İran Devrim Lideri, Yargı Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, İran halkına karşı yürütülen ikinci ve üçüncü dayatma savaşlarında işlenen suçların faillerinin yargı önüne çıkarılması gerektiğini belirterek, "İkinci ve üçüncü dayatma savaşının mazlum şehitlerinin kanından, Minab ve Lamerd'de çocukların hedef alındığı benzeri görülmemiş savaş suçlarına, sağlık ve hizmet merkezlerine yönelik saldırılardan birkaç günlük bebeklerin ve yaşlıların katledilmesine kadar işlenen her suç; hepsi, iç ve uluslararası mahkemelerde ciddiyetle takip edilmesi gereken yüzlerce, hatta binlerce önemli hukuk dosyasını oluşturmaktadır. Kesin olan şudur ki suçluların yakasına yapışılmalı ve işledikleri suçların cezası kendilerine verilmelidir." ifadelerini kullandı.
Mesajda öne çıkan başlıklar: -"Hüseyni kıyamı; hakkın tesisi, ümmetin ıslahı ve zulümle mücadele amacıyla gerçekleştirilen tarihî bir direniş olup, hak ile batıl ve adalet ile zulüm arasındaki mücadelenin zirvesini temsil etmektedir. Bu kıyam, dünyanın tüm özgür insanları için unutulmaz dersler içermektedir. İmam Hüseyin'in kanı "Allah'ın kanı" olarak nitelendirilmekte ve insanlığa hayat veren destanlara ilham kaynağı olmaktadır. İran İslam Devrimi de aynı ilahi kaynaktan beslendiği için her zaman Hüseyni kıyamın hedeflerine ulaşmayı amaçlamalıdır. - İran İslam Cumhuriyeti'nde yargının görevi; halkın haklarını korumak, kamu haklarını ve meşru özgürlükleri yeniden tesis etmek, yolsuzlukla mücadele etmek, adaleti uygulamak, ilahi hükümleri yerine getirmek ve hukukun uygulanmasını denetlemektir. Bu alandaki başarının sonucu, ilahi rızanın yanı sıra halkın yargıya olan güveninin güçlenmesi olacaktır. - Mevcut dönemde İran halkını ilgilendiren en önemli hukuki ve yargısal meselelerden biri, özellikle 2025-2026 yıllarında uluslararası suçlular, küresel güçler ve saldırganların işlediği suçlar nedeniyle halkın gasp edilen haklarının takip edilmesi ve iade edilmesidir. - İkinci ve üçüncü dayatma savaşının mazlum şehitlerinin kanından ülkemize ve mazlum İran halkının yurt içinde ve dışında uğradığı maddi, manevi, fiziksel ve psikolojik zararlara, Minab ve Lamerd'de çocukların hedef alındığı benzeri görülmemiş savaş suçlarından sağlık ve hizmet merkezlerine yönelik saldırılara, birkaç günlük bebeklerin katledilmesinden yaşlıların öldürülmesine ve bunların başında eşsiz şahsiyet, döneminin benzersiz cevheri ve büyük mücahit önderin şehadetine kadar işlenen her suç; iç ve uluslararası mahkemelerde ciddiyetle takip edilmesi gereken yüzlerce, hatta binlerce önemli hukuk dosyasını oluşturmaktadır.
-Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur: Her şeyden önce, Amerikan ve Siyonist düşman cephesinin bazı liderlerinin bu suçları açıkça itiraf etmeleri, hatta küstahça bunlarla övünmeleri, kuşkusuz hukuken suç ikrarı niteliği taşımaktadır ve İran halkının gasp edilen haklarının geri alınmasına yönelik hukuki sürecin uygun şekilde başlatılması için gerekli zemini hazırlamıştır. -İkinci olarak, geçen yıl temmuz ayında yargı yetkilileriyle yapılan son görüşmede Devrim'in şehit liderinin, ikinci dayatma savaşında işlenen suçların soruşturulmasına ilişkin talimatının gereği olarak, bu sürecin üçüncü dayatma savaşını da kapsayacak şekilde genişletilmesi, davaların hüküm verilinceye kadar kesintisiz biçimde takip edilmesi ve kararların uygulanmasının ehil mercilere bırakılması gerekmektedir. Bu girişim, benzer suçların gelecekte yeniden işlenmesinin önlenmesine de katkı sağlayacaktır."
-Adaletin sağlanması, zulüm ve yolsuzlukla mücadele yolu, ihlas ve tevekkül, en üst düzeyde takvaya bağlılık, güçlü bir motivasyon ve kararlı irade, yoğun çaba ve üstün gayret, cesaret ve kararlılık, inisiyatif alma ile yeni teknolojilerden doğru şekilde yararlanılması ve süreçlerin akıllı sistemlerle geliştirilmesi sayesinde aşılabilecek zorlu bir yoldur. Bütün bunların gerçekleşmesi ise Allah'ın izniyle ve beklenen Adalet Önderi, Efendimiz Hazret-i Mehdi'nin (Allah zuhurunu yakın kılsın) inayeti sayesinde mümkün olacaktır, inşallah. Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney
IRNA