Dünya, Kadın Haklarının kutlandığı günleri yaşarken, ülkemizde kısıtlanan ve zulme uğrayan kadınlar ülke gündeminden düşmüyor. Kimi zaman başörtülü öğrencilerin, kimi zaman başörtülü hastaların hakları elinden alınırken, hak ettikleri ödülleri bile verilmeden salonlardan çıkartılıyor.
İkna'nın Milli Gazeteden naklettiği habere göre Dünya Kadın Haklarının kutlandığı günleri yaşarken, ülkemizde kısıtlanan ve zulme uğrayan kadınlar ülke gündeminden düşmüyor. Kimi zaman başörtülü öğrenciler, kimi zaman başörtülü hastalar hakları elinden alınırken, hak ettikleri ödülleri bile verilmeden salonlardan çıkartılıyor.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Arife Topçu da bütün dünya kadınlarının haklarına kavuştuğunu, ancak Türkiye’de kadınların okuma hakkının bile elinden alındığını vurguladı.
Büro-Memur-Sen Kadın Kolları Başkanı Arife Topçu, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınlarımızın hak ettiği yeri alması gerektiğini bildirdi. Kadına birtakım anayasal haklar verilirken okuma haklarının bile çeşitli gerekçelerle ellerinden alındığına dikkat çeken Topçu, kadın hakları ihlallerinin en büyüğünün ise başörtüsü yasağı olduğunu dile getirdi. Bütün dünyanın kadınlara tanıdığı hakları, uluslar arası sözleşmelere imza atmış Türkiye’de devlet eliyle gasbedildiğini vurgulayan Topçu şunları söyledi:
“Kadına anayasal birtakım haklar tanınırken, bir yandan da okuma hakkı başta olmak üzere birçok hakkı elinden alınmaktadır. Kadın hakları ihlallerinden en büyüğü, başörtü yasağıdır. Cumhuriyet döneminden bu yana kız çocuklarının okutulması yönünde devletin kendi eliyle yürüttüğü girişimler, başörtülü kızlarımız söz konusu olunca, yine devlet eliyle engellenmiştir. Sırf başörtülü oldukları gerekçesiyle kadın haklarının ihlaline en son Adana Kozan’da tanık olunmuştur. Başarısından dolayı ödül alan bir öğrenci, başı kapalı olduğu için kürsüden gözyaşları içinde indirilmiştir. Bu ilkel davranış, toplumsal hayata katılma yolunda kadınlara ve inanç özgürlüğüne vurulmuş bir darbedir”.