Milli İtimat Hizbinin muavini Hüccetül İslam Resul Müntecebniya İkna Haber Ajansı muhabiriyle yaptığı söyleşide Suudi Arabistan’ın 1988 yılındaki hacılar katliamına işaret ederek şöyle dedi; “O vakadan sonra İmam Humeyni (r.a) o kadar müteessir oldu ki Saddam’ı da affetsem Arabistan’ı bağışlamam dedi ve geçici bir süreliğine Arabistan’a hacca gitmeyi askıya aldı. Daha sonra İmam Humeyni’nin emri üzerine hacılar Arabistan’a hacca gittiler.
Müntecebaniya; “ O günün şartları günümüz şartlarıyla farklıdır. Şöyle ki Müslümanların hac işleri organizasyonunu İslam Konferansı gibi değerli bir mercie devretmek ideal bir düşüncedir. Ancak bizler ifadelerimizde var olan bazı gerçekleri de dikkate almalıyız.
Milli İtimat Vekili; “bizler, olaya sadece ideolojik yönden değerlendirip görüş belirtmeyiz. Arabistan gibi bazı Arap Ülkelerinin İran’a karşı olumsuz tavırlar sergilediği düşünülebilir. Ancak yer yer Arabistan Hükümetinin İran’la iyi bir işbirliği içinde olduğu da görülmüştür. Günümüzde de bu ülkeyle olan ilişkiler basiretli bir tutumla aradaki pürüzler giderilebilir.
Müntecebaniya sözlerine şöyle devam etti; “Bu pürüzler birtakım yanlış anlaşmalardan ya da Amerika ve yandaşlarının fitnelerinden kaynaklanmış olabilir. Biz bu yanlışlıklara ters tepki göstermeğimize ve onlara karşı cephe alacağımıza ilişkileri düzeltmek için barışçıl yollara başvurarak ortadaki yanlış anlaşmaları bertaraf etmeliyiz.
Kral Abdullah hükümet başına geçmesi ve Kral Abdullah’ın, İmam Humeyni’ye ve ülke yetkililerine duyduğu alakayı da göz önüne alarak Arabistan’la olan ilişkilerimiz Kral Fahd’ın zamanından daha iyi bir duruma gelebilir.
Arabistan Hükümetiyle olan ilişkilerimiz yüksek düzeyde ve olumlu olmalıdır. Her yıl ülkemizden çok sayıda hacı bu ülkeye sefer etmektedir. Eğer Arabistan’la olan ilişkilerimize gölge düşerse oraya giden hacılarımız sıkıntılarla karşılaşırlar.
Bu ülkeyle olan dostluğumuzu korumalıyız. Günümüz şartlarında bazı ideolojik konuları ortaya atmak dostluğumuzu bozmaktan başka işe yaramaz.
Müntecebaniya sözlerine şu cümlelerle devam etti; “Eğer bir ülke bir sorumluluğu üstlenmişse, kendisini dünyaya en ideal bir şekilde cevap vermek için hazırlamış demektir. Son zamanlarda da Arabistan Hükümetinde de hacıların refah ve asayişi büyük gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz. Buda Arabistan Hükümetinin bu zeminde çaba gösterdiğinin nişanesidir.