IQNA

İran dini lideri:

Mutabakat ihlali ABD Başkanı'nın imzasının değersiz olduğunu ispatladı

9:01 - July 19, 2026
Haber kodu: 3491449
İran lideri Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının ihlal edilmesine ilişkin, "Büyük Şeytan'ın (ABD) mutabakatı tekrar ihlal etmesi, ABD Başkanı'nın imzasının ne kadar değersiz ve geçersiz olduğu gerçeğini bir kez daha herkese ispatlamıştır" değerlendirmesinde bulundu.

İran lideri Mücteba Hamaney'in resmi sosyal medya hesaplarından ABD ile imzalanan mutabakata ilişkin mesaj paylaşıldı.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla Ey büyük İran milleti! Sizlere selam, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. "İran Şehidi"nin uğurlanışı vesilesiyle gerçekleştirilen eşi benzeri görülmemiş ve tarihi törende ortaya koyduğunuz büyük destanla; kadirşinaslık, vefa, basiret ve İslam ümmetinin önderine ve devrimin şehit liderine duyduğunuz derin sevgiyle İslami-İrani kimliğin güçlü iradesini yeni bir düzeyde ortaya koydunuz. Tahran, Kum, Meşhed ile diğer şehir ve köylerde on milyonlarca kişinin oluşturduğu, onlarca kilometreye yayılan kalabalıkların yüreklerindeki ateş, gözlerindeki yaş ve sarsılmaz kararlılığı; İran milletinin dostlarını ve dünyanın özgür halklarını hayran bırakırken, İran milletinin müstekbir düşmanlarını şaşkınlığa, öfkeye ve korkuya sürükledi. Bu destanla eş zamanlı olarak, büyük şeytanın İran ve ABD cumhurbaşkanları arasında imzalanan mutabakata yönelik mükerrer taahhüt ihlalleri, ABD Başkanının imzasının ne denli değersiz ve geçersiz olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Zorbalık, tahakkümcülük ve vahşet, Amerikan anlayış ve siyasetinin ayrılmaz unsurlarıdır. Büyük şeytan bugün bir kez daha maskesiz gerçek yüzünü ortaya çıkarmış; böylece suç ve ahde vefasızlıkla dolu bu karanlık tecrübe, Amerika'nın yalan söyleyen, akıl ve mantıktan uzak, güvenilmez ve kötücül bir ülke olduğuna dair yeni ve güçlü bir kanıt teşkil etmiştir. Bugün Amerikan düşmanı savaş kışkırtıcılığı peşindeyse, daha ağır bedeller ödemeyi ve daha büyük bir itibar kaybını göze alıyorsa bilmelidir ki aziz İran milleti ve Direniş Cephesi'nin kendisine vereceği unutulmaz dersler vardır. Son günlerde İslam savaşçılarının sergilediği kahramanlıklar ve ülkenin güneyindeki cesur insanların gösterdiği fedakârlık bunun örneklerinden yalnızca birkaçıdır. Vefakâr ve onurlu İran halkına özellikle ifade etmek isterim ki, içinde bulunduğumuz bu dönemde en temel hususlardan biri; İslam Devrimi'nin büyük ideallerinin gerçekleştirilmesi ve aziz İran'ın onurunun ve bağımsızlığının, özellikle de suç işleyen ve hilekâr Amerikan düşmanına karşı korunması amacıyla, halkın ve yetkililerin bütün kademelerinde birlik ve beraberliğin kararlılıkla muhafaza edilmesidir. Daha önce de defalarca ve açık şekilde vurgulandığı üzere, birliğin korunması, ayrılıktan ve çekişmeden kaçınılması, siyasi ihtilafların ve toplumsal farklılıkların öne çıkarılmaması herkesin ortak sorumluluğudur. Elbette ülkenin birlik ve bütünlüğünün korunmasında, yetkililerin ve devrime, İmam'a ve devrimin şehit liderine gönülden bağlı kişilerin sorumluluğu daha ağır ve daha hassastır. Bu çerçevede aziz milletimiz, yasama, yürütme ve yargı organları içerisinde görev yapan ve milletin refahı ile mutluluğu için gösterdikleri çaba açıkça görülen fedakâr yetkililere duyduğu güveni sürdürerek, İslam Cumhuriyeti İran'ın çıkarlarının korunmasını güvence altına almak amacıyla her zamanki gibi bilinçli, uyanık ve sahada aktif olmaya devam edecektir. Bazı kimseler tam bir samimiyet ve iyi niyetle bazı yetkililerin icraatlarına yönelik eleştirilerde bulunabilir. Bana göre bu hassasiyet ve kaygı, sistem açısından olduğu kadar bu kişilerin kendileri açısından da değerli bir sermayedir ve özü itibarıyla takdire şayan bir tutumdur. Bununla birlikte, özellikle basiret öncüleri arasında yer alan bu değerli kişilerin dikkat etmeleri gereken iki önemli husus bulunmaktadır. Birincisi, bu yaklaşım hiçbir surette masum bir kimseye haksızlık edilmesine yol açmamalıdır. Zira bu, ilahi bereket ve inayetten mahrum kalmanın sebebi olacaktır. İkincisi ise, bu eleştiriler toplumsal birlik ve dayanışmayı zedelememelidir. Bu iki ilkeye riayet edildiği takdirde eleştiriler, işlerin gelişmesine ve ilerlemesine katkı sağlayacaktır. Düşman bizden hiçbir zafiyet emaresi almamalıdır; buna bu tür zaaflar da dahildir. Şayet bu hassasiyetleri eksiksiz şekilde gözetirsek, düşman kaçınılmaz olarak geri çekilmek zorunda kalacaktır. Bir kez daha, ümmetin şehit babasının yasını kendi yası bilen, karşılaşılan zorluklara, bazı kısıtlamalara ve sıkıntılara rağmen "İran Şehidi"nin uğurlanışı sırasında tarihi bir destan yazan aziz halkımızın her bir ferdine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca saygıdeğer taklit mercilerine, âlimlere, düşünürlere ve seçkin isimlere; kültürel, toplumsal ve siyasi alanlarda faaliyet gösterenlere; sivil ve askeri kurumların yürüttüğü çalışmalara ve gösterdikleri çabalara; ayrıca onurlu Direniş Cephesi ile İslami direniş hareketlerinin üst düzey yetkilileri ve temsilcilerinin katılımına teşekkür ediyorum. Temennim odur ki bu tarihi destanda her ne şekilde olursa olsun yer alan, katkı sunan ve dayanışma gösteren herkes, Efendimiz Hazret-i Mehdi'nin (Allah Teâlâ zuhurunu yakın eylesin) özel inayet ve dualarına mazhar olsun. Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney

IRNA

Etiketler: İran ، ayetullah hamanei ، mesaj ، Amerika ، ihlal
captcha