Kuran Haber Ajansı İkna’nın Khaleej Times Haber Servisinden verdiği haberde konferansa katılanlar doktorluk belgesi olmayan kişilerin hastaların tedavisinde esası olmayan yöntemlerle hastaları tedavi etmelerini eleştirerek bu kimselerin İslam adı altında hastalara zarar verdiklerini ve İslam’ı karaladıklarını ifade ettiler.
Dubai Aile Kuruluşu başkanı Ali Salim el-K’abi konunun hassasiyetine değinerek aklen İslam dininin günümüz teknolojisi ve bilimine asla karşı olmadığını vurguladı.
el-K’abi, bu tür uygulamalarla sade insanları kandıran kişilere işaret ederek şöyle dedi: Bu konferansı yapmamızdaki gayemiz sahtekar kimselerin İslam adı altında hastalık tedavisinde uyguladıkları yanlış görüşleri ve uygulamaları ortadan kaldırmak ve bu kimselerle mücadele etmektir.
Bu oturumda Belçika medyasının tedavi yöntemlerinden haberdar olmayan ve yanlış uygulamalarla hastalara zarar veren kimseler hakkında hazırlanan raporlar incelendi.
Sempozyuma iştirak edenler, Kuran- Kerim’in hastalıkları tedavi etme ve Kuran’ın hastalara tedavi yollarını göstermesi noktasındaki derinliği hakkında görüş alışverişinde bulundular.
Cezayir din işleri sorumlularından olan Şeyh Celal hacmi konuyla ilgili olarak şunları söyledi: Şimdiye kadara yaklaşık 400 kişiden fazla insan Kuran-ı Kerim’in mucizevî tedavi yönetmelerini gördükten sonra yüce İslam dinine müşerref oldu.
2006 yılında Malezya Üniversitelerinin birinin yayımladığı raporda Müslümanların günlük namazlarında yaptığı hareketlerin insan kalbine olağanüstü faydalar sağladığını, insanın dikkat ve hafızasını son derece güçlendirdiği ortaya çıktı.
Düşünürler ve Müslüman doktorların katıldığı “Kuran-ı Kerim’in Mucizevî Tedavi Yöntemleri” adlı Sempozyumda Kuran-ı Kerim’in Tedaviyle ilgili ayetleri ve İslam ve Modern Tıp ilişkisi incelendi. Sempozyum geçen hafta Dubai’de yapıldı.