IQNA

Toplumsal

İLKDER: Çirkin yasak, töre haline geldi Başörtüsüne derhal çözüm

6:32 - July 31, 2007
Haber kodu: 1567398
Temel insan hak ve özgürlüklerinden birisi olan inanç özgürlüğüne açıkça müdahale anlamını taşıyan başörtüsü yasağına tepkiler devam ediyor.
Temel insan hak ve özgürlüklerinden birisi olan inanç özgürlüğüne açıkça müdahale anlamını taşıyan başörtüsü yasağına tepkiler devam ediyor.
Kısa adı İLKDER olan İlke İlim Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen panelde konu yeniden gündeme taşındı. Çirkin başörtüsü yasağının, ülkenin töresi haline getirildiğine dikkat çekilen panelde konuşan AKDER Başkan Yardımcısı Fatma Benli, "Son yıllarda yasak her alana yayıldı. Ayrımcı muameleler başladı. Bu hukuksuz yasağa derhal çözüm getirilmeli" dedi.
Kısa adı İLKDER olan İlke İlim Kültür ve Dayanışma Derneği'nin düzenlediği ‘Hak ve Özgürlükler' panelinde başörtüsü sorunu masaya yatırıldı. Genel seçimlerin sonuçlanmasından sonra başörtüsü sorununu ilk olarak gündeme getiren İLKDER, geçen yıllara rağmen çirkin yasağın giderek arttığını belirterek, sorunun en kısa sürede çözüme kavuşturulmasını istedi.

Başörtüsü sorununun ülkenin töresi haline getirildiği kaydedilen panelde bu yasağın herhangi bir yasal dayanağının da olmadığı ifade edildi. Yenimahalle Belediyesi Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen panele konuşmacı olarak Radyo Program Yapımcısı Hatice Uysal, AKDER Başkan Yardımcısı Avukat Fatma Benli ve İLKDER Başkanı Özden Zehra Sönmez katıldı. Çok sayıda bayanın katıldığı panelde ayrıca küçük çocukların gösterisi ilgi gördü. Yıllardır süre gelen başörtüsü sorunun gösterildiği sinevizyon gösteriminde ise bazı cümleler dikkat çekti. Ayrıca başörtülü konulu hikâye, şiir ve makale yarışmalarının sonuçları da açıklandı. Birincilere umre yolculuğu ve Kudüs gezisi hediye olarak verildi.

Beyinlerimiz yurt dışına gitti

Radyo Program Yapımcısı Hatice Uysal, başörtüsü sorunun ülkenin gündemine yıllar önce girdiğini belirterek, özellikle son yıllarda bu sorunun arttığının gözlendiğini belirtti. Başörtülü üniversite öğrencilerinin okullara alınmayışından bugüne sorunun göz ardı edildiğini da ifade eden Uysal, geçen zamana rağmen hâlâ kanayan yaraların olduğunu da dile getirdi. Uysal, bu yasağın beyin göçüne de neden olduğunun altını çizerek, yüzlerce ve hatta binlerce genç kızın yurt dışında çalışmak zorunda kaldığını söyledi.

AKDER Başkan Yardımcısı Avukat Fatma Benli ise konuyu hukuki açıdan değerlendirerek, sorunun herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını söyledi. Bu konuda yıllardır binlerce davaya baktığını da ifade eden Benli, bu yasağın sadece keyfi uygulamalar sonucu uygulandığın vurguladı. Benli, insanların hak ve özgürlüklerine herhangi bir yasağın getirilemeyeceğini de kaydederek, Türkiye'de başörtüsü sorunun bazı yasalardan çıkarılan yorumların sonucu olduğunu da sözlerine ekledi.
Hâkimler baskıya maruz kaldı

AKDER Başkan Yardımcısı Fatma Benli konuşmasını şöyle sürdürdü: "2000'li yılların başında haydi kızlar okula kampanyalarının düzenlendiği bir ortamda kız çocukların okumasına ilişkin çalışmaların yapıldığı dönemde başörtülü kız öğrencilerin üniversite dışında bırakılmaya başlanmıştır. Daha önce de başörtüsü sorunu vardı. Ancak son yıllarda hayatın her alanına yayıldığı görülüyor. Başörtülü kadınların eğitim alamaması, resmi kurumlarda çalışamamasına, özel kurumlarda ayrımcı uygulamalar ile karşılanmasına ve ayrımcı muamelesine başladığı günden bu güne yıllar geçti. Ancak geçen süre zarfında ne yasalarda ve ne de anayasada herhangi bir değişikliğin olmadığı görülüyor. Sorun İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun başörtülü ve sakallı öğrencilerin okullara alınmamasını öngören bir genelge yayınlaması hız kazandı. Mahkemeler önce bunu yasalara aykırı bulmuş daha sonra aykırı bulan hâkimler baskıya maruz kalmıştır."
Milli Gazete
captcha