
El Meyadin sitesinin haberine göre, Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas), Nekbe’nin yıldönümünde Filistin’deki direniş silahlarının işgalin varlığıyla bağlantılı olduğunu vurgulayarak işgal altındaki ulusların anayasalarına, uluslararası ve İlahi hukuka göre, her türlü direnişin yasal ve doğal hakkı olduğunu açıkladı.
Ayrıca bölgedeki çatışmanın temelinin Filistin topraklarındaki işgal olduğu kaydedildi.
Açıklamada bazı ülkelerin işgale yönelik taraf tutmaları ve Filistin’in haklı davasına karşı çifte standart politikasının büyük bir hata olduğu belirtildi.
Hamas milyonlarca Filistinli mültecinin vatanlarına dönüş hakkını, direniş ve mücadelenin devam etmesi, Filistin halkının haklarına, kimliğine bağlı kalması ve birlikte yaşama, işbirliği ve ulusal birlik bağlarını güçlendirmeleri çağrısında bulundu.
Ayrıca Arap, islam toplumu liderlerine ve kurumlarına Filistinle dayanışma içinde olmaları ve halkının özgürlük ve kendi kaderini tayin etme hakkını desteklemeleri çağrısında bulundu.
Filistin İslami Cihad hareketi de Nekbe’nin 78. yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yaptı.
Açıklamada, işgalci hükümetin Gazze halkına karşı soykırım ve zulmünün devam ettiğini tüm anlaşmaları ihlal ederek ve abluka politikasını devam ettirerek her türlü savaş suçunu işlemeye devam ettiği vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: Filistin’deki Siyonist proje sadece sınırları ve Filistin halkını değil tüm Arap ve İslam ulusunu hedef alıyor.
Filistin Kurtuluş Örgütü ise şu açıklamada bulundu: Nekbe Filistin halkının tarihinde geçici bir olay olmaktan çok öldürme, zorla yerinden etme, kuşatma ve açlık biçimleriyle devam eden derin bir yaradır. Ve tüm bunlar uluslararası sessizliğin ve siyonist rejimin işbirliğinin gölgesinde gerçekleşmektedir.
Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Kudüs’te Filistinlilere karşı bugün yaşananlar soykırım, etnik temizlik ve sürekli saldırılar da dahil olmak üzere Nekbe’nin doğrudan devamı, Filistin ulusunun varlığını yok etme ve ulusal kimliğini silme girişimidir.
Kudüs şehri ve Mescid-i Aksa tehlikeli ve organize bir Yahudileştirme politikasına maruz kalmaktadır.
Yerleşimcilerin sürekli baskınları, Telmudik ayinlerini işgal güçleri eşliğinde bu mukaddes mekanda gerçekleştirmeleri gibi eylemler Mescid-i Aksa’nın İslami ve tarihi kutsallığına açık bir saldırıdır. Amaçları ise bu mukaddes mekanın kimliğini değiştirmek ve üzerinde tam bir egemenlik kurmaktır.
Nekbe sona ermemiş ve devam etmektedir. Gazze’de uygulanan kuşatma açlık ve tekrarlanan saldırılar Filistin halkına karşı Nekbe’nin devam ettiğinin yeni bir örneğidir.
UNRAWA’nın rolünü azaltmaya veya sona erdirmeye yönelik her türlü girişime karşıyız. Bu ajans Filistin halkının yerinden edilme felaketine uluslararası bir tanık olmaya devam etmelidir.
Filistin halkı tüm baskı ve suçlara rağmen geri dönüş ve kendi kaderini tayin etme hakkına bağlı kalmaya devam edecektir.
Siyonist rejim tüm savaş suçlarını ihlal ederek bu suçları işlemeye devam ediyor. Uluslararası toplum bu suçlar için yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeli ve sesizlik ve kayırmacılık politikalarına son vermelidir.
Nekbe asla kalıcı bir gerçeklik olmayacak ve Filistin halkının iradesi, onu yenmek ve teslim olmak için yapılan tüm çabalardan daha güçlü olacaktır.
4352323