IQNA

BM Güvenlik Konseyi, İran’a yönelik tehditler karşısında sessiz kalmamalı

9:32 - May 22, 2026
Haber kodu: 3490938
İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı’nın İran’a yönelik tehditlerine tepki göstererek Konsey’in bu konuda sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.

İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sivillerin korunmasına ilişkin oturumda konuştu.

İrevani, sivillerin korunmasının yalnızca insani bir mesele olmadığını, aynı zamanda uluslararası insancıl hukuk, Cenevre Sözleşmeleri ve BM Şartı kapsamında bağlayıcı hukuki bir yükümlülük olduğunu ifade etti.

İranlı diplomat, günümüzde sivillerin giderek daha fazla kasıtlı askeri saldırılar ve toplu cezalandırma uygulamalarına maruz kaldığını savunarak, sivil altyapının sistematik şekilde hedef alındığını öne sürdü. İrevani, bu durumun Gazze, Lübnan ve İran’a yönelik olduğunu söylediği saldırılarda görüldüğünü belirtti.

İrevani ayrıca ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son eylemlerinin, uluslararası hukukun ihlali iddialarını yeniden gündeme getirdiğini savundu. İranlı temsilci, son dönemde yaşandığını söylediği çatışmalarda sivillerin ve sivil altyapının hedef alındığını ileri sürdü.

Konuşmasında BM Güvenlik Konseyi’ni de eleştiren İrevani, Konsey’in daimi üyelerden birinin engellemeleri nedeniyle görevini yerine getirmekte başarısız olduğunu iddia etti.

İran’ın BM Daimi Temsilcisi, “Güvenlik Konseyi, ABD Başkanı’nın İran’a yönelik tekrarlanan günlük tehditleri karşısında sessiz ya da kayıtsız kalmamalıdır” ifadelerini kullandı.

İrevani, bir BM Güvenlik Konseyi daimi üyesinin güç kullanımı tehdidini ve sert söylemleri normalleştirmesinin tehlikeli bir emsal oluşturacağını savundu. Ayrıca ABD, İsrail ve İran’a yönelik saldırıları desteklediğini öne sürdüğü tarafların uluslararası düzeyde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda İrevani, İran’ın attığı adımların “meşru müdafaa hakkı” çerçevesinde gerçekleştirildiğini savunarak, aksi yöndeki değerlendirmelerin “siyasi ve hukuki temelden yoksun” olduğunu ifade etti.

Mehr Haber

captcha