IQNA

16:23 - March 19, 2007
Haber kodu: 1533212

Feyzullah Kıyıklık: Kurân sadece Müslümanlar için değil, herkes için şifa kaynağıdır.

Bağcılar Belediye Başkanı: Gerçekten Kurân çok güzel ve yüce mesajlara sahip olan bir iklim. Ama bu mesajlara bizim ne derece itibar ettiğimiz tartışılır.

İran Kurân Haber Ajansı adına Rahmi Onurşan Hocamızın sorularını cevaplayan ve birinci bölümü geçen günlerde yayınlanan, Bağcılar Belediye Başkanı sayın Feyzullah Kıyıklık’ın, Kurân-ı Kerim ve Müslümanların içine düştüğü sorunlarla ilgili verdiği cevapların ikinci bölümünü yayınlıyoruz:

-Şu anda Müslümanlar arasında bazı güçlerin ihtilaf çıkarmak istediklerini görüyoruz. Sizce Kurân-ı Kerim’in bu ihtilafların çözüm noktasında rolü ne olabilir?
- Hukuk ve İlahiyat tahsili yapan ve devamlı halkla iç içe olan ve okumayı seven biri olarak şunu söyleyebilirim ki; insanlar arasındaki ihtilaflar insanlığın doğuşuyla başlamış. Hz. Adem’in iki oğlu arasında olan bu ihtilaf Kurân’da da nakledilir. Müslümanlar arasındaki ihtilaflar maalesef yeni de değil. Hiristiyanlar arasında da ihtilaflar var ve bunlar da yeni değil.
Ama bu ihtilaflar ve farklılıklar kavgaya dönüştüğü zaman çok kötüdür. Yoksa fikir farklılıkları kötü bir şey değil aksine güzel bir şey. Herkes aynı düşünseydi hiçbir ilerleme olmazdı.

-Son dönemdeki kavgalar konusunda ne düşünüyorsunuz.
-Kavga cehaletin getirdiği bir şeydir. Eğitimsizlik kavgayı getirir. Bu kavga yeni de değil. Çünkü insanların bazen, inandığını zannettiği şeyle ameli ve hareketleri örtüşmez. Allah Resulünün vefatından sonra da bunları görmek mümkündür. Hıristiyanlar arasında da Hz. İsa’dan sonra birçok kavgalar olmuş. Yahudiler için de bu geçerlidir. İşin enteresan tarafı insan oğlunda kavga hiç bitmemiş. Baba oğul kardeşler arasında bu kavgalar olagelmiştir.
Bana göre bunların hepsi bilmemezliğin değil eğitimsizliğin öğrendiğine amel etmemenin sonucudur. Bilmekle, bildiğin ve inandığın gibi yaşamak başka şeydir. Kurân zaten kavgayı yasak etmiş.
Kurân’ın en güzel sulh aracı olduğunda şüphe yok tabi. Ama Kurân’a nasıl baktığınıza bağlı bir şey bu. Kurân’ın sorunları çözmedeki fonksiyonu sizin ona bakış açınıza dönüyor.
Bazen bu kavgaları yapanların okumuş, eğitimli ve toplum tarafından kabul edilen şahsiyetler olduklarını da görebiliyoruz.
Ben buradaki cehaleti Ebu Cehl’in cehaleti gibi düşünüyorum. Yani bilgisizlikten doğan cehalet değil. Bildiklerine amel etmemeden doğan cehalet bu. Atom bombasını atan insanlar cahil adamlar değildi. Bu bilgisizlikten doğan bir cehalet değil eğitimsizlikten doğan manevi eksiklikten doğan bir cehalet.
Bu atom bombasını atanlar yüzbinlerce insanı öldüreceğini bile bile attılar. Diğer yerlede haksızlık yapanlar da bunu çok iyi biliyorlar. Irak’taki olayları yapanlar da bilgisiz insanlar değiller ama cahiller!

-Kurâ-ı Kerim Müslümanlar arasında olan ihtilaflarda onların arasını düzeltmek ve onları barıştırmak için bizlere emir veriyor. Acaba biz Müslümanlar bu emri hakkıyla yerine getiriyor muyuz?
-Şunu söyleyeyim ben Kurân’ın mesajlarının evrensel olduğuna inanıyorum. Yani Müslümanlara ait bir mesaj değil. Tabi kabul edenler de Müslüman olurlar. Kurân bir topluluğa özel mesaj kitabı değildir. Kurân hatta inanmayanlar için de bir şifadır. Ama sizin inancınızdaki samimiyetiniz ne kadar acaba? Barışa inanmayan insan dünyada yok. Ama savaşlar hep devam ediyor. Demek ki kabul ediyorum demek, bir şey ifade etmiyor. Hayatını güzelleşmesi için amellerimizin sözlerimizle örtüşmesi ve onu yaşamamız gerekir. Mutlaka yaşayan insanlar vardır ama yeteri kadar yaşansa bu kadar kavga da olmazdı.
Kurân’ı yaşayan insan kimseyi öldüremez. Bir insanın ölümü bir alemin ölümüdür. Hatta bazen bu din adına yapılıyor. Afganistan’daki duruma bakıyorum. Doğru, Ruslara karşı özgürlük mücadelesi verdiler ama bir de kendi aralarında savaş yaptılar. Veya Irak İran savaşına bakıyoruz aynı durumu görüyoruz. Kuveyt ile Irak savaşı diğer bir örnek. Irak’ın içine düştüğü durum… hep aynı şeyler.
Gerçekten Kurân çok güzel ve yüce mesajlara sahip olan bir iklim. Ama bu mesajlara bizim ne derece itibar ettiğimiz tartışılır. Yani bütün sorun kendimizde, bütün eksiklik kendimizde. Başkalarını suçlamak bizi bir yere vardırmaz. Kendimizdeki eksiklikleri düzelttiğimizde her şey düzelecektir. Kurân’ın emrinin de bu olduğuna inanıyorum.

-Sayın başkanım teşekkür ederim.






captcha