Şehit Liderin düşüncesinde vahdet yalnızca diplomatik bir yaklaşım olmayıp ‘medeniyet stratejisi’ ve coğrafi sınırları aşan bir yükümlülük’tü.
Aynı halde modern çağda İslam ümmetinin onur ve güce kavuşmasının yegane yolunun vahdet ve birlik olduğunu savunuyordu.
Şeyh Abdullah Dakkak, IQNA’ya verdiği ropörtajda şehit liderin Müslümanların vahdetine yaklaşımının farklı yönlerini vurguladı.
Ropörtaj menti şöyle:
IQNA – Şehit Liderin Müslümanların birliğine dair bakış açısı nasıldı ve bunu neden zaruri görüyordu?
-- Şehit İmam İslam birliğini sadece siyasi bir slogan veya kısa vadeli bir taktik olarak değil, dini bir yükümlülük ve İslam ümmeti için stratejik ve medeniyetsel bir gereklilik olarak görüyordu. İslam düşmanları İslam ümmetini tek bir varlık olarak hedef aldığını ve farklı İslam mezhepleri arasında ayrım yapmadığını bu nedenle siyasi, askeri ve kültürel zorluklarla mücadelenin Müslümanların birliği, temel ortak noktalar ekseninde dayanışması ve farklılıkların önlenmesiyle mümkün olup, bu da İslam ümmetinin kapasitesini güçlendirecekti.
IQNA - Ayetullah Hameney İslam dünyasının yakınlaşması ve birliğinin önündeki başlıca engeller olarak hangi faktörleri görüyordu?
a)- Dini fanatizm ve mezhepçi dışlayıcılık: Bu konuyu İslam birliğine yönelik en önemli iç engellerden biri olarak değerlendirmiş ve şöyle demiştir: 'Birliğe karşı içsel bir engel vardır, o da dini bağnazlıktır. Bu bağnazlık tüm dinlerde mevcuttur ve ortadan kaldırılmalıdır.'
Bir mezhebin inançlarına bağlı kalmasının meşru olduğunu, ancak sorunun mezhebi savunmanın diğer mezheplere karşı düşmanlığa dönüşmesi veya onların kutsallıklarına hakaret edilmesiyle başladığını vurguladı.
b)-Kamusal alanda dini ve tarihi tartışmaları körüklemek: Bilimsel araştırma ile kamuoyunu kışkırtmak arasında ayrım yapmıştır.
c)-İslam ümmetini bölmeyi ve nifak sokmayı amaçlayan kendini üstün, büyük gören sömürgeci projeler. Ünlü sözlerinden biri şudur: 'İslam ümmetinin düşmanları, İran ile İslam dünyası arasında ve Müslümanlar arasında bir mesafe yaratmak istiyorlar.'
d)-Tekfirci ve aşırılıkçı hareketler: Ayetullah Hameney, tekfiri İslam ümmetini bölmek için en tehlikeli araç olarak değerlendirmiş ve bu konuda şunları söylemiştir: “Tekfirci hareketler, İslam kisvesi altında faaliyet gösterseler de, pratikte emperyalist güçlerin, sömürgeci hükümetlerin ve Siyonist rejimin amaçlarına hizmet etmektedir.”
e)-İslam ümmetinin ortak çıkarlarını göz ardı etmek ve önemsiz, marjinal çatışmalarla meşgul olmak.
IQNA – Şehit lide konuşmalarında tefrika ile mücadeleyi ne ölçüde vurguluyordu?
--Ayetullah Hameney’in konuşmalarında ve mesajlarında meshepsel tefrika ve fitneyle mücadele merkezi bir yer tutuyordu. Mezhep çatışmalarını körüklemenin İslam dünyasını hedef alan en tehlikeli projelerden biri olduğunu ve ümmetin vahdet ve birliğini korumanın günümüzün en önemli dini ve siyasi görevlerinden biri olduğunu defalarca vurguladı.
O her zaman birliğin, mezhepleri birleştirmek veya onların doktrinsel ve fıkıhsal özelliklerini ortadan kaldırmak anlamına gelmediğini, aksine İslam ümmetinin en yüce çıkarları konusunda hemfikir olmak ve bunları savunmak için birlikte çalışmak anlamına geldiğini ısrarla vurgulamıştır.
IQNA – Şehit Lider, İslam birliğini, İslam ümmetinin izzeti, gücü ve ilerlemesiyle nasıl birbirine bağlıyordu?
-- Ayetullah Hamaney, İslam ümmetinin izzeti, istiklalinin ve bilimsel, siyasi ve ekonomik ilerlemesinin birliğine ve bütünlüğüne bağlı olduğuna, mezhepsel bölünmenin kapasitelerin boşa harcanmasına ve dış zorluklarla mücadele yeteneğinin zayıflamasına yol açtığı kanaatinde olup vahdet ve birliğin ise Müslüman milletlerin büyük kapasitelerini ilerleme ve gelişme yolunda kullanma fırsatı sağladığına inanıyordu.
IQNA – İslam Devrimi Şehit Lideri İslam düşünce ekollerinin yakınlaşmasını sağlamak için hangi önlemleri aldı?
-- İmam Hamenei'nin desteklediği veya vurguladığı en önemli önlem ve stratejiler arasında şunlar yer almaktadır:
- İslam mezhepleri alimleri arasında bilimsel diyaloğu ve toplantıları desteklemek.
-İslam Mezheplerinin Yakınlaşması Dünya Forumu’nun faaliyetlerinin güçlendirilmesi.
- İslam mezheplerinin sembollerine ve kutsal değerlerine hakaret edilmesinin yasak olduğunu sürekli olarak vurgulamak.
- Müslümanlar arasındaki yakınlaşmayı güçlendirmek için bir fırsat olarak ‘İslami Vahdet Haftası’nın yeniden canlandırılması.
- İslam ümmetinin ortak sorunlarına, özellikle de Filistin sorununa odaklanmak.
IQNA – İslam mezheplerinin yakınlaşmasında ulemanın ve dini seçkinlerin rolü nedir?
-- Şehit Ayetullah Hameney, alimlerin ve dinî seçkinlerin bu konuda büyük bir sorumluluğu olduğuna ve bu sorumluluğun şu yollarla yerine getirildiğine inanıyordu:
- Mezheplerin takipçileri arasında karşılıklı saygı kültürünü teşvik etmek.
- Kışkırtıcı konuşmalardan ve isyana yol açan davranışlardan kaçınmak.
- Ortak itikadi, fıkhi ve medeniyete vurgu yapmak.
- Batı ve Siyonist projelerin İslam ümmetini bölme ve parçalama amacı güden tehlikeleri konusunda halkı bilinçlendirmek.
- Farklı dini kurumlar arasında bilimsel ve kültürel bağların genişletilmesi.
IQNA – Şehit Liderin tutum ve ilkelerinde çeşitli İslam mezheplerine mensup kişilere saygıya dair herhangi bir örnek verebilirmisiniz?
-- Ayetullah Hameney çeşitli vesilelerle tüm İslam mezheplerine saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizmiş ve Şiiler ile Sünniler arasında fitneye yol açan Müslümanların şahsiyetlerine ve kutsal değerlerine hakaretin yasaklanması konusunda bilinen tutumlar sergilemiştir.
Ayrıca, İslam kardeşliği, birlikte yaşama ve karşılıklı saygı çerçevesinde dini farklılıkların yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Bunun yanı sıra, Sünni alimlerle görüştü ve İslam dünyasının en önemli meselesi olan Filistin meselesini her fırsatta dile getirdi. Filistinlilerin çoğunluğunun Sünni olmasına rağmen, davranışları tüm İslam mezheplerine mensup kişilere saygı duyduğunu gösterdi.
IQNA – İslam Birliğini bölücü ve aşırılıçı kareketlere karşı nasıl savundu?
--Ayetullah Hamaney bu akımlara karşı şu adımları atmıştır: Tekfirci ideolojileri kınama, mezhepsel dışlama ve ötekileştirme mantığını reddetmek.
Mezhepsel çatışmaları körüklemede bazı uluslararası ve bölgesel güçlerin rolünü ifşa etmek.
Müslümanlar arasında diyalog ve karşılıklı anlayış çağrısında bulunmak.
Fıkhi ve itikadi farklılıkların, tek bir ümmetin mensupları arasındaki düşmanlığı veya çatışmayı meşrulaştırmadığının altını çizmek.
4362943