İran Kurân Haber Ajansı İkna’nın bildirdiği habere göre, Ayetullah Mekarim Şirazi Dışişleri bakanı Muttayi’ye bir mektup yazarak Ziyaretçilere Arabistan’da yapılan bazı hakaretleri hatırlatarak, İran Dış İşleri Bakanlığının bu konudaki tutumunu eleştirdi. Özellikle Şii ziyaretçilere yapılan baskıların ve yalanlarla dolu olan, Müslümanlar arasına fitne salmaya yönelik kitapların dağıtılmasını şiddetle kınayan Ayetullah Şirazi mektubunda şunları belirtti:
“Son dönemlerde Arabistan’daki bazı kuruluşların (özellikle taassuplu Selefilerin) Allah’ın beytini ziyaret eden İranlılara karşı hareketleri kabul edilemez. Özellikle de Baki kabristanını ziyaret ederken hakarete uğramakta, Şiiler aleyhinde yapılan tebliğlere şahit olmaktalar. Kendilerini savunma fırsatı da verilmemektedir. Daha kötü olanı Şiilerin Mukaddesatına hakaretlerle dolu olan kitapları zorla İranlı gençlere vermekteler. Bu yolla onları inançlarında şüpheye düşürmeye çalışmaktalar. Hatta son zamanlarda bazı İranlı diplomatlara da aynı hakaretlerin yapıldığını ellerindeki dua kitaplarının alınarak yere atıldığını duymaktayız.
Bu konuda Hac ve Ziyaret başkanlığının ve Dışişleri bakanlığının tutumundan rahatsız olduğumuzu belirmek isteriz. Bu hakaretlere nasıl olur da bu kadar soğukkanlı yaklaşabilirler? Bu büyük ibadetin hakaretler altında yapılmasına nasıl izin verebilirler? Ne zamana kadar susmak gerekir?
Biz büyük bir milletiz, medeniyet sahibi ve yüce dini duygulara sahip bir toplumuz. Ne Allah ne de Ehlibeyt (a.s) bu aşağılayıcı durumu bizim için asla kabul etmezler.
Öncelikle Dışişleri bakanlığı bu durumun tahammül edilmeyecek bir boyuta geldiği uyarısını yapmalıdır. Dünyanın neresinde, hangi halk kendi misafirlerine böyle davranıyor. Oysa Allah’In beytini ziyaret edenler Yüce Allah’ın misafirleridirler. Hangi delile dayanarak bu şekilde düşmanca davranmaktalar?
Ayrıca onlara söyleyin ki eğer bu gurubun mantıklı sözleri varsa büyükleri gelsin nerede isterlerse ilmi ve mantıki olarak tartışalım. Hatta kendi ülkelerinde canlı yayında dahi tartışmaya hazırız.
Arabistan’ın yönetiminin, oranın halkının ve devletinin elinde olduğu doğrudur. Fakat iki Harem’e hakim olan kültür bütün Müslüman ülkelerin vekillerinin katılımıyla yapılmalıdır. Çünkü bu iki mukaddes mekan bütün dünya Müslümanlarına aittir. Müslüman ülkelerin katıldığı bir toplantıda bu öneri onlara sunulmalıdır. Çünkü son olarak yapılan bazı değişiklikler (Peygamberimizin doğduğu evin yıkılması gibi) birçok Müslüman alimlerinin ciddi şekilde itiraz ettiği konulardır.
Bu konuda Hac ve Ziyaret başkanlığının ve Dışişleri bakanlığının tutumunun hiçbir kanuni ve şer-i dayanağı olamaz. Eğer bu konuda elinizden bir şey gelmiyorsa o zaman Umre ziyaretlerini yeniden gözden geçirin.
Şer-i ve kanuni işlerde başarılarınızı Yüze Allah’tan niyaz ederim.”