Fas krallığının ünlü filozofu Dr. Halid Zehri,hiç kimsenin Allame Tabatabai'nin İslami felsefenin gelişmesi üzerindeki etkisini inkar edemeyeceğini, Molla Sadra'yı İslami felsefenin sonu olarak kabul ettiğimiz takdirde Allame Tabatabai'yi de İslami felsefeyi gerçek şekline geri getiren alim olarak kabul etmek gerektiğini belirtti.
Allame Tabatabai hakkında geniş ve detaylı araştırma yapmış alimlerden biri olan Dr. Zehri, Allame Tabatabai'nin Molla Sadra felsefesini çok güzel bir şekilde iki eserine aktardığını da vurguladı.
Allame Tabatabai'nin Tefsirül Mizan adlı eseri ile İslami mezheplerin takribi üzerindeki tesiri hakkında Dr. Zehri, bu kitabın İslami çağlarda kaleme alınan en büyük tefsir eseri olduğunu ve bu değerli mirasın asırları aşarak bize ulaştığını, daha önceleri de bir çok müfessir ve fakihin sözlerinin bize ulaştığını ancak ilk kez bir filozofun böylesine detaylı bir tefsiri kaleme aldığını, Molla Sadra'nın 7 ciltlik tefsir yazmasına karşın bu tefsirin tam olmadığını ve tüm Kur'an'ı Kerim'i kapsamadığını, oysa Tefsirül Mizan'ın sırf felsefi bir tefsir olmadığını, Allame Tabatabai'nin bu tefsirde sadece bir filozof değil, aynı zamanda bir muhaddis ve bir fakih olduğunun da gözlemlendiğini söyledi.
Dr. Zehri, merhum Allame Tabatabai'nin İslam dünyasının ender rastladığı bir şahsiyet olduğunu ve bu yüzden onu ancak özel insanların anlayabildiğini ifade etti.