Aşura kıyamında bir çok parlak ve yüce mesajların tecelli ettiğine tanık olmaktayız. Bu mesajların her birinde, İslam dininin yüce insanı ve İslami değerlerini yansıtan izzet, iktidar ve cesaret gibi öğretileri görmek mümkün.
Kerbela hadisesi gerçi görece bir hadiseydi, ancak bu ekole, kültür yaratan bir inanca dönüştü. Aşura kültürü asırlar boyunca sürekli tağut karşıtlığı ve küfürle savaş için kurulan hareketlerin enerjisi oldu. Aşura sonrası yıllar ve asırlarda Kerbela hadisesinden ilham alan bir çok adalettalep ve özgürlüktalep hareket şekillendi ve bir çoklarını kendine çekti. İmam Hüseyin (sa) sadece Müslümanları değil, tüm insanları hür olmaya ve hür yaşamaya davet ediyordu. Hz. Hüseyin (sa) Aşura günü okuduğu hutbede kıyamının amacının emri maruf olduğunu vurgulayarak onu kıyama zorlayan etkenin, Müslümanların valisinin fesatları olduğunu ve bu adamın İslam adına fesadı kurumsallaştırdığını kaydetti. Bu açıklamadan da anlaşıldığı üzere imam Hüseyin (sa)’nın kıyamının felsefesinin esas dayanağı Emri bil-Maruf ve Nahyi anil münker’dir, nitekim hazretin kıyamı ve ardından gelen şehadeti de bunu gösterir.
İmam Hüseyin (sa)’nın insanlara, varlığa, Allah’a ve topluma olan bakışı izzet doludur ve tarihi bakımdan öyle bir aşamaya gelir ki artık sırf vahdeti korumak için susamaz olur, çünkü artık suskun kalmanın anlamı yoktur. Sapkınlık öyle bir aşamaya gelmiştir ki artık dinin kurtarılması için kıyam etmek gerekir.
İmam Hüseyin (sa)’nın yaşamı, eğitimi, bakış açısı, siyasi felsefesi ve kıyamının amaçları tümü ile izzet adında bir değerle ölçülebilir. Kuşkusuz imam Hüseyin (sa)’nın kıyamında yaradılışın süreklilik sırları yatmaktadır.
İzzet ve özgürlük insanların kültüründe iki yüce değerdir ve sadece İran toplumu, İslam toplumu ve hatta dini toplumlara özgü olan bir şey değildir. Tüm kültürlerde verilen resmi ve gayri resmi eğitimlerin amacı saygın ve hür insanları yetiştirmektir. Eğer imam Hüseyin (sa) gibi ‘dininiz yoksa ve ahiretinizden korkmuyorsanız en azından hür olun ve hür yaşayın’ diyen örneklerle karşı karşıya isek, bunun anlamı bu tür bir değerin gerçek yaşama girdiği ve somut bir örneğe dönüştüğü anlaşılır ve böyle bir lider gerçekte hakikati göstermeyi başarmış demektir. İmam Hüseyin gerçek alemden hakikat alemine uzanmış ve izzet ve özgürlük gibi hakiki değerleri zıtların dünyası sayılan gerçek aleme taşımayı başarmıştır.
Resulullah’ın torunu 3. İmam gerçekte zillete boyun eğmediği için sevilir ve bu sevgi sadece İslam kültüründe söz konusu değildir, hatta İslam kültürünü de aşarak, İslam dışı kültürler ve bu cümleden Hint kültürünü bile etkilemiş ve Mahatma Gandi’nin takdirini almıştır.
İmam Hüseyin (sa) tarihi hamasetiyle gerçekte unutulmaya yüz tutan İslam değerlerini ve taalimini ihya etmek istedi. İmam Hüseyin (sa) Aşura günü okuduğu hutbede insanlara özgürlük ve hür yaşama mesajı verdi ve beşeriyeti hür olmaya davet etti.
Bu gün tarih imam Hüseyin (sa)’in gerçekte zafere kavuştuğuna tanıklık ediyor. bu zafer cihad ve kan zemininde filizlendi ve yüce emellerini tarih akışında kuşaktan kuşağa aktarıldı.
Aşura hamaseti büyük ilahi insanların aşk ve şevk kaynağı, izzet ve iktidarın doğuşunun simgesi ve öz Muhammedi İslam ve hürriyet ve özgürlük için mücadele veren büyük kadınların da şanlı direnişinin simgesidir.