sbs sitesinin haberine göre, bu rapor, Avustralya’nın İslamafobi ile mücadele özel temsilcisi Aftab Malik’e ait olup bu adım İslami kuruluşlarca memnuniyetle karşılansa da söz konusu gruplar hükümetin planının Müslümanlara yönelik nefret söylemi faillerinden hesap sorulmasını sağlayacak yasal tedbirlerden ve yeterl, mekanizmalardan hala yoksun olduğunu vurguladı.
Federal hükümet Müslümanlara yönelik ırkçı davranışlardaki artış ve İslamafobi ile kökten mücadelede ilave tedbirler alınması gerektiğinin altını çizdi.
Avustralya Başbakanı, ülkenin İçişleri Bakanı ve Çok Kültürlülük İçişleri Bakanı ile ortaklaşa yaptığı açıklamada, hükümetin toplumların güvenliğini sağlamaya ve toplumsal uyumu güçlendirmeye yönelik pratik tedbirlere odaklandığını ve bazı önerilere yanıt verdiklerini bazılarını bütünüyle kabul ederek uygulamaya başladıklarını diğerleri ise daha fazla inceleme ve ayrıntı gerektirdiğini belirttiler.
Avustralya Hükümetinin bu cevabı Aftab Malik’in bu raporu sunmasının üzerinden on ay geçtikten sonra geldi.
Malik, günlük yaşamlarında İslamafobi ile karşılaşmaya devam eden Avustralyalı Müslümanlar için bu bekleme süresinin fazlasıyla uzun olduğunu ifade etti.
Aynı zamanda bu tedbirlerin, hükümetin İslamafobinin ulusal düzeyde bir müdahale gerektiren gerçek ve ciddi bir sorun olduğunu kabul etmesi bakımından önemli olduğunu söyledi.
Albanese hükümeti, programını dört temel üzerine yapılandırmıştır: Farkındalık ve eğitim, koruma ve destek, sosyal uyumun güçlendirilmesi ile hesap verebilirlik ve sorumluluk.
SBS raporuna göre, hükümetin yanıtında gözardı edilen tavsiyeler, terörle ve ırk ayrımcılığıyla mücadele yasalarıyla ilgili görünmektedir.
Malik, din temelli ayrımcılığın yasaklanmasını ve Müslümanların da tıpkı Yahudiler ve Sihler gibi mevcut ayrımcılık karşıtı yasaların kapsamına açıkça dahil edilmesini önermişti.
Ayrıca İslamafobi üzerine bir soruşturma komisyonu kurulması, Filistinlilere ve Araplara yönelik ırkçılıkla ilgili ayrı bir soruşturma yürütülmesi ve Müslümanlara karşı ayrımcılık potansiyelini incelemek üzere terörle mücadele yasalarının bağımsız bir şekilde gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu.
Hükümetin terörle mücadele yasalarını gözden geçirmeye istekli olup olmayacağına dair soruya yanıt veren Albanese “ Bu konu güvenlik ve istihbarat kurumlarının tavsiyelerine bağlıdır. Biz güvenlik kurumlarımıza güveniyorua. İnsanlar farklı görüşlere sahip olabilir ve bunları ifade etme hakkına da sahiptir” dedi.
Avustralya Müslüman Koalisyonu ve Ulusal İmamlar Konseyi yaptıkları ortak açıklamada hükümetin verdiği yanıtın “İslamafobinin” etkisini kabul etme ve Müslümanlara yönelik nefretle mücadelede önemli bir adım teşkil ettiğini belirtti.
Her iki kuruluşta bu yanıtın, net taahhütler, yeterli kaynaklar ve sağlam mekanizmalarla desteklenen pratik, hızlı ve hedef yönelik tedbirlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Avustralya Müslüman Koalisyonu ve Ulusal İmamlar Konseyi, kurumsal ve yapısal reformların hayata geçirilmesi için daha fazla pratik iyileşmeye ihtiyaç duyulduğunu henüz resmi yanıt alınmamış tavsiyelerin takibi konusunda hükümet ve özel temsilcisi ile çalışmaya devam edeceklerini belirttiler.
Avustralya İmamlar Konseyi Danışmanı ve Sözcüsü Bilal Rauf, hükümetin islamafobiye verdiği yanıtın antisemitizme yönelik yaklaşımıyla kıyaslandığında açıkça bir eksiklik içerdiğini çünkü bu yanıtta yasal sonuçlar veya kolluk kuvvetlerinin müdahalesi konusunda ciddi bir tartışmaya yer verilmediğini belirtti.
Ayrıca antisemitizmle mücadele çabalarının yasal füzenlemeleri, artırılmış güvenlik varlığını ve kolluk kuvvetleri ile yasal yaptırımlara yer verildiğini buna karşılık islamafobiye yönelik yanıtta bu unsurların nerdeyse hiç yer almadığını sözlerine ekledi.
Bu iki kurum Müslümanlara yönelik nefretin de diğer nefret, ırkçılık ve dini ayrımcılık türleriyle aynı hız, ciddiyet ve kararlılıkla ele alınması gerektiğini vurguladı.
4364913