulunmamak caiz değildir.