IQNA

Dünya

Rusya'dan İslam dünyasıyla yakınlaşma adımı

8:20 - May 21, 2007
Haber kodu: 1547038
İslam Konferansı Örgütü'nde gözlemci statüsü elde eden Rusya, İslam dünyasıyla yakınlaşma yönünde bir adım daha atıyor. Rusya'nın destek verdiği, 'İslam; Geleneksel ve Evrensel Ahlaki Değerler' konferansı bugün Mısır'da başlıyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Dünya Kültürleri Vakfı, Uluslararası Kafkas Barış Enstitüsü ve Diyalog Avrasya Platformu'nun organizatörler arasında yer aldığı konferansta, evrensel ahlaki değerlerin oluşmasında dinlerin üstlendikleri rol ele alınacak. Kahire ve İskenderiye'de 20-25 Mayıs tarihlerinde iki ayrı oturumun yapılacağı konferansı Mısır Kültür Bakanlığı, Kahire Üniversitesi ve Al-Ahram Stratejik Araştırmalar Merkezi de destekliyor. Organizatörler arasında yer alan Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Rostislav Ribakov, Zaman'a yaptığı açıklamada, İslam dünyası ile ilişkileri geliştirme adımlarının Rusya'nın iç politikasında da elini kuvvetlendirdiğini söyledi.
Diyalog Avrasya Platformu Genel Sekreteri Erkam Tufan Aytav da, konferansın Rusya'nın İslam dünyası ile ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Erkam Tufan Aytav, Rusya'da pek çok İslam ülkesinden daha fazla Müslüman'ın yaşadığını hatırlattı.
Dünyanın farklı ülkelerinden bilim adamlarının katıldığı konferansta Rus bilim adamlarının yoğunluğu ve çalışmaları dikkat çekiyor. Konferansı değerlendiren Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Rostislav Ribakov, "İslam dünyası ile ilişkileri geliştirmeye yönelik atılan her adım Rusya'nın iç politikasında da elini kuvvetlendirir. Bunlar birbirini destekleyen konular. Rusya'nın Mısır ve Türkiye ile özellikle son dönemde ilişkileri gelişiyor. Konferans, İslam dünyası ile bir diyalog çabasıdır. Bölgeyi anlamaya çalışmak lazım. ABD, bunu Hindistan ve Çin özelinde denemeye çalışıyor." dedi. Moskova ile İslam dünyası arasındaki ilişkileri değerlendiren Prof. Dr. Ribakov, Rusya'nın yirmi milyon Müslüman nüfusu ile İslam dünyasının bir parçası olduğunu ifade etti. Ribakov, "Rusya'da Müslümanlar kültürel ve siyasi alanda önemli bir yere sahip. Müslümanlar bu ülkede Hıristiyanlarla hiçbir sorun yaşamadan dostluk ve kardeşlik içinde yaşıyor. Komünist dönemde de Rusya Müslümanları kendi kültür ve değerlerini korumayı başardı. O dönemde yaşanan sıkıntılar daha çok dine karşı ateizmin bir baskısı idi. Bundan Hıristiyanlar da fazlası ile etkilendi." şeklinde konuştu.
'Rusya İKÖ'ye tam üye olmalı'
Tataristan, Başkırdistan gibi Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu bölgelerde dinî yaşantının geliştiğine işaret eden rektör, "Yeni camiler açılıyor, eskiler imar ediliyor, din eğitimi yapan kurumlar açılıyor. Modern Rusya'da bu durumun daha toleranslı hale geleceğine ve içeride barışık bir ortamın gelişeceğine inanıyorum." değerlendirmesini yaptı. Rusya Müslümanlarının da ülkelerini sevdiğine işaret eden Prof. Ribakov, "Yönetimde de dine saygı en üst seviyeye çıkıyor ve bu, her geçen gün gelişiyor. Tataristan'da kilise ile camiler arasında gidip gelmeler görüyoruz. Çok samimi bir kaynaşma var. Kimse kimsenin inancından rahatsız değil. Bunun zedelenmesine müsaade etmemek lazım. İbadethanelerde dua eden insanların hepsi insanlığın iyiliğini istiyor." ifadelerini kullandı.
Rusya'nın İKÖ'deki gözlemci statüsü konumuna da değinen Ribakov, bunun Moskova'ya hediye olarak verilmediğini, ülkede yaşayan Müslüman nüfusun bunu zorunlu kıldığını söyledi. Şarkiyat Enstitüsü Direktörü, Rusya'nın İKÖ'ye tam üye olması ile birçok dengenin değişebileceğine işaret ederek, "Tarih gözümüzün önünde yaşanıyor. Rusya yeniden toparlanma aşamasında. Tek kutuplu dünyadan çok kutuplu ve barış içinde dengelerin sağlandığı bir dünyaya doğru gideceğimizi ümit ediyorum. İKÖ birlikte yaşama ve birbirini tanıma adına önemli bir kurum." şeklinde konuştu.
'Barıştan rahatsız olanlar var'
Çatışmadan beslenen bir kısım odak noktaları olabileceğine değinen Direktör, "Elbette dostluk ve barış gibi kavramlar herkesin hoşuna gitmeyebilir. Hatta bazı ülkeler de bundan rahatsız olabilir. ABD'de de, Rusya'da da farklı ülkelerde de diyalog ve barışı istemeyen insanlar olabilir. Bazen bu tür insanlar kendi karanlık emelleri için dini kullanmaya da çalışabilir. Birbirini anlayamamak, sevememekten kaynaklanan sorunlar var." ifadelerini kullandı. Hindistan'da Mahatma Gandi'nin Hintli Müslümanlara daha iyi davrandığı için kendi insanları tarafından öldürüldüğünü hatırlatan Ribakov, "Yollar politik hedefler için kullanılmaya başlayınca kirleniyor." dedi. Mısır'da hep bir ağızdan sevgi ve barış mesajı vereceklerini belirten Direktör, "Bu birliktelik inanılmaz bir güç veriyor. Elbette tüm dünyayı değiştiremeyeceğiz; ama sevgi mesajlarını her geçen gün daha kuvvetli vermeye devam edeceğiz." açıklamasında bulundu.
Mısır'da gerçekleşen konferansın organizatörleri arasında yer alan Diyalog Avrasya Platformu Genel Sekreteri Erkam Tufan Aytav da "Rusya'nın öncülüğünde gerçekleştirilecek forum, zamanlaması ve konusu itibarı ile dikkat çekici. Bu forum, Rusya'nın İslam dünyası ile ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir katkı sağlayacak. Rusya'nın İslam dünyası ile sıkı ilişkilerde bulunmasını oldukça önemli buluyorum. Bu ilişkilerin geliştirilmesi hem Rusya açısından hem İslam dünyası açısından faydalı olacaktır. Rusya topraklarında çok sayıda Müslüman yaşamaktadır. Hatta pek çok İslam ülkesinden daha fazla Müslüman'ın yaşadığı söylenebilir." açıklamasında bulundu. DA Platformu Rusya Federasyonu Kordinatörü Ali Sami Yıldırım da hangi inanç ya da kültürden olursa olsun evrensel etik değerlerin konuşulmasının önemine işaret ederek, son yıllarda Rusya Federasyonu'nun bu tür çalışmalara ilgi gösterdiğini belirterek kendilerinin de platform olarak konferansa destek sağladıklarını belirtti.
Zaman
captcha